En Son Yorumlar
    Takvim
    Eylül 2011
    P S Ç P C C P
     1234
    567891011
    12131415161718
    19202122232425
    2627282930  

    Eylül 12th, 2011

    “ŞEHİR ŞEHİR KARADENİZ VE YAYLALAR” TURU HİKAYESİ…(5. GÜN)

    “ŞEHİR ŞEHİR KARADENİZ VE YAYLALAR” TURU HİKAYESİ…(5. GÜN)
    Yine görselliğin bol olduğu bir gün bizi bekliyor. Program şöyle…
    5.Gün: FIRTINA VADİSİ-TAR DERESİ-PALOVİT-ZİLKALE-RAFTİNG-ÇAMLIHEMŞİN-AYDER:
    Sabah kahvaltımızın ardından Fındıklı’da Çağlayan Köyünün ziyareti ve sonrasında Ardeşen üzerinden dünyada korunması gereken 200 ekolojik bölgeden bir tanesi olan Fırtına Vadisine giriş. Yolumuz üzerindeki Ülkemizin en çok yağmur alan ve çay üretim merkezi olan Rize’ye hareket Çamlıhemşin’de(VİCE) verilecek kısa molanın ardından Fırtına Vadisi’ne varış. Şen yuva(Çinçiva).  Kemer Köprüsü Sarp kaya kütlesi üzerinde kurulu olan ve konumu ile insanı hayretler içerisinde bırakan Zil kale’nin ve akabinde Köprüsünün görülmesi, Sarp yamaçları ile şelaleler Vadisi olarak bilinen Palovit Vadisinin takiben Palovit şelalesinin görülmesi… Fırtına deresi kenarındaki restoranda Öğle yemeği akabinde rafting yapmak için serbest zaman. Tar Deresi’ne varış. Yörenin en yüksekten akan Göksu (Bulut) şelalesinin görülmesi deniz seviyesinden 1450m yüksekte bulunan Ayder Yaylasına varış. Gelintülü Şelalesi, Kalegon mevkiinin gezilmesi ve serbest zamanın ardından Otelimize hareket. Akşam yemeği sonrası otelde yöresel bir çalgı olan tulum eşliğinde horon.
    ————————————————————————————————————————————————
    “FINDIKLI ÇAĞLAYAN KÖYÜ”…
    Çaglayan Köprüsü (Fındıklı), Köyün merkezinden geçen Abu Deresi üzerinde kurulmuş. Bölgedeki yaygın taş köprülerden birisi.. Tek bir kemer gözünden oluşuyor. Son yillarda kullanılmayan köprünün korkulukları yıkılmış. Yapıldığı tarih bilinmemektedir. (1901 yılında inşa edildiği söylenmektedir)…
    Eski adıyla Çinçiva Köprüsü bölgenin en eski taş köprülerinden birisi imiş Tek bir kemerle Fırtına Deresini geçyor. Köyün yaşlıları 1699 tarihli bir kitabenin, 1946 yılındaki bir selde kaybolduğunu söyledi bana. Yazının Devamını Oku »

    “ŞEHİR ŞEHİR KARADENİZ VE YAYLALAR” TURU HİKAYESİ…(4 GÜN)

    “ŞEHİR ŞEHİR KARADENİZ VE YAYLALAR” TURU HİKAYESİ…(4 GÜN)
    4.Gün: Programımız şöye…ÇAYELİ-HOPA-SARP-BORÇKA-KARAGÖL: Sabah kahvaltımızın ardından Ulu Önder Atatürk`ün vasiyetinin bir kısmını yazdığı Atatürk Köşkü `nü ziyaret ve sonra yol üzerinde geleneksel tahta tezgâhlarda dokunan bir Rize Bezi Fabrika Satış Mağazası`nda alışveriş imkânı. Sürmene’de ünlü Sürmene bıçakları hakkında bilgilendirme ve alışveriş ve Arhavi, Hopa üzerinden hareketle Sarp Sınır Kapısının görülmesi. Buradan Borçka’ya hareket Minibüslerle Karagöl’e hareket. Göl etrafında yürüyüş ve fotoğraf çekimi Borçka’ya hareket. Borçka’da bekleyen aracımızla otelimize hareket. Akşam yemeği ve konaklama otelimizde.
    ————————————————————————————————————————————————
    “ATATÜRK KÖŞKÜ”…
    Trabzon’un Soğuksu tepesinde(merkezden 8 km) çam ağaçlarıyla çevrili bir bahçe içerisinde yer alıyor. Art Nouveu tarzındaki zarif konak kentin ileri gelenlerinden Konstantin Kapogiannidis için yapılmış..
    Yapının inşaatı 1903 yılında tamamlanmış. Avrupa mimari tarzında inşa edilen köşk bodrum katıyla beraber 4 katlı taş bir bina…
    Cephe özellikleri ve mekan düzenlenmesi modern. İç bölmelerde tuğla malzeme kullanılmış.. Ahşap doğramaların işçliği iyi. İç tesisatında o zaman için yeni sayılabilecek kalorifer, lavabo, ve banyo gibi tesisat kullanılmış.. Döşemeler karo mozaik, tavanlar ampir tarzda alçı süslemeli . İçerisinde orjinal Çin, Japon ve Austurya vazoları, o zaman son derece modern bir müzik dolabı, Osmanlı usulü sedef kakmalı sehpa, Avrupadan getirilmiş mobilyalar, heykeller v.s bulunmakta…
    Sahibi ailesiyle birlikte mübadele zamanı (1923) Yunanistan’a gitmiş..1923 den sonra hazineye kalmış.
    Atatürk ilk kez 15-17 Eylül 1924 tarihinde Trabzon’u ziyaretinde Belediye ve Genel müfettişliğe uğradıktan sonar Soğuksu çevresine otomobille kısa bir gezintide bukunmuş  ve bu gerzinti sırasında , Köşkü görüp orada bir sure dinlenmiş ve köşkü çok beğenmiş… Yazının Devamını Oku »

    12 EYLÜL 1980 DARBESİ…

    12 EYLÜL 1980 DARBESİ…
    “Şartların oluşmasını bekleyen” darbeci generaller, bir gece ansızın geliverdiler.
    O gelişleriyle birlikte Türkiye bugün içinde boğuştuğu hukuk batağına savruldu.
    O gelişleriyle işkencehaneler, idam sehpaları kuruldu, hukuk dışı infazlar başladı.
    Memleket üç-beş generalin eline kalıverdi.
    Önce insanları, sonra hukuku katlettiler.
    Mahallelerin bile cepheleştiği, kardeşin kardeşe silah çektiği bir kontrollü kaos süreci bu topluma yaşatılmıştır.
    Müesses nizamın savunucularının yarattıkları anarşi ortamından milleti çıkarma afyonunun millete yutturulduğu günü ifade ediyor.
    31 yıldır görmezden gelinecek olan, on yıllar sürecek karanlık bir düzenin uygulamaya konulduğu tarihtir.
    Milletin tepesine binen “balyoz”lardan birisidir.

     12 EYLÜL 1980  NİN ANAYASA VE DÜZENİ SAYESİNDE…  
    * Darbeyle birlikte 650 bin kişi gözaltına alındı.
    Yazının Devamını Oku »