Takvim
Eylül 2011
P S Ç P C C P
« Ağu   Eki »
 1234
567891011
12131415161718
19202122232425
2627282930  

Eylül, 2011

YARIM KİLO BAL İÇİN!…

YARIM KİLO BAL İÇİN!…
Bildiğimiz balarısı, sadece yarım kilo bal yapabilmek için, meğer tam üç milyon 750 bin çiçeği ziyaret ediyormuş.
Ayrıca, balarıları bir peteği doldurabilmek için yüz milyon civarında çiçeğin nektarını emiyor ve yüz bin kilometre kanat çırpıyorlarmış.

CANİLERİN VE MASUMLARIN YAŞAMA HAKKI !…

CANİLERİN VE MASUMLARIN YAŞAMA HAKKI !…
Eğer bir toplumda canilere yaşama hakkı varda masumlara yoksa ya da masumların yaşama hakkı güven altına alınamıyorsa yeni bir anayasa hazırlanması bile detaydan ibaret kalır.
Masumların yaşama hakkını ciddiye almayan bir uygulama nereden gelirse gelsin, hangi sebeple hayata geçiriliyor olursa olsun bunun mantığı yoktur.
Özellikle de Avrupa Birliği idam cezasının kaldırılmasını istiyor diye bir savunmanın arkasına sığınmak mümkün değildir.
Her toplum kendi değer yargıları çerçevesinde kurumlarını ve yasalarını oluşturur, oluşturmalıdır.
Başkalarının eteğine tutunup bir yerlere varmaya çalışmak beraberinde kimliksizliği getirir. Ne kendimiz olarak kalabiliriz ne de benzemeye çalıştıklarımız gibi olabilir.

Çeşitli Makale ve Yazılarım için:
http://www.turklider.org/TR/DesktopDefault.aspx?tabid=1583 da ” Haluk Cangökçe Gözüyle”

KONUŞMAK VE SUSMAK ÜZERİNE …

KONUŞMAK VE SUSMAK…(Konuşmak için iki dudak, susmak için BİR YÜREK GEREK)…
Susmak, insanı ele vermeyen en sadık arkadaştır. Konuşmak yaradılıştan gelir, susmak akıldan…
Düşünmeden konuşmak, nişan almadan ateş etmek gibidir. Kişinin haysiyeti dilinin altında gizlidir…
Akılda duran söz, kasada duran para gibidir…
Gırtlak dediğin kırk boğum, her boğumdan teker teker teker geçmeli… Her bildiğini söylememeli, her söylediğini bilmeli…
Dil, düşünceden önce hareket etmemeli… İnsan, konuşacağı şeyden kırk kat fazlasını bilmeli… Selamet on parça, dokuzu susmakta, biri uzlette gizli… Susmanın da konuşmanın da zamanını iyi bilmeli…
Amatör yaşayanlar çok konuşur, yapmak istediklerini dillendirmelerinin sebebi dillendirdiklerini yapmaya cesaretlerinin olmamasıyla ilgilidir…
İnsanlar yalnızca anladıkları konularda konuşsalardı, dünyaya anlamlı bir sessizlik hakim olurdu… Yazının Devamını Oku »

ABUK DAVRANIŞLAR !…

İNTERNET DÜNYASINDA, HAYATI KISALTMAK ADINA YAPILAN, GICIK OLDUĞUM ABUK DAVRANIŞLAR…
Tamam yerine………TMM
Selam terine………..SLM
Beğendim yerine….:)))
Naber yerine…….nbr
Allaha emanet ol yerine….aeo (Allah’ın ismi bile kısaltmalı)
Bye bye yerine….bb
Kendine iyi bak yerine….kib
İyi yerine…..ii
Aleykum selam yerine….as
Hoşgeldin yerine ….h.g
Klavyeden nefret eden, ne kadar kısaltırsam o kadar kafi diyen “Tosunlar”  harflere düşmanmısınız be!…..

 


Çeşitli Makale ve Yazılarım için:
http://www.turklider.org/TR/DesktopDefault.aspx?tabid=1583 da ” Haluk Cangökçe Gözüyle”

BASINDAN SEÇMELER…

TÜRKİYE’NİN FARKINDA MISINIZ?….
Hayır, değiliz. Hatta olup biteni doğru anlamak bir yana, üzerini örtmek için elimizden geleni yapıyoruz çoğunlukla.
Terörü yeniden tırmandıranların, gerçek hedefinin ne olduğuna bir de bu açıdan bakmalıyız.
Şu tabloya bir bakın; dünyada adından söz ettiren Türkiye’yi değil, terörü konuşuyoruz.
Bakalım biz ne zaman Türkiye’nin farkına varacağız. Asıl sorun bu. Yazının Devamını Oku »

HADİ LEYN !…

Wikipedia: “Ben herşeyi bilirim”.

Google: “Ben herşeye sahibim”. Yazının Devamını Oku »

EN KISKANÇ SEVGİLİ !…

DENİZ…

Deniz; En kıskanç sevgili gibidir.

Aldığı zaman seni kollarına, tüm dünya bir araya gelse koparamaz seni ondan…

Bazen hata yaparsın, düşersin başka sevgilerin peşine..

Yakaladığı gibi seni çeker ta derinlerine, kimseye yar etmez kendisinden başka..

Başka biriyle vakit geçirmeni kaldıramaz.

Vaktinin tümünü ona harcamalısın, yoksa almaz seni kollarına.

Yersin kendi kendini, ne hata yaptım ben dersin ve anlarsın sadece denize aitsin sen ve hayatını ona vermelisin…

İşte o zaman bu aşkın tam ortasındasın…

Benim için özgürlük, duygu, sevgi her şey.

Deniz her saniye farklı bir yönünü görebildiğim hissedebildiğim tek şey… Yazının Devamını Oku »

“SEVSİNLER” SİZİN GİBİ BARIŞ ANNELERİNİ!…

“SEVSİNLER” SİZİN GİBİ BARIŞ ANNELERİNİ!…
Canlı kalkanlar nereye kalktı (veya yattı)?
Onları son defa Hakkari’de görmüştük.
Çok barışçıldılar! Kadıncağızlar beyaz tülbentlerini barış için çatışma bölgesine serivermişlerdi!
Kimdi onlar? “Barış Anneleri İnisiyatifi”!
“İnisiyatif”i kim düşürmüş ki onlar bulmuş? Onlar için inisiyatif namlunun ucunda: “Barış annnesi olunacak, ol!”
Bu hatunları birileri almış şuradan buradan, üniformalarını giydirmiş, Hakkari’ye kadar taşımış. Oradan da askerlerimizin kahpece -mayınla- şehid edildiği yere götürmüş… Orada bu “anne”ler, diyesiymiş ki, “keşke o askerler yerine biz ölse idik!”

Yazının Devamını Oku »

KARIŞIK ALINTILAR….

“AĞZI OLAN KONUŞUYOR” HELE KONU “DİN” OLUNCA..

Bugün toplumumuzda hani derler ya, “ağzı olan konuşuyor.” Hele konu din olunca herkes mezhep imamı (!) kesiliyor,  fetvalar, görüşler havada uçuşuyor.

İmam Gazali hazretleri diyor ki; Halktan birinin din hakkında konuşması, onun zina ve hırsızlık yapmasından daha tehlikelidir.

Çünkü bilmediği yerden küfre düşer,  farkında olmaz, öylece ölür, gider.

 

İMTİHANDAYIZ!…

Gerçek şu ki, hepimiz “bozulma” sürecinin çocuklarıyız. Dindar Müslümanlar olarak dünyevileştiğimiz de tartışma götürmez bir gerçek.

Eskiden yoklukla, fakirlikle, baskıyla, zindanla imtihan olunmuştuk, şimdi varlıkla, makamla, iktidarla imtihan ediliyoruz. Bu ilkinden daha zorlu bir imtihandır…

İmtihan her çağda var: Zaten hayatın tümü bir imtihanlar silsilesinden ibaret değil midir?

Ama galiba imtihanların en zorlusunu biz şimdilerde yaşıyoruz: Servetle, şöhretle, güçle, iktidarla imtihandayız! Yazının Devamını Oku »

ADALET HANIM!…

 ADALET HANIM!…
Adalet, gözleri bağlı cinsi latif güzel bir hanımdır…
Mevzun vücudlu masumiyet simgesi bu latife, erkek milletinin şehvet ve ihtiraslarını kamçılar.
Adnan Menderes ve iki arkadaşının darağacında sallandırılması, bu türden bir ihtiras kamçılanması neticesi erkek milletinde alevlenmiş bir politik şehvet cinayetidir…
Adaletin koruyucusu iktidar, politik iktidar, bonapartist iktidar, sermeye iktidarı ya da bürokratik iktidar, kısacası oligarşik iktidar katmanlarının; bazen tekil olarak, bazen kolektif işbirliği halinde, Adalet Hanım’ın cezbedici güzelliği karşısında, dizlerinin bağı çözülür.
Gözlerindeki ışık sızdırmaz banttan istifadeyle ağır başlı bu güzel kadının, Adalet’in, ahlaksızcasına, ırzına geçilir…
Kitleler ve gruplar halinde hem de sefer, sefer…
Mesela, 12 Eylül’ler, 28 Şubat’lar, erkekliğin şanından sayılan bu türden birer ırza geçme ritüelinin resimleridir…

 

Çeşitli Makale ve Yazılarım için:
http://www.turklider.org/TR/DesktopDefault.aspx?tabid=1583 da ” Haluk Cangökçe Gözüyle”

BUNCA KİTAP İÇİNDE KORKUNÇ CEHALET..

BUNCA KİTAP İÇİNDE KORKUNÇ CEHALET..

TÜRKİYE’DE son elli yılda 200’e yakın Kur’an tercümesi, meali, tefsiri yayınlanmış…

Dinî kitaplar sektörü bir endüstri haline geldi.

İrili ufaklı beş yüz kadar (belki de daha fazla) İslamî-dinî yayınevi var.

Her yıl on milyonlarca dinî kitap, kitapçık, risale yayınlanıyor.

Çeşit çeşit ilmihaller peynir etmek gibi satılıyor.

Mushaf ticareti ayrı bir branş.

Yayınlanan kitapların bir kısmı (yüzde kaçı?) bozuk ama yüzde 99’unda İslam’ın emirleri ve yasakları yazılı.

Milyonlarca kitap satın alınıyor.

Satın alanların bir kısmı bunları okumuyor.

Okuyanların bir kısmı okuduğunun manasını iyice anlamıyor. Yazının Devamını Oku »

BİZ SEVMEYE ÇALIŞIYORUZ…

BİZ SEVMEYE ÇALIŞIYORUZ…
Beni seviyor musun? Dedim, O’na…

Vereceği cevaptan emindim sanki…
Amaaaaa…
O beklediğim cevabı vermedi…
“Sevmiyorum. Sevmeye çalışıyorum seni” , dedi…
Ben üzüldüm, birazda kırılmıştım…
Sonra yüzüme baktı, hafiften tebessüm etti…
Evet, seni sevmeye çalışıyorum…
“Herkes aslında sevmeye çalışıyor” diye devam etti…
Sen, beni seviyor musun? Diye sordu…
Ben düşünmeden ””evet”” dedim…
Yazının Devamını Oku »

BAHAR TEMİZLİĞİ…

BAHAR TEMİZLİĞİ…
Bugün gardrobumu açtım
Askılarda bir dolu insan
Nasıl sıkış pıkış hepsi birarada
Temizlemeye karar verdim o anda
Yılların insanları, eşi, dostu, akrabası
Kolay mı öyle çıkarmak askıdan bir anda
Tek tek elemeye başladım
Kimileri, bir dönem giyilip sonradan askıda kalmıştı
Bazıları bana bir beden küçük gelmeye başlamıştı
Eeee yıllar beni değiştirmiş, biraz da büyütmüş
İlk onları eledim
Henüz değişmeyenler bunu sever diye düşündüm.
Sonra bazılarını denedim ama sıkıntı verdiler
Artık sıkıldığım ortamlara gitmez oldum
Onları hemen yakışana göstermek için kenara aldım
Bazı askılarımda çok şık ve alımlılar vardı
Bir dönem onlarla muhabbet te güzeldi ama
Onların bana artık hiçbir katkısı olamazdı
İsteyene verilmek üzere yolladım
Bir de kötü anılarımı paylaştıklarım vardı
Onlara uzun uzun baktım askı elimde
Daldım uzaklara, kötü anılarımı temizledim önce
Sonra affettim ve bu insanları bağış torbasına ayırdım
Büyük temizlik yaptım bugün
Temizlerken de bir şeyi çok iyi anladım !
Askılarda asılı tüm insanlar
Aynı derecede değerli olsa da
Benim için aynı derecede önemli değilmiş
Önemli insanlarımı askılarıma yeniden dizdim
Onların her birine daha çok ilgi ve özen ekledim
Gardırobumda her mevsimde giyilebilir
Güven veren, güzel insanlar kaldı
Bahar bana çok yaradı…
Hayat susarak güzel olsaydı, ağzımı bağlar ölünceye kadar susardım.
Hayatta konuşarak mutlu olsaydık mutluluktan bıkana kadar konuşurdum ama hayat öyle birşey ki
sustuğunda konuşmadın diye pişman eder, konuştuğunda ise susmadın diye kahreder…(Haluk Cangökçe)

 

TWİTTER YAZI VE PAYLAŞIMLARIM İÇİN:

INSTAGRAM HESABIM:
https://www.instagram.com/halukcangokce/?hl=tr
TÜRKLİDER ORG YAZILARIM İÇİN..
http://www.turklider.org/TR/DesktopDefault.aspx?tabid=1583 da ” Haluk Cangökçe Gözüyle”
YORUMSAL ALAN YAZILARIM İÇİN:
http://www.yorumsalalan.com/kategori/yazarlar/haluk-cangokce/
NÜVE FORM KÖŞE YAZILARIM İÇİN:
http://www.nuveforum.net/2031-haluk-cangokce/

GÜZEL SÖZLERDEN BİR DEMET..

GÜZEL SÖZLERDEN BİR DEMET..
*Ucuz insanlara pahalı gelmen senin değil onların suçu. Unutma ki, insan anlayana çok, anlamayana eksik görünür. Hepsi bu !
*Cam kırıkları gibidir bazen kelimeler, ağzına dolar insanın. Sussan; acıtır, konuşsan; kanatır…
*Ekmeğim, aşım helal olsun yiyene, içene. Ama hakkım helal değil, dost gibi görünüp kuyumu eşene…
*Dostlar ırmak gibidir. Kiminin suyu az, kiminin çok, kimininkin de ellerini ıslatabilirsin sadece. Kimininkinde ise ruhunu yıkarsın boydan boya…
*Dünya ve âhireti her ikisini birden elde etmek istersen, şu birkaç işi bırakma; muktedirsen bunları mutlaka yerine getir. 1-Gönlünü ve dilini doğru tut! 2-Allâh’a sığın onun emrine itaatsizlik etme! 3-Allah’tan ne gelirse ona râzı ol! 4-Bütün halka içten gelen merhamet göster. 5-Dâima iyilik yap ki kendin de iyilik bul. 6-Halka faydalı ol onlara zarar verme!… Yazının Devamını Oku »

YAHU BUNLAR NEREYE GİTTİLER?…

YAHU BUNLAR NEREYE GİTTİLER?…
Deniz Baykal veya Yekta Güngör Özden, yahut da unutulmuş büyüklerden A. Necdet Sezer…
Yahu bunlar nereye gittiler?
Yüzlerini gören, seslerini duyan var mı?
Hasan’ın babası Mesut Yılmaz hangi gezegende yaşıyor?
Ya bir zamanlar Adnan Menderes’in avukatı olarak bildiğimiz, aslında Dokuzuncu zatın emanetçiliği ile maruf Hüsamettin Cindoruk…
Her hadisede, ister kendisini ilgilendirsin, ister hiç ilgilendirmesin, derhal kafasını çıkartarak meselelere müdahil olmayı sanat haline getirirdi…
Şimdi yoklara karıştı…
Bu kadar şah-ı zaman uçtular mı, münasip bir zaman mı bekliyorlar?
Ben özledim! doğrusu…

Çeşitli Makale ve Yazılarım için:
http://www.turklider.org/TR/DesktopDefault.aspx?tabid=1583 da ” Haluk Cangökçe Gözüyle”

SUYUN BAŞINDA Kİ EŞKİYA !…

SUYUN BAŞINDA Kİ EŞKİYA !…
Suyun başındaki eşkıya, Filistin’e geçit vermiyor!
Sanki adamlar çeşmenin başına daha önceden gelmişler. Oraya kurulmuşlar..
Gelen geçenlere, onay verip vermemekle tehditler savuruyorlar.
Orada bulunmalarının tek sebebi, kendilerinin daha önce gelip, suyun başını tutmuş olmaları..
Yoksa yaptıkları, bir hakka dayalı değil..
Aklınıza şu da gelmesin..
Sokak eşkıyalarından falan bahsediyor değilim..
Dağ başındaki eşkıyalar da değil; kasdettiklerim.
Bunlar kravatlı eşkıya..
Cicili bicili kıyafetler içersinde..
Güzel güzel konuşmalar eşliğinde..
Size su verip vermeme hakkını, ellerinde tutuyorlar..
Nedir olay?
Filistin’in devlet olarak tanınması.. Yazının Devamını Oku »

“FARK” EDEBİLEN “İDRAK” EDEBİLİR…

“FARK” EDEBİLEN “İDRAK” EDEBİLİR…
Hayat “idrak” için verildi, biz ise ya yuvarlanıp gidiyoruz ya da oyalanıp gidiyoruz…
Kısacası “idrak”ten kopuk yaşıyoruz.
Hayatı idrak edemediğimiz için de ne var olan güzellikleri görebiliyoruz, ne de değişiklikleri fark edebiliyoruz…
Çünkü ancak “fark” edebilen “idrak” edebilir.
İdrak edebilen şükredebilir…

HAYATA OLUMSUZ YÖNDEN BAKMAK ŞÜKRÜ ÖLDÜRÜR…
Hayat, “Batsın bu dünya” modundaki yaklaşımlarına ya da günlük gazete ve bildik televizyonların karamsarlık pompalayan yayınlarına kapılıp ziyan edecek kadar ucuz değil.
Hayat, her oluşta saklı güzelliği görme sanatıdır…

Yazının Devamını Oku »

DÜN; BUGÜN; YARIN…

DÜN; BUGÜN; YARIN….
İnsanlar, güneş doğup batıncaya kadar yaşıyorlardı hayatı.
Derken, zaman diye üç parçalı bir şey icat etti insan.
Bir parçasına, “dün” dedi, diğer parçasına “bugün”, öteki parçasına da “yarın”.
Sonra fesat karıştı zamana ve insan bugünü unuttu.
Dünü düşünüp pişman oldu, yarını düşünüp telâşlandı;
Ama işin ilginç tarafı, tüm telâş ve pişmanlıkları, güneş doğup batıncaya kadar yaşadı.
Farkında olmadan rezil etti bugününü.
Oysa yarın, bugüne dün diyor;
Dün de, bugün için yarın diyordu.
Bir türlü beceremedi.
Bir eliyle yarına, diğer eliyle düne yapıştı.
Bugünü eline yüzüne bulaştırdı…
Mutsuz oldu insan.
Ve ne gariptir ki, yarının telâşını da,dünün pişmanlığını da,
Hep bugün yaşadı; ama bugünü hiç yaşayamadı.
Ne yarın, ne de dün! Yazının Devamını Oku »

HER ŞEYE MAYDONOZ OLDUK ! KANUN DIŞI İŞLER YAPTIK”

“Her şeye maydanoz olduk! Kanun dışı işler yaptık”…

Emekli Koramiral Atilla Kıyat’tan: “Biz yıllar boyunca kendimizi ülkenin tek sahibi ve tek seveni olarak gördük. Her şeye maydanoz olduk. RTÜK’e üye verdik, YÖK’e üye verdik. Ülkeyi yönetmeye kalktık, yönettik de…”

Türkiye’nin asker sorunu nedir? Türk Silahlı Kuvvetleri’nin bugün içinde bulunduğu ve bazı bakımlardan acıklı diye nitelenebilecek durumun kökleri nereye gidiyor?

Bu soruların yanıtlarını merak edenler, emekli Koramiral Atilla Kıyat’ın, Uğur Dündar’ın Arena programındaki sözlerini okuyabilirler. Yazının Devamını Oku »

OKULLAR AÇILIYOR…YENİ BİR DERS YILI DAHA!

OKULLAR AÇILIYOR…YENİ BİR DERS YILI DAHA!
“Ben Türkiye’deki eğitim sistemine hiçbir zaman saygı duymadım!..”
“Duymuyorum!..”
“Ve köklü değişimler olmazsa duymayacağım!..”
Eğitim işini beceremiyoruz…
Becermemize izin vermiyorlar veya!..
Şu hale bakın; altı yaşında okula aldığın çocuğu, hiç sınıfta kalmamış olsa onsekizine kadar -ne bu dünyaya ne de öte aleme yarar- bir sistem içinde öğüt ve at dışarı!..
“Düz lise” imiş!..
Ne demek bu?..
Matematik dedikleri “Varsa yoksa kümeler!..”
Her ders yılının “kümeler” denilen konuyla başlaması farzmış gibi… Yazının Devamını Oku »