En Son Yorumlar
    Takvim
    Aralık 2021
    P S Ç P C C P
     12345
    6789101112
    13141516171819
    20212223242526
    2728293031  

    DOST ACI SÖYLER!

    YAŞASIN 10. KÖY!
    Haksızlıklar karşısında hani susmayacaktık!
    Birilerinin her sözünde ve işinde hikmet arayanlarla nereye kadar gidebiliriz ki?
    Unutma!
    Doğru söyleyeni 9 köyden kovarlar.
    Yine de biz doğru söyleyenlerden olalım.
    Yaşasın 10. köy!
    .. .
    KURTULAMAZSINIZ!
    StarLink’lerden ve 5G networkundan sonra bunlardan kaçsanız da kurtulamazsınız.
    Peşinize ajan takmalarına da gerek yok, akıllı evler, akıllı şehirler, akıllı cihazlar, akıllı otomobiller, akıllı otonom sistemler bu kadar akılsız bir şekilde yönetilecek olursa, hepinizi evinizde, yatağınızda, arabanızda avlarlar.

    Yazının Devamını Oku »

    GENETİK OLARAK DEĞİŞTİRİLECEKSİNİZ!

    GENETİK OLARAK DEĞİŞTİRİLECEKSİNİZ!
    Bill Gates, devamlı televizyonlara çıkıyor insan nüfusu fazla diyor aşılar ile sistematik olarak nüfusu azaltmalıyız diyor.
    Salgın kasıtlı bile olsa 10 milyon insan ölecek diyor bu yaratık.
    Oysa 2018’deki sunumunda; Çin’den başlayan bir salgının dünya çapında 6 haftada 32 milyon insanın öleceğini açıkladı ve hazırlıklı olun demişlerdi
    Olmadı, beceremediler, güçleri yetmedi, yapamadılar şimdi başka oyunlar oynanıyor.
    Gerçi bunları her gün yazıyoruz öldüren hastalık değil öldüren Aşı.
    Bağışıklık sisteminin çökmesi genlerin değişmesi hatta işin daha kötüsü yarın bugün değiştirici aşı olanlarda hak sahibi olabilirler nasıl mı?
    RNA & DNA’yı değiştirdikleri sürece bu eyleme transfeksiyon denir. İşte bu tamamen sentetik (DOĞAL DEĞİL) Sentetik mRNA veya DNA enjekte edildikten sonra, DNA nızı kalıcı olarak değiştirecek. Genetik olarak değiştirileceksiniz diyebiliriz.

    Yazının Devamını Oku »

    İSTİLA EDİLDİK !

    İSTİLA EDİLDİK!
    Gıdaların DNA’sını bozdular.
    Toprağı zehirlediler.
    Ormanları HAARP’ın lazer atışlarıyla tutuşturdular 5G için.
    İklim kontrolü adı altında 60 senedir atmosfere kimyasal nanogazlar püskürttüler. Şimdi Paris ilklim anlaşması ile daha fazlası yapılacak
    Ara ara 5g verip gökyüzünden yağmur gibi ölü kuşlar yağdırdılar.
    Denizlerde deneyler yaparak toplu balıkların milyonlarca canlının ölümlerine neden oldular şimdi büyük baş hayvan katledip yapay et getirecekler.
    Hayvanların ve insanların DNA’larıyla oynadılar.
    Petrol, elmas, altın, bor, toryum… vb. tüm ülkelerin kaynakları sömürdüler.
    Sentetik ilaçlar, silah ve kimya sanayi ile tabiata zehir bıraktılar.
    Uyduruk hastalıklar ile aşşı altında, yüz binlerce masum insan öldürdüler.

    Yazının Devamını Oku »

    İYİ Kİ’LER VE KEŞKE’LER!

    BELKİ DE KEŞKE’LER, GİZLİ İYİ Kİ’LERDİR !..
    Kaçırılmış fırsatların, bastırılmış duyguların, harcanmış hayatların, boşa yaşanmış ya da hakkıyla yaşanamamış yılların, gecikmiş itirafların ağıtıdır KEŞKE !..
    “keşke”nin panzehiri “iyi ki”dir.
    İlki ne kadar pısırıksa, ikinci o denli yiğittir.
    “keşke”li cümlelerde nasıl yaşanmamışlığın, yarım kalmışlığın o ezik tuzu kuruluğu varsa, “iyi ki”lilerde de göze alabilmişliğin, riske girebilmişliğin, tadına varabilmişliğin mağrur yaraları kanar.
    “keşke”cilerin hayatı, kasvetli bir pişmanlıklar mezarlığıdır.
    “iyi ki” öyle mi ya!…
    Onda, yara bere içinde de olsa, yana yana, ama doyasıya yaşamış olmanın iç huzuru ve haklı gururu haykırır.
    “iyi ki”lerinizi toplayın bugün ve “keşke”lerinizden çıkartın.
    Fazlaysa kardasınız demektir.
    Belki de KEŞKE’ler, gizli İYİ”lerdir..

     

    BEYİN BONZAİSİ !

    BEYNİN BONZAİSİ !

    MONOSODYUM GLUTAMAT!

    Bugün Dünyaya baş belası olmuş
    Hazır gıdaların bir çoğunda bulunan Çin tuzu dur Monosodyum Glutamat.
    1908’de bulunmuştur.
    Beynin Bir nevi bonzaisidir,
    Tatlı acı ekşi tuzlu gibi tatları bilen insanı tad duyularını
    duyarsız hale getirir.
    Çok affedersiniz ama,
    Dışkıya bile tad verir..

    Yazının Devamını Oku »

    KURTUL KURTULABİLİRSEN!

    KURTUL KURTULABİLİRSEN!
    “65 yaş üzeri” diye başlamışlardı, 1 aylık bebeklere kadar indiler.
    .. .
    Bakın şaka yapmıyorum…
    Her bir Türk vatandaşının kendini
    Dr.Fahrettin Koca’nın bilim(in)den ve tıp(ın)tan korumak zorunda olduğu günlerdeyiz.
    “Vakaların 4’te biri 0-17 yaş arası” açıklaması bu milletin sadece bugününe değil geleceğine de saldırı hazırlığının işareti.
    .. .
    Yazının Devamını Oku »

    OLAY BUDUR İŞTE!

    OLAY BUDUR İŞTE!

    1950 : Okullarda Amerikan süt tozu içirilmeye zorlanan öğrenciler.

    2021 : Aşı’msı sıvı yaptırmaya zorlanan öğretmenler.

    71 yılda değişen hiçbirşey yok.

     

    Maliyeti yüksek olan süt tozu hibe edilirken, maliyeti düşük aşıyı parayla sattılar.

    1956 sonrası ülkede çocuk felci kısa sürede yaygınlaştı.

    Aşısı için ABD ‘ye milyonlar ödedik.

     

    Dünyanın en büyük şekerli yiyecek ve içecek üreticilerinden biri olan Nestle, aynı zamanda dünyada en çok kullanılan şeker, alzheimer, kalp ve damar hastalığı ilaçlarının da üreticisidir.

    Önleyici tedbirler ile hastalıkların önüne geçmek daha kolay ve akılcı iken, önce hastalık yapıcı gıdalar vs. ile hasta edip ardından “şifayı” sunanların bugün dahi aynı güruh olduğunu göremeyecek okumuş körler ve sağırlar ahkam kesiyor!

     

     

    Haluk Cangökçe

    Ankara 05.09.2021

    “HEP AŞISIZLAR YÜZÜNDEN!”

    AŞILILAR VE AŞISIZLAR!.
    “AŞISIZLAR sağlıklı olanlardır, o yüzden aşıya gerek duymuyorlar ve hasta olmuyorlar, ya da aşısız atlatıyorlar;
    AŞILILAR ise bağışıklığı düşük insanlardır; aşılılar eve kapatılsın kampanyası” başlatmama az kaldı.
    .. .
    Aşılılar (denekler) bana, “aşı ol yoksa hastalık bulaştırırsın diyorlar.
    Bende onlara “hasta değilim ve şu anda sende virüs var, bende yok” diyorum, susuyorlar.
    Aşı olanlar, aşı olmayanlara göre Covid’den daha çok korkuyor.
    İşin en komik tarafı ise aşı olmayanlar neden olmadıklarının bilincinde iken, aşı olanlar neden olduklarını bile bilmiyorlar.

    Yazının Devamını Oku »

    VALLAHİ YATACAK YERİNİZ YOK!

    PCR TESTİ !

    Vallahi yatacak yeriniz yok!
    FDA bile PCR testlerinden vazgeçmişken ne demek Allah aşkına aşı yaptırmayan öğretmen ve öğrencilerden haftada iki defa (48 saat de bir) PCR testi istemek?

    Üstelik;

    ABD’nin CDC kurumu PCR testinin yetersizliğini itiraf edip, güvenilir sonuç vermediğini beyan etti.

    Ve dahası PCR’ın mucidi olan bilim insanı, testin Covid tanısı için kullanılamayacağını ilan etti ve Aralık ayından itibaren kullanılmayacağını ilan etti.

    Portekiz mahkemeleri bu testin % 97 yanlış pozitif verdiğini kabul etmiş,

    şimdi Sağlık Bakanlığı aşı olmayanlara bu testleri zorunlu kılıyor?

    İnsanların hasta olup olmadıkları HES kodu ile zaten kontrol ediliyor.

    Haftada iki kez PCR testi zorunlu olacaksa, HES kodu nereye evrilecek?

    İki türlü de zorbalık!

    Bu kadar mantık dışı bir kararı alan Sağlık bakanı ve Bilim Kurulu Reise çok kötü bir oyun oynadılar.

    Tüm buna rağmen

    hasta değilse insan haftada iki kez, hasta olmadığını ispat zorunda mı Allah aşkına?

    Aşı olmazsan; burnuna iki defa o test çubuğunu beyin çeperine kadar sokup, beynini süzgece çevirecek olan bu  PCR testini haftada iki (48 saat de bir) şart koşmak art niyetli bir yaklaşımdır.

    Hiçbir hastalık belirtisi görülmeyen insanların burnundan beynine bir çubuk iteleyerek hasta ilan etmek, insanlığın bugüne kadar gördüğü en büyük sahtekarlıktır.

    .. .

    PCR testi size hasta olduğunuzu söylemez!
    Kary Mullis testin mucidi bunu diyorsa hâlâ PCR testi istemek sahte salgının sürdürülme çabasından başka bir şey değildir!

    Zorunlu test tecavüzdür!

    Sonuçları güvenilir olmayan PCR testi dedikleri şeyi kimse bana yapamaz.

     

    BU BİR SAHTEKÂRLIKTIR ZULÜMDÜR.
    Aynı numune bir makinede negatif, diğer bir makinede aynı anda pozitif çıkabiliyorsa bu sahtekarlıktır.

    Hiçbir güvenilirliği olmadığı defalarca kanıtlanan PCR testini insanlara dayatmak ZULÜMDÜR!

    Aşısızlara bilerek EZİYETTİR!

    Aşısız 25 milyon insanı sürekli PCR testi yapmak vakaları tavan yaptıracak, bu ateş herkesi yakacak!

    Gazi milletin ahını almayın!

    İnsanları mecbur bırakmaya çalıştığınız.

    PCR saçmalığının ne kadar tehlikeli olduğunu anlamamak için cahil olmak lazım.

    Tanı ve teşhiste etkili olmadığı ispatlanmış olmasına rağmen neyin ısrarı bu ? 
    Sizin yaptığınız resmen zulümdür.

    Vallahi yatacak yeriniz yok.

     

    REİS YANLIŞ YÖNLENDİRİLİYOR..
    Saçmalamakta üstümüze yok.
    Reis dün “aşı zorunlu değil” diyordu, bugün “PCR testi şart diyor”.
    “Aşı zorunlu değil” dedikten saatler sonra “PCR zorunlu” demek, bu insanların zekası ile alay etmektir.
    Neden bir gün arayla söylemleri değişiyor, ister istemez güven kaybı yaşatıyor.

     

    PCR BALONU PATLADI…
    Mucidinin uyarısına rağmen Milyarlarca insanı bu PCR testlerinin uyduruk kullanımına göre hasta ilan edip yine tepeden dayatılan uyduruk tedavi prosedürlerine göre insan katlettiniz. Şimdi deneysel sıvılarınızı dayatıyorsunuz. Bakalım o nasıl patlayacak!

     

    Haluk Cangökçe

    Ankara 05.09.2021

     

    HİPNOZU BIRAK!

    BİR DÜŞÜN İSTERSEN!
    Aç kaldığında bir dilim ekmek,
    Susuz kaldığında bir yudum suyu çok gören,
    Dünya nüfusunun azaltılması gerektiğini söyleyen,
    Yerini yurdunu işgal eden,
    Mülteci olduğunda seni memleketine sokmayan global çete,
    Seni neden aşılayarak iyileştirmek ister?
    Hiç düşündün mü?
    Bir düşün istersen!

    Yazının Devamını Oku »

    AŞI VE AKIL!

    ALLAH HERKESE AKIL VERMİŞ FİKİR VERMİŞ.
    Evet Allah herkese akıl vermiş, fikir vermiş.
    Yaradan birde insanoğluna idrak diye birşey vermiş.
    Ayrıca yüce kitabı Kur-an’ın birçok ayeti ile uyarmış kullarını, “aklınızı kullanın” diyerek misaller vermiş.
    MAİDE SURESİ / 100. Ayetinde demiş ki; “Murdar ile temiz (murdar’ın çokluğu hoşuna gitse de) bir olmaz. Ey temiz akıl sahipleri, Allah’tan korkup-sakının. Umulur ki kurtuluşa erersiniz”.
    Kısacası kimisi aklını kullanır, kimileri de kullanmaz.
    Aşılarda tercih sebebidir, kimisi vurulur kimisi vurulmaz.
    Aşı (deneysel sıvı) olmak istemeyen ya da aşının güvenliğinden şüphe edenleri hiç kimse yargılayamaz ve kötüleyemez.
    Aşı olmak veya olmamak kişilerin tercihidir.
    Ve herkes insanların kararlarına saygı göstermek zorundadır.

    Yazının Devamını Oku »

    HÂLÂ SAĞLIK BAKANINA İNANAN VAR MI?

    FAHRETTİN KOCA NE DEMİŞTİ, NELER YAPTI?
    Fahretttin Koca geçen sene pandemi ilk başladığında Hidroksiklorokin adlı sıtma ilacını millete dayattı.
    Hatta Çin’den milyonlarca bu ilacın bağlantısını yaptı.
    Ve bir milyon Hidroksiklorokin hapları ithal edildi ve binlerce hastaya bu sıtma ilaçları verildi.
    Dünya sağlık Örgütü bu ilacın ölümcül olduğunu ilan edip yasaklayınca Sağlık Bakanlığı, tartışma yaratan bu sıtma ilacını Covid-19 tedavi rehberinden çıkardı. (Bu ilaçlardan kaç kişi öldü hâlâ bilinmiyor)
    Ekranlardan önce “Inaktif aşıları tercih ettik” dedi sonra “mRNA aşılarının uzun vadeli etkilerini bilmiyoruz” dedi.
    Daha sonra Çin’den Sinovak aşısını getirdi.
    Önceleri “Sinovac aşısı %90 koruyor ve Sinovak aşısı hastane yatışını %100 önlüyor diyerek 65 yaş ve üzeri vatandaşlara bu aşıyı zorunlu yaptı.
    Bu sıvıyı 28 gün sonra tekraren ikinci kere bir kez daha yaptı ve bu aşının insanları 8 ay süre ile koronadan koruyacağını söyledi,
    Daha sonra bu süreyi 4 aya çekti.
    Şimdi 3.dozu olun diyor ve Alman Biontek aşısının vurulmasının etkili olacağını söylüyor.
    Nasıl bir kepazelik bu, nasıl bir akıl tutulmasıdır bu?.

    Yazının Devamını Oku »

    KURŞUN KALEM!

    KURŞUN KALEM ÜZERİNE!…
    Kurşun kalem üzerine hiç düşündünüz mü?
    Belki de bir kurşun kalemin bile hayat okulunda size vereceği önemli dersler olabilir.
    Yeter ki siz o dersleri almaya hazır olun. İşte ünlü yazar Paulo Coelho’dan hayat dersi gibi bir hikaye…
    KURŞUN KALEM…
    Çocuk, büyük babasının mektup yazışını izliyordu.
    Birden sordu : “Bizim başımızdan geçen bir olayı mı yazıyorsun ?.
    Benimle ilgili bir hikâye olma ihtimali var mı ? ”
    Büyük baba yazmayı kesti, gülümsedi ve torununa şöyle dedi :
    “Doğru, senin hakkında yazıyorum.

    Yazının Devamını Oku »

    UNUTMAYIN CESARETİ OLMAYANIN BAŞARISI DA OLMAZ…

    UNUTMAYIN CESARETİ OLMAYANIN BAŞARISI DA OLMAZ…

    “Bize zarar gelmesin de, kime gelirse gelsin”miş!..

    “Bize dokunmayan yılan bin yaşasın”mış!..

    “İtle dalaşmaktan, çalıyı dolaşmak evla” imiş!..

    “Köprüyü geçene kadar ayıya dayı derler”miş!

    Ya bize dokunmayacakmış gibi yapan yılan bizi sıraya koymuş, önünde sonunda dokunmaya karar vermişse?..

    Ya it kendisiyle dalaşanlardan çok çalıyı dolaşanları ısırıyorsa?..

    Ya ayı, kendisine “dayı” denmesinden hoşlanmıyorsa?.. Yazının Devamını Oku »

    DİLİN KEMİĞİ YOK Kİ?

    UNUTMAYACAĞIZ!.

    Niçin tv kanallarına karşı görüşte Bilim adamları çıkarılmıyor? Mehmet Ceyhan günde 3-4 kanala çağrılırken niçin farklı bir düşünceye müsade edilmiyor?

    Bilgisine güvenen Bilim adamları tv kanallarında resmen tek kale maç yapıyorlar.

    Hakem kendilerinden, karşı kale boş, salla, salla babam salla. Konuştukları bilim DSÖ-aşı firmalarının söylemlerini tekrar etmekten başka birşey değil.

    Karşı görüşten bir Bilim adamı karşılarında olsa biliyorlar ki ezberlemedikleri yerden soru gelecek ve o an rezil rüsva olacaklar.

    Medya da bu plandemi sürecinin faşist ve tek taraflı propaganda aracı haline geldi.

    Bağımlı medya karşı görüşte olan bir Bilim adamını misafir etmekten çekiniyor. Çünkü ipleri kendi ellerinde değil, kukla birçoğu.

    Yazıklar olsun milletin değil, küresel güçlere hizmet eden kişi ve kuruluşlara. Unutmayacağız.

    Yazının Devamını Oku »

    PANDEMİ TİYATROSU VE DENEY SIVILARI !

    PANDEMİ TİYATROSU VE DENEY SIVILARI !

    Kovid salgın palavrası bahanesiyle, insanlığı PCR, HES ve aşı üzerinden nasıl bir dijital köleliğe mahkûm ettiklerini hâlâ göremeyenler,

    bu yazıyı okusun.

    Eğer bu gidişat değişmezse, hepimizi korkunç ötesi bir gelecek bekliyor.

    Hâlâ bu yaşananların sağlığımız ve salgını kontrol etmek için olduğuna inanan,
    salgın bahanesiyle insanlığı kontrol altına aldıklarını göremeyen varsa, ondan daha zavallısı yoktur.

    Yazının Devamını Oku »

    HAYATI SANAL OLMAYAN BİR ŞEKİLDE YAŞA !…

    Dijital dünya, belki “reel” sandığımız dünyadan daha gerçek alanları bize açıyor olabilir….
    Ancak dijital dünyayla gelen “hayata” yabancılaşma, insana hatta kendine yabancılaşma tehlikesi de taşıyor…
    Facebook, Twitter, Instagram ve benzeri “sanal mekânlar” çağımızın vebası oldu.
    Bu tür yerler, çarpık beyinli ruh hastalarının ruh pisliklerini boca ettikleri birer çöp tenekesi haline geldi.
    Bir çoğumuz, sabahları kalktığımızda ” tweet” atar olduk, gezerken “yer bildiriminde bulunur olduk, yediğimiz içtiğimiz nesneleri paylaşır olduk.
    ”Facebook” kültürü tepeden tırnağa hepimizi etkiledi..
    Tamam “facebook”unuz olsun, twitterde paylaşım yapın ama evinize gazete girsin, eliniz kağıda temas etsin, evet paylaşımlarınız olsun ama bir parça da özeliniz, mahreminiz olsun…
    Haydi kapat ekranınızı ve akıllı telefonunuzu.,
    Gazete, dergi, kitap okuyun, müzik dinleyin..
    Ya da çıkın dışarı, baharın bu son günlerinde yürüyüş yapın…
    Gerçek hayatta bir tek iletişim bile size farklı gösterecektir hayatı..
    O cihazın başında vaktini harcamadığın için ne kadar minnettar olduğunu fark ettiğinde, sevdiğinin elini tuttuğunda, onu sevdiğini söylediğinde ve alnını öptüğünde.
    Ama bunların hiç biri yaşanmadı.
    Çünkü sen ekranının başında iken, ya da telefonuna bakarken çok meşguldün, kaçırdığın fırsatı göremedin…
    Haydi, Facebook’dan gelen kes yapıştır paylaşımları izlemeyi bırak, hayatı sanal olmayan bir şekilde yaşa..

    Haluk Cangökçe

    MESSENGER’ DE “BU MAİLİ HERKESE GÖNDERİN” YALAN VE KANDIRMACALARI !..

    “ZİNCİR”..
    Mesenger ve Whats-App gibi mesajlaşma servislerinde telefon ile mesajlaşmada bazen hurafe ve şirk dolu şeyler bir anda yayılıveriyor.
    İnsanlar bu kandırmacanın, Saadet Zincirinin bir versiyonu olduğunu;
    Bu tip paylaşımların içeriğini bilmeden veya anlamadan arkadaşlarıyla paylaşım yaparak, e mail adreslerinin bilgisayar korsanlarının eline geçtiğini ve bilgisayarlarına her an virüs bulaşabileceğini bilmiyorlar?..
    İşte bu kandırma zincirlerinin bazıları;
    “Bayrak zinciri”…
    “Fetih Suresi zinciri”..
    “Salavat-ı Şerife zinciri”..
    “Fatiha zinciri”…
    Bazen de,“Bu mesajı göndermezsen belalara yakalanırsın” gibisinden tutun da “bu mesajı 10 kişiye gönderirsen duan kabul olur” gibi saçmalıklara varıncaya kadar hurafeler de olabiliyor.
    Hepimiz, bir çok kere üzerinde “en az 10 kişiye bu mesajı gönder, gönderdikten sonra  5 dakika içerisinde mucize göreceksin ” “Gönderirseniz bir mucizeyle karşılaşacaksınız, göndermezseniz başınıza şu felaketler gelir.” Yazının Devamını Oku »

    BÜYÜK İKRAMİYE !…

    BÜYÜK İKRAMİYEMİ BUGÜN ALDIM ARKADAŞLAR “….
    Paranın tümünü yarın dağıtmayı düşünüyorum..
    Zira para açlığı gideriyor, mutsuzluğu değil, yemek mideyi doyuruyor, ruhu değil..
    Ayrıca para aşkı satın alamıyor ve benim aşkım bana yetiyor..
    Hem bana para değil dost lazım.
    O da zaten fazlası ile var !…
    Hem rahmetli babam bana “Para gübre gibidir, yığarsan kokar, saçarsan meyve verir.” derdi.
    Ben de babamın sözünden çıkmayıp parayı saçacağım
    “Para mutluluk getirmez” der büyüklerimiz.
    Ben zaten mutluyum..
    Mutluluk da en büyük zenginlik..

    Yazının Devamını Oku »

    ”HANGİ ATATÜRK GERÇEK?”…

    “BİZE GERÇEK ATATÜRK’Ü SÖYLEYİN, HANGİSİ GERÇEK ?”…

    * “Köylü milletin efendisidir” diyen Atatürk mü gerçek?
    Köylüyü bizi batılılara rezil etmesin diye Ankara’ya sokmayan Atatürk mü gerçek?

    * Samsun’a kendi iradesiyle kırık dökük vapurla çıkan (acıtasyon) Atatürk mü gerçek ?
    Vahdeddin’in emriyle (ısrarıyla) sapasağlam vapurla çıkan Atatürk mü gerçek ?

    * Osmanlı aşığı Atatürk mü gerçek?
    Osmanlı’ya hakaret eden Atatürk mü gerçek?

    * Vahdeddin’e hain diyen Atatürk mü gerçek?
    Vahdeddin’e övgüler düzen Atatürk mü gerçek?

    * Vahdeddin’e posta koyup karşı çıkan Atatürk mü gerçek?
    Vahdeddin’e yağcılık yapan, mektubunda “senin sadık kulunum” diyen Atatürk mü gerçek?

    * Saltanata karşı olan Atatürk mü gerçek?
    Saraya girebilmek için saraydan bir kızla evlenmek isteyen Atatürk mü gerçek? Yazının Devamını Oku »