Takvim
Ekim 2017
P S Ç P C C P
« Haz    
 1
2345678
9101112131415
16171819202122
23242526272829
3031  

İBRİK !..

İBRİK !..
“Bazı insanlara yetki verilir; bazıları da yetkiyi kendileri ararlar ve üstlenirler. “
“Ben bugün yetkiyi kendi arayıp bulanlardan söz edeceğim…
Ve size bana intikal eden bir hikâyeyi anlatacağım.”
“Adamın biri yabancı olduğu bir kasabada dolaşırken büyük abdesti gelir.
Fena halde sıkışmıştır. Oraya-buraya seyirtir. Tuvalet arar, bulamaz.
Sonra aklına gelir. Burası bir müslüman kentidir. Ve her caminin müştemilatında mutlaka bir umumi tuvalet olması gerekir. Gözlerini havaya çevirir ve bir minare görür. O yana doğru seyirtir ve tuvaleti bulur. Boş iki kabin; kapılarında birer su ibriği ve çubuğunu tüttüren; bir sandalyenin üstüne adeta tünemiş bir tuvaletçi görür.
Yazının Devamını Oku »

SAHTE GÜLÜŞLER ARDINDA DOST SANILANLAR !..

SAHTE GÜLÜŞLER ARDINDA DOST SANILANLAR !..

Dost dediklerimiz vardır, “bittiğimizde” biten…

Arkadaşlar vardır umulmadık anda “omuz veren”..
Bir telefon görüşmesi, bir yorum, bir yazı ile “tanıdıklar” vardır dosttan ileri gönül tahtımıza yerleşen, ve “zavallılar” vardır kariyeri, parayı, şöhreti her şey zanneden…

Sahte gülüşlerin ardında ki yüzleri görmek için ya ekonomik olarak mağdur, ya hasta ya da işe ihtiyacınız olacak !

Bir kez sorar sonra kaybolurlar.
Dönüp yaşanmışlıklara bakarsınız, kurulan sofralarda ki kahkahalar gelir aklınıza, yatağınızı verdiğiniz günlerinizi anımsarsınız.
Çocuklarını “evlât” bilip büyüttüğünüz, sevdiği yemek olduğunda hiç üşenmeden bir kap içerisinde sevginizi taşıdığınız günler gelir gözünüzün önüne.
Cenazelerde, düğünlerde onun yanında yer alıp sahiplenmeniz, annelerini anne, babalarını baba bildiğiniz günleri anımsarsınız.
Düşünürüz ki hasta olduğumuzda gecenin kaçı olursa olsun “bir telefon etsek” koşacak !
Daha da ileri gideriz, sohbetlerimizde “bana bir şey olsa çocuğuma sahip çıkarsın, dayısından, teyzesinden daha yakınsın bana !” muhabbetleri geçer, “Allah korusun elbette” dilek ve taahhütlü… Yazının Devamını Oku »

“KİMSE” ÜZERİNE SÖYLENMİŞ GÜZEL SÖZLER..

“KİMSE”…

Kimse göründüğü kadar iyi, anlatıldığı kadar kötü değildir…
Kimse bana kendini kanıtlama çabasına girmesin. Çünkü herşey ortada, yeni maskeler üretmenin bir lüzumu yok…(Robın Sharma)
Kimse beni, kendimden iyi tanımaz…(Diderot)
Kimse bile bile kötü değildir, her kötülük bilgi sanılan bir bilgisizlikten gelir…(Socrates)
Kimse bizi aldatamaz, biz ancak kendi kendimizi aldatırız…(Van Goethe)
Kimse bizi sevmezse, kendimizi sevmeyi bırakırız…(Madame de Stael)
Kimse boğulma ihtimalinden dolayı yemek yemeyi bırakmaz…(Kızılderili Atasözü)
Kimse elindekinin değerini bilmez sahip olduğu sürece; ama bir gün onu kaybettiğinde geç kalınmış tek bir söz “Keşke”…
Kimse ile kavga etmeden, dayak atmadan ve dayak yemeden yaşamak mümkündür…
Kimse karıncalardan iyi vaaz veremez. Karıncalar bir şey söylemezler de ondan…(Benjamin Franklin)
Kimse kendini sanmasın; Hint kumaşı. Bir gün birisi vurur makası…
Yazının Devamını Oku »

“TARİH” DİYEREK ANLATILAN MASALLAR !..

“TARİH” DİYEREK ANLATILAN MASALLAR !..

Maalesef gençlerimiz orta öğretimde kendilerine Tarih diyerek anlatılan masalları gerçek tarih diye biliyorlar..

Maalesef kitap okumuyorlar, araştırma yapmıyorlar…

Cumhuriyet Dönemi ile birlikte bize öğretilen tarih, geçmişinden habersiz ve kopuk yeni bir ulus inşa edilme adına; “reddi miras” yani “geçmişi yok sayma” ideolojisini benimseyen ilmi dayanaktan yoksun kişiler tarafından yazılmış kitapları bizlere “gerçek tarih” diye anlattılar….

Aralarında tam yedi yıl bulunan Çanakkale ile Dumlupınar’ı ayırt edemeyecek, Çanakkale’yi “kurtuluş savaşımızın bir parçası” sanan kitapları okuttular bizlere…

Yazının Devamını Oku »

MAKSAT SAFIM BELLİ OLSUN !

HZ. İBRAHİM VE KARINCANIN HİKAYESİ !…

Nemrud İbrahim peygamber’in ateşte yakılması emrini verdikten sonra meydan yere odunlardan büyük bir yığın yapilmış.
Odunları tutuşturmuşlar sonra. Alevler o kadar yükşelmiş ki bulutların tutuşacağını sanmış çocuklar. Korkmus kaçmış bütün hayvanlar.
İbrahim peygamber’i mancınıkla ateşin tam orta yerine atacaklarmış askerler.
Atacaklarmış ki Nemrud’un bir kral olduğunu anlasın, görsün; bir daha ona karşı gelmesin İbrahim peygamber.
Yazının Devamını Oku »

SUÇLUSUN RECEP TAYYİP ERDOĞAN SUÇLU !…

00009399124a0038d78a0038d79bySUÇLUSUN RECEP TAYYİP ERDOĞAN SUÇLU !…
 
* IMF kapısında 500 milyon dolar krediyi alabilmek için el pençe divan duran bir iktidardan teslim alıp 27 milyar IMF borcunu ödeyip , IMF’ye 5 milyar dolar borç verelim dedin suçlusun…
 
* Deprem vergileriyle maaş ödenen bir dönemden memurların 1 yıllık maaşını peşin ödeyecek bir ekonomiye sahip olduk suçlusun…
 
* Enflasyonu tek haneye indirdin suçlusun…
 
* Türkiye’ye 200 bin derslik kazandırdın suçlusun
 
* Memurların Konut edindirme paralarını ve nemalarını ödedin suçlusun…
 
* Üniversite olmayan şehir ve Havaalanı bırakmadın suçlusun…
 
* Anası, bacısı başörtülü diye haddi bildirenleri ; askeri okullara , polis okullarına alınmayan Anadolu evlatlarına bu kapıları açtın suçlusun…
 
* Milletin iradesini başörtülü diye Meclisten kovanların al aşağı ettiği inançlı ve mütedeyyin insanlara başörtüsü ile Meclisin kapılarını açtın suçlusun…

Yazının Devamını Oku »

“YA” İLE BAŞLAYAN DERLEME SÖZLER…

YAZI YAZMA“YA……”

Ya açar nazım-ı celilin bakarız yahut üfler geçeriz bir ölünün toprağına; İnmemiştir hele Kur’an bunu hakkıyla bilin; Ne mezarlıkta okunmak, ne de fal bakmak için…(Mehmet Akif Ersoy)
Ya av olacaksın, ya da avcı. Ama asla avcıya götüren köpek olmayacaksın…
Ya başlamamalı, ya da bitirmeli…(Ovidius Publius Naso)
Ya bilgin ol, ya öğren, ya da dinleyen veya bilgiyi öğrenen veya öğretenleri sevenlerden ol. Beşinci gruptan olma helak olursun…(Hz. Muhammet)
Ya bir yol bul, ya bir yol aç, ya da yoldan çekil…(Mümin Sekban)
Ya bir yol bulacağız, ya bir yol açacağız…(Anibal) Yazının Devamını Oku »

SULTAN II. ABDÜLHAMİD HAN…

abdc3bclhamidİKİNCİ ABDÜLHAMİD HAN…Saltanatı: 1876-1908
Babası: Abdülmecid Han – Annesi: Tir-i Müjgan Sultan
Doğumu: 21 Eylül 1842 Vefatı: 10 Şubat 1918

Çok iyi bir tahsil görerek din ilimlerini ve Fransızcayı mükemmel bir şekilde öğrendi. Amcası Abdülaziz Han onu Mısır ve Avrupa seyahatlerinde yanında götürdü. Abdülaziz Han’ı tahttan indirip şehit ettiren, böylece Osmanlı Devleti’nde idareyi ele geçirin batı kuklası bazı paşalar, V. Murat’ın şuurunun bozulması üzerine, devlet işlerine karışmaması ve yalnız millet meclisinin çıkaracağı kanunlara göre hareket etmesi şartıyla, Abdülhamid Han’ı sultan ilan ettiler.

Tahta çıktığında Osmanlı Devleti tam bir bunalımın eşiğindeydi. Karadağ ve Sırbistan’da savaş aleyhimize dönmüş, Bosna-Hersek ve Girit’te ayaklanmalar çıkmış, mali kriz son haddine varmıştı. Bu arada sadrazam Mithat Paşa ve arkadaşlarının isteği üzerine 23 Aralık 1876’da Birinci Meşrutiyet ilan edildi. Ancak gayrimüslimlerin dahi yer aldığı Meclis-i Mebusan’ın ilk işi Rusya’ya harp ilanı oldu. 93 harbi diye tarihe geçen bu savaş, Osmanlı Devleti için tam bir felaket getirdi. Ruslar İstanbul önlerine kadar geldi. Bir milyondan fazla Türk, Bulgaristan’dan İstanbul’a hicret etti. Mütareke isteyen Sultan Abdülhamid, ilk iş olarak devleti parçalanma ve yok olma yoluna doğru götüren Meclis-i Mebusan’ı kapattı (13 Şubat 1878) ve devlet idaresini eline aldı. Ayastefanos antlaşması ile Osmanlı Devleti Makedonya, Batı Trakya, Kırklareli, Kars, Ardahan ve Batum’u kaybediyordu. Ancak İngiltere ile anlaşan Abdülhamid Han, Kıbrıs’ın idaresini onlara bırakmak şartıyla, yeniden topladığı Berlin Konferansı’nda kaybedilen toprakların bir kısmına sahip oldu. Yazının Devamını Oku »

REFAH GEMİSİ FACİASI !

aircraft-carrier-6REFAH GEMİSİ FACİASI !

İkinci cihan harbinin civcivli günleridir. Almanlar Rusya’ya vurmak üzeredir
Henüz Abdülhamitin Parasını ödediği 4 denizaltıyı teslim alamamışken 1930 da TR İngiltereden 4 denizaltı, 16 gemi 4 uçak filosu sipariş eder.
17 Şubat 1941
Alman Birlikleri Bulgaristandan TR sınırına dayanır. Ancak Almanlar Türkiye’ye saldırmayacaklarına dair güvence verirler.
Hitlerin mektubuna İnönü’nün yazdığı cevapla ilişkiler yumuşar ve Türk Alman ilişkilerinde yakınlaşma başlar !
iSMET, Almanlarla yakınlaşırken Onlarla savaş halinde olan İngilizlere de göz kırpıyor.
Siyasetiyle iki tarafı da idare ettiğini sanıyordu !
İngiltere ise Tıpkı 1. Dünya savaşında olduğu gibi bir oldu bittiyle, TR yi 2. Dünya savaşına çekmek istemekteydi.
İngiltere tam bu kritik dönemde, TR ye mesaj göndererek denizaltıların hazır olduğunu bildirir.
Yazının Devamını Oku »

MASAL MASAL MATİDAS !

masal2BİR ÇİN DARBI-MESEL’İ…..

Bir adam okçu olmak istiyormuş…
Bir okçu ustasının yanına çırak olmuş.
Beş yıl geçirmiş orada.
Bir gün ustası demiş ki “Benden öğreneceğini öğrendin, benim bildiğim bu kadar, var git artık sen de usta bir okçusun.”
“Yok” demiş adam, “ben daha fazlasını öğrenmek isterim.”
“Öyleyse falan yerde bir usta var, onun yanına git.”
Adam beş yıl da o ustanın yanında kalmış.
Sonunda o da “Bütün bildiklerimi öğrettim sana” demiş.
Adam “Bu bana yetmez” demiş.
Oradan başka bir ustanın yanına gitmiş… Oradan başka bir ustanın yanına daha…
Sonunda ülkedeki bütün ustalar ona “sen oldun” demişler, “her şeyi öğrendin.”
“Yok” demiş adam, “bu yetmez bana.”
“Peki öyleyse” demişler, “bir dağın başında yalnız yaşayan bir usta var, herkesten çoğunu o bilir, onun yanına git.”
Yazının Devamını Oku »

AHMET NECDET SEZER !..CUHMURİYET TARİHİNİN EN PASİF CUMHURBAŞKANLARINDAN BİRİSİ !..

ahmet_necdet_sezer_dusuncelAHMET NECDET SEZER !..

10. Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, 7 yıl 3 ay 12 gün görevde kaldı. Görev süresi boyunca 72 yasa, 7 KHK, 14 Bakanlar Kurulu Kararı, 769 müşterek kararname ve atamalara ilişkin 30 Bakanlar Kurulu Kararı’nı iade etti.

Cumhuriyet tarihinin en pasif Cumhurbaşkanlarından birisi oldu.

Çankaya dışına nadiren adım attı. Basına hiç mülâkat vermedi, fotoğraf ve görüntülerinin çekilmesinden haz etmedi. Zorunlu olmadıkça açılış törenlerine de katılmayan Sezer, ender olarak katıldığı açılış törenlerinde kurdele kesmek için eline makas bile almadı.

2004 yılında Çankaya Köşkü’nde oğlu Levent Sezer’i evlendirdi.

“Miraç Gecesi”ne denk gelen oğlunun düğününde davetlilere “içki servisi” yaptırdı. AK Parti karşıtı yayın yapan Kanaltürk’ün 5 yıldızlı otel resepsiyonuna katılırken, şehit cenazelerine ve Çanakkale kutlamalarına katılmamayı tercih etti.  Yazının Devamını Oku »

POKEMON DELİLİĞİ !..

pokemon
NAMAZA GEL DESEN CAMİYE GELMEZLER AMA POKEMON AVINA CAMİYE GİDİYORLAR !..
Akılla, zekayla, mantıkla, bağlarımızı kopardık..Telefonlarımız akıllı oldu, bizler aptallaştık!..
Bu toplum yavaş yavaş ortak bir deliliğin içine akıyor.
Adeta delirdik. Bu “delirme” hali katman katman dağılıyor toplumun içine.
POKEMON ÇILGINI OLDUK !..
Türkiye’de son günlerde çok sayıda genç sadece Pokemon karakterlerini yakalamak için sokağa çıkıyor..
Artık cami bahçelerinden AVM’lere ve deniz kenarlarına kadar her yer Pokemon avlamak için elinde cep telefonlarıyla yürüyen gençlerle dolmaya başladı.
Akıllı telefonlarla oynanan bu oyun çıkmadan önce, dakikada 3 tweet atılırken, oyun çıktıktan sonra ise dakikada yaklaşık olarak bin 400 tweet paylaşılmış..
***

Yazının Devamını Oku »

SAHTE GÜLÜŞLER ARDINDAN “DOST” SANILANLAR !…

1118821GERÇEK DOSTLAR SEVEN KALPLERDEDİR !…
Dost dediklerimiz vardır, “bittiğimizde” biten…
Arkadaşlar vardır umulmadık anda “omuz veren”..
Bir telefon görüşmesi, bir yorum, bir yazı ile “tanıdıklar” vardır dosttan ileri gönül tahtımıza yerleşen,
Ve “zavallılar” vardır kariyeri, parayı, şöhreti her şey zanneden…
Sahte gülüşlerin ardında ki yüzleri görmek için ya ekonomik olarak mağdur, ya hasta ya da işe ihtiyacınız olacak !
Bir kez sorar sonra kaybolurlar.
Dönüp yaşanmışlıklara bakarsınız, kurulan sofralarda ki kahkahalar gelir aklınıza, yatağınızı verdiğiniz günlerinizi anımsarsınız.

Yazının Devamını Oku »

GEREKSİZ İNSANLAR!

01testere_dGEREKSİZ İNSANLAR!

Gereksiz insanlar vardır, kimi zaman hayatımızda, ne haz verirler, ne zevk alırlar.

Merhabasından hayır gelmeyen merhabası bile zarar olan insanlardır. Çevreye bir tutam serpilmiş ama ayarı fazla kaçmıştır.

İstenmeyen tüy (bildiğin kıl) gibidirler, her yerde numunelik bulunur.

Kendisini her haltı bildiğini zanneden varlıklardır.

Aslında unların ne kendisine, ne çevresine, ne de ülkesine bir hayrı yoktur…

Kibirlenen, kendini bir şey sanan insan türüdür.

Yüzünüze bile bakmayan ama işi düştüğünde ananızdan babanızdan daha yakınmışçasına hareketler sergileyen insanlardır.

Çoğunlukla insanın karşısına iş hayatında çıkarlar. Gereksizlik adeta üzerlerinden akmakta olduğu için, selam, günaydın vb. muhabbetlere girmek bile gereksiz olur.

Dünyaya ya da ülke hiçbir faydası yoktur ve hiçbir şeyi de beğenmez. Klavyenin başında herşeyi eleştrir. Teknolojiyi , ekonomiyi, diğer insanları.. Yazının Devamını Oku »

“İÇKİ” ÜZERİNE DERLEMELER…

içki....“İÇKİ”…

Önce siz bir içki alırsınız.

Sonra içki bir içki alır.

Sonra da içki sizi alır.

 

“İÇKİ” ÜZERİNE SÖYLENMİŞ GÜZEL SÖZLER…

İçki bütün kötülüklerin anasıdır…(Hz. Muhammed)

Sarhoşluk kusur yaratmaz, kusurları açıya vurur…(Seneca)

İçkinin üstesinden gelirim sanırsan, içki senin hakkından gelir…(Amerikan sözü)

Keçi şarap içmiş, dağda kurt aramaya çıkmış…(Türk sözü)

İçki dolu her kadeh lanetliktir, içindeki de şeytan…(William Shakespeare)

Yazının Devamını Oku »

700 YILLIK ALTIN ÖĞÜT…

OSMAN GAZİ VE ŞEYH EDİBALİŞEYH EDEBALİ’NİN, OSMANLI DEVLETİNİN KURUCUSU ve
DAMADI OSMAN GAZİ’YE VASİYETİ….

Ey oğul, artık Bey’sin!
Bundan sonra öfke bize, uysallık sana.
Güceniklik bize, gönül almak sana.
Suçlamak bize, katlanmak sana.
Acizlik bize, hoşgörmek sana.
Anlaşmazlıklar bize, adalet sana.
Haksızlık bize, bağışlamak sana…

Ey oğul, sabretmesini bil, vaktinden önce çiçek açmaz.
Şunu da unutma; insanı yaşat ki devlet yaşasın. Yazının Devamını Oku »

ZENGİNLİK VE FAKİRLİK…

XENGİNLİK YARIŞIZENGİNLİK VE FAKİRLİK…

Çok güzel bir hikâye..
Kendisini fakir gören insanların, aslında ne kadar zengin olduklarını da gösteriyor okuyacaklarınız. 
Her şey hangi zaviyeden bakıldığına bağlı. 
Hepimiz başkalarının servetine göz koymaktansa, sahip olduğumuzun farkına varsak, belki daha aydınlık bir dünyada ve daha mutlu yaşayabiliriz.
Yazının Devamını Oku »

DUYGULARI GEÇERSİZ KILAN YAKLAŞIMLAR..

ERKEK VE KADINFARKLI BİR ŞEKİLDE HİSSETMENİZ İÇİN ZORLAMA….

Aşağıda verilen örneklerin hepsi kişinin duygularını ifade etmesine karşı geliştirilen “Geçersiz Kılma” çabalarıdır.

1-Gülümse

2-Mutlu ol

3-Neşelen

4-Unut artık

5-Büyü artık

6-Ağlama

7-Üzülme

8-Endişelenme

9-Şikayet etme

10-Gülme

11-Kızma Yazının Devamını Oku »

ARKADAŞLIKTAN UZAKLAŞMA ZAMANI …

cube-61-7217fc40-cd34-4d1d-97fd-3ee2e9735471ARKADAŞLIK DA YAŞAM GİBİDİR…

Hepimiz birileriyle arkadaş oluruz. Hatta birden bire sıkı fıkı oluruz. Herşeyi sakınmadan anlatır, paylaşırız. Bir süre sonra bir soğukluk girer araya. Sadece kısa sohbetlerde buluşuruz. Öyle zaman gelir ki ayrılmak şart olur.

Elif Şafak diyor ki: Bazen biriyle fena halde arkadaş oluyorum, sonra biraz tanıyınca geçiyor… Siz de yaşadınız mı böyle durumlar?

Arkadaşlık da hayat gibi dinamiktir. Arkadaşkardan biri evlenir, diğeri hala bekardır. Biri iyi iş bulur, diğeri işsizdir. Biri kariyer yapar, diğeri evde oturup çocuklarını büyütür. Birine Allah “yürü ya kulum” der, diğeri kıt kanaat geçinir. Biri dünyayı seçer, diğeri ahireti. Bunun gibi değişimler arkadaşlar arasında çekişmeler doğurabilir. Ancak bu değişimler oldukça sağlıklıdır. Oldukça doğaldır. Hepimiz büyüyoruz. Hepimiz olgunlaşıyoruz. Ve doğal olarak değişiyoruz. Yeni ilgi alanları geliştiriyoruz, yeni yaşam biçimlerine ilgi duyuyoruz.

Arkadaşlar arasında farklılaşan bakış açısı bazen de ayrılıklara neden oluyor. Kızım okuladaki arkadaşlıklarını ve aralarında geçen sorunları benimle paylaştığında ona birkaç öneride bulunuyorum. Beni pek dinlemiyor ama belki dinleyen birileri çıkar diye burada paylaşıyorum: Yazının Devamını Oku »

PARA ÜZERİNE ÇEŞİTLEMELER..

PARAPARA !..

“İnsanın kazandığı paradan değil, paranın kazandığı insandan korkulur” demiş üstat Necip Fazıl Kısakürek.

“Para her kapıyı açar” diyenlerin, para için çalmayacakları kapı yoktur” demiş bir diğeri

Ancak şu unutulmamalıdır ki, para her kapıyı açar ancak kilitleyemez.

Para ile insan ilişkisi aynen şöyledir: insan paranın sahtesini yapar, para da insanın. Para her şeyi yapar ama insanı yapamaz.

Para insanı değiştirmez, sadece maskesini düşürür..

Para her şey değildir. Ama önem sırasında oksijenin altında yer alır. Para her şey yapmaya teşvik eden bir melek ya da şeytandır.

Bir Türk Atasözü “Para mutluluk getirmez”  der. Gerçekten de, para sizi mutlu etmez, çünkü mutluluk da zengindir. Para ile satın alınan mutluluk daha fazla paraya venilir. Yazının Devamını Oku »