En Son Yorumlar
    Takvim
    Ağustos 2011
    P S Ç P C C P
    1234567
    891011121314
    15161718192021
    22232425262728
    293031  

    Ağustos 24th, 2011

    FAYDASI OLMAZ…

    FAYDASI OLMAZ…
    Günah ve harama düşme endişesiyle şüpheli şeylerden uzak durmadıkça; Aklın faydası olmaz…
    İlmin olmadıkça; Erdemin faydası olmaz…
    Allah’a karşı alçak gönüllü bir duyarlılık sevgi ve ürperti duyguları taşımadıkça; Kurtulmanın faydası olmaz…
    Edep olmadıkça.; Asaletin faydası olmaz…
    Cömertlik olmadıkça; Zenginliğin faydası olmaz…
    Güven oladıkça; Sevincin faydası olmaz…
    Adalet oladıkça; Yönetimin faydası olmaz…
    Kanaat olmadıkça; Fakirliğin faydası olmaz…
    Alçak gönüllülük olmadıkça; Yükselmenin faydası olmaz…
    Allah’ın başarıya ulaştırması olmadıkça; Çalışmanın faydası olmaz…

    Çeşitli Makale ve Yazılarım için:
    http://www.turklider.org/TR/DesktopDefault.aspx?tabid=1583 da ” Haluk Cangökçe Gözüyle”

    “BİZ İNSANI TOPRAKTAN YARATTIK”…

    “BİZ İNSANI TOPRAKTAN YARATTIK”
    Her ayet çok mübarektir amma “Biz insanı topraktan yarattık” deniyor (Hacc, 5) ayetinde…
    Çünkü ilim ispat etti ki, insanın yapısında 16 element vardır…
    Bu 16 element aynen toprakta vardır…
    Böylece ölen insan hem bedenen hem ruhen geldiği yere gidiyor…
    Şüphesiz biz Allah’tan geldik ve şüphesiz dönüşümüz O’nadır.”İnnâ lillâhi ve innâ ileyhi râciûn” (Bakara, 156)…
    Bir başka âlem var ki, petekten çıkan arı, uçarak yüzlerce metre gidiyor…
    Çiçeği eliyle koymuş gibi buluyor ve alınması gereken kısımları alıp bal yapıyor…
    Bir başka âlem var ki, rüyalarda ayaksız gezip, elsiz işler yapıyoruz…
    Gözlerimizi açmadan görüyoruz, kısa bir zamanda uzun bir hayat yaşıyoruz…

    Yazının Devamını Oku »

    GEREK DUYMA !…

    GEREK DUYMA !…
    Necip Fazıl vapurla Karaköy’e geçerken, yanına biri yaklaşıp:
    “Üstad”, diye sormuş “Peygamberlere ne diye gerek duyuldu, biz kendimiz yolumuzu bulabilirdik.”
    …Necip Fazıl, okuduğu kitaptan başını kaldırmadan:
    “Ne diye vapura bindin ki, yüzerek geçsene karşıya” cevabını vermiş..
    Allah rahmet eylesin üstad seni de anmış olalım, Ruhuna el Fatiha…

    Çeşitli Makale ve Yazılarım için:
    http://www.turklider.org/TR/DesktopDefault.aspx?tabid=1583 da ” Haluk Cangökçe Gözüyle”

    YÜREĞİ EBEDİYETE DÖNÜK ÇOCUK YETİŞTİRMEK…

    YÜREĞİ EBEDİYETE DÖNÜK ÇOCUK YETİŞTİRMEK…
     
    Öyle bir çocuk yetiştirelim ki, tuttuğunu koparsın!.. Hakkını söke söke alsın!.. Kendini kimseye ezdirmesin…
    Yerine göre de vurdu mu oturtsun! Ki, kurtlar sofrasından pay kapsın, kurnazlar dünyasında ayakta kalsın, ezilip büzülmesin, silinip yok olmasın! Böyle düşünür çoğumuz… Bir bakıma haklı da sayılırlar.
    Ne var ki bu proje tümüyle dünyevi. İçinde dünya ötesinden behre (pay, nasip, kismet) yok.
    Ezilmemeyi öğrettiğimiz çocuğa ezmemeyi de öğretmeli değil miyiz?..
    Allah sevgisi kaynaklı insan sevgisini içine zerk etmeli değil miyiz?..
    Adil olmayı beynine nakşetmeli değil miyiz?
    Gerçek şu: Tüm hayat fani dünyadan ibaret olmadığı halde, fani dünyayı öğretmeye harcadığımız emeğin binde birini ebediyeti öğretmeye harcamıyoruz.
    Eskilerimiz bizim tam tersimizdi. Onlar “Ebediyete dönük insan” yetiştirmeye çalışırdı. Temel kriterler şunlardı:
    Yazının Devamını Oku »