En Son Yorumlar
    Takvim
    Nisan 2011
    P S Ç P C C P
     123
    45678910
    11121314151617
    18192021222324
    252627282930  

    Nisan 18th, 2011

    BAHAR TEMİZLİĞİ II…

     

    BAHAR TEMİZLİĞİ II…
    Neden bazı insanlar yayılmacı bir ruha sahip oluyorlar?
    Yalnız kendilerini düşünüyor, kendi çıkarları doğrultusunda hareket ediyorlar.
    Başkalarının haklarına saygı göstermiyor, sadece kendileri önemliymiş sanıyorlar.
    Ego mu bu yoksa gerçekten başkalarının haklarına tecavüz ettiklerinin farkında mı değiller?
    Her zaman haddimi bildim, neyin yapılıp, neyin yapılmayacağını da.
    Çıkar için kimseyle görüşmedim.
    Kimse benim için çıkarcı diyemez, çıkarı için benimle arkadaşlık yaptı diyemez.
    Böyle insanları da yaşamımdan uzak tutmaya çalıştım daima.
    Çeşitli nedenlerle görüşmeye devam etmek zorunda kaldıklarımı da 10 yıl önce, askısından çıkardım attım.
    Bazı insanlarsa dertlerini anlatırlar size, dinlersiniz onları sabırla, teselli edersiniz, yol gösterirsiniz zaman, zaman.
    Ağlarlar omzunuzda. Bütün negatif enerjilerini size yükleyip; rahatlarlar.
    En kötüleri de bunlardır.
    İki yüzlüleri.
    Sevgisizleri.
    Sizi kıskananlar da var.
    Herşeyinizi.
    Güzelliğinizi.
    Varlığınızı.
    Zevkinizi.
    Bir şeyler karalamanızı bile
    Bilgisel birikimlerinizi hatta.
    Kendileri okuyup, geliştirmezler kendilerini, zor gelir, gezmeyi televizyon seyretmeyi okumaya tercih ederler ve sizi kıskanırlar.
    Bir de eskiden arkadaş olup da uzun yıllar görüşmedikleriniz vardır.
    Aynı okulda okumuşsunuzdur, aynı eğitimi almışsınızdır, aileleriniz aynı sosyal seviyededir ama onun kültürü diplomasını aldığı günde kalmıştır.
    Konuşacak bir şey bulamazsınız onunla ya da paylaşacak bir aktivite.
    O kişiyi askıdan atmamamız, arada sırada görüşmeniz daha iyi olur.
    Çünkü onun bir suçu yoktur durumundan dolayı, becerememiştir yaşamını düzenlemeyi.
    Kötü anlarıma ortaklık edenlere her zaman minnet duymuşumdur.
    Belki kötü anlarını hatırlamamak içindir ama ben kendi rahatım için onları feda edemem.
    Benim için onlar çok değerlidir. Dolabımın başköşesine asılmaya layıktırlar.
    Askıdan çıkardıklarınızı sizi üzdükleri veya rahatsız ettikleri için affedin, kendinizi de affedin ki:
    Ruhunuz rahat etsin.
    Kendinizi her zaman affedin ve hafifleyin.
    Askılarınızda iyi insanlar olması dileğiyle.

    BAHAR TEMİZLİĞİ…

    BAHAR TEMİZLİĞİ I…
    Bu gün gardrobumu açtım.
    Askılarda bir dolu insan.
    Nasıl sıkış pıkış hepsi birarada.
    Temizlemeye karar verdim o anda.
    Yılların insanları, eşi, dostu, akrabası.
    Kolay mı öyle çıkarmak askıdan bir anda.
    Tek tek elemeye başladım.
    Kimileri, bir dönem giyilip sonradan askıda kalmıştı.
    Bazıları bana bir beden küçük gelmeye başlamıştı.
    Eeee yıllar beni değiştirmiş, biraz da büyütmüş.
    İlk onları eledim.
    Henüz değişmeyenler bunu sever diye düşündüm.
    Sonra bazılarını denedim ama sıkıntı verdiler.
    Artık sıkıldığım ortamlara gitmez oldum.
    Onları hemen yakışana göstermek için kenara aldım.
    Bazı askılarımda çok şık ve alımlılar vardı.
    Bir dönem onlarla muhabbet te güzeldi ama.
    Onların bana artık hiçbir katkısı olamazdı.
    İsteyene verilmek üzere yolladım.
    Bir de kötü anılarımı paylaştıklarım vardı.
    Onlara uzun uzun baktım askı elimde.
    Daldım uzaklara, kötü anılarımı temizledim önce.
    Sonra affettim ve bu insanları bağış torbasına ayırdım.
    Büyük temizlik yaptım bugün.
    Temizlerken de bir şeyi çok iyi anladım !
    Askılarda asılı tüm insanlar.
    Aynı derecede değerli olsa da.
    Benim için aynı derecede önemli değilmiş.
    Önemli insanlarımı askılarıma yeniden dizdim.
    Onların her birine daha çok ilgi ve özen ekledim.
    Gardrobumda her mevsimde giyilebilir.
    Güven veren, güzel insanlar kaldı.
    Bu bahar bana çok yaradı…

    BİZİM ZAMANIMIZDA / HATIRALAR…Derleme: HALUK CANGÖKÇE

    ONLARDA MI YALANDI ?…
    Benim çocukluğumda soframıza kuşlar konar, rüyalarımıza melekler uğrardı.
    Kapımızdan yoğurtçu, bahçemizden ishak kuşu, kalbimizden yeni çıkan şarkılar geçerdi.
    Kışın bir sobamız olurdu. Sobanın yanında kedimiz, kedinin önünde yün yumağı.
    Bir hayat bilgisi fotoğrafı gibiydik…
    Yerli malı kullanan, yurdunun üç tarafı denizlerle çevrili…
    Kuru üzüm, incir, fındık, tütün, çay, narenciye, kavun karpuz yetiştiren.
    Kuru üzümle inciri satan, karşılığında çamaşır makinesi, radyo ve otomobil alan…
    Bir toprağın fertleri…
    Biraz yoksul, biraz mütevekkil, biraz mahcup, biraz kırılgan, biraz naif, ama hep umutlu…

    Yazının Devamını Oku »

    TARIK AKAN !…

    TARIK AKAN…Hem Kemalist hem sosyalist, hem Yılmaz Güney hayranı hem ‘darbesevici’ bir tuhaf adamla söyleşmiş dün.
    Neler söylüyor neler!
    ‘Şu yaşadığımız günler 1980 dönemimden kötü’ diyor mesela.
    Yani, 650 bin insanın gözaltına alındığı, 14 bin kişinin vatandaşlıktan çıkarıldığı, 23 bin 700 derneğin kapatıldığı, 50 gencin darağacına çekildiği dönemden daha kötü günler yaşıyormuşuz da haberimiz yok!

    SEÇİMLER VE PARANOYALAR…Ekrem Dumanlı

    SEÇİMLER VE PARANOYALAR..
    Bir zamanlar ‘irtica cinneti’ vardı bazı kesimlerde. Ne yapar eder, bir yolunu bularak insanları ‘irtica tehlikesi’ne ikna etmek için çırpınırlardı.
    Korkuları pekiştirmek için ‘çarpıcı örnekler’ aranır; bazen de kurgulanırdı. Halk bunlara inanmadı.
    Zaten yalancıların mumu yatsıya kadar bile yanmadan sönüverdi.
    Yazının Devamını Oku »

    BU SEÇİM, ERGENEKONU İÇERİ TIKANLARLA, ERGENEKONU MECLİSE TAŞIYANLAR ARASINDAKİ BİR MÜCADELEDİR…

    BU SEÇİM, ERGENEKONU İÇERİ TIKANLARLA, ERGENEKONU MECLİSE TAŞIYANLAR ARASINDAKİ BİR MÜCADELEDİR..
    Kimse yanılmasın, bu seçim Ergenekonu içeriye tıkanlarla, Ergenekonu Meclise taşıyanlar arasındaki bir mücadele.
    Askeri darbelerin, kanlı öğrenci olaylarının, Alevi-Sünni kavgasının-sağ-sol çatışmasının, Türk-Kürk bölünmüşlüğünün, Dersim’in, Menemen’in ,Sivas’ın, Maraş’ın, Çorum’un, Taksim olaylarının arkasında olan Derin Gladıo düzeni ile onu tasfiye etmek için mücadele veren sivil iradenin bir savaşına tanık oluyoruz.
    Eğer becerebilseler bu mücadeleyi darbe yaparak gerçekleştireceklerdi.
    27 mayıs’ta Menderes’i asarak, 12 Mart’ta Deniz Gezmiş’i, 12 Eylül’de Mustafa Pehlivanoğlu’nu astıkları gibi Sarıkız, Ayışığı darbeleri başarılı olsaydı Recep Tayyip Erdoğan’ı hedef alacaklardı.
    Başarılı olamadılar.
    Bu kez CHP görüntüsü altında Susurluk-Ergenekon zihniyetini Meclise taşımaya çalışıyorlar.
    Ergenekon sanıkları Haberal’ı, Sinan Aygün’ü, İlhan Cihaner’i,Mustafa Balbay’ı hayatını sola hizmete adayan Fikri Sağlar’dan CHP’nin eski Genel Başkanı Hikmet Çetin’den önde tutan Kemal Kılıçdaroğlu’nun yaptığı ise bu işin taşeronluğu.