Takvim
Ekim 2011
P S Ç P C C P
« Eyl   Kas »
 12
3456789
10111213141516
17181920212223
24252627282930
31  

Ekim, 2011

KAZANAN MI, KAYBEDEN Mİ OLMAK İSTERSİNİZ?

KAZANAN MI, KAYBEDEN Mİ OLMAK İSTERSİNİZ?

KAZANAN her zaman çözümün bir parçasıdır,
KAYBEDEN her zaman problemin bir parçasıdır.

KAZANANın her zaman bir programı vardır,
KAYBEDENin her zaman bir özürü vardır.

KAZANAN “Bu işi senin için yaparım” der,
KAYBEDEN “Benim işim değil ki” der.

KAZANAN her sorunda bir çözüm bulur,
KAYBEDEN her çözümde bir sorun görür.

KAZANAN “uzak ama yolu biliyorum” der,
KAYBEDEN “yakın ama yolu bilmiyorum” der.

KAZANAN çakılların yanındaki çimeni görür,
KAYBEDEN çimenin yanındaki çakılları görür.

Yazının Devamını Oku »

DERLEMELER…(31 EKİM 2011)

CUMHURİYET NEDİR?…
Sokakta önünüze gelene sorsanız “cumhuriyet nedir” diye, yüzde doksan dokuz oranında “bir yönetim biçimidir” cevabını alırsınız herhalde.
Ama aslında Türkiye’de cumhuriyet bir yönetim biçiminin adı değildir.
Cumhuriyet kendilerine Kemalist, ulusalcı, beyaztürk vs. denilen bir azınlığın babasının malıdır.
Onun için devlet Van’daki depremin acısını yaşayan vatandaşlarına saygı gereği 29 Ekim kutlamalarını iptal edince bu kesim babalarının tapulu malına sahip çıkma gereği hissederler.
Çünkü 29 Ekim bunların bayramıdır yalnızca.
Bağdat Caddesi’nin bayramıdır, Nişantaşı’nın bayramıdır.
Ümraniye’nin, Bağcılar’ın, Zeytinburnu’nun bir şeyi değildir.
Zaten “halk” plajlara hücum edince “vatandaş” denize girememektedir.
Yazının Devamını Oku »

SEÇMELER…

GÜZEL SÖZLERDEN SEÇMELER..

* Kadının huyu para yokken; erkeğin huyu para çokken anlaşılırmış…
* Asalet; boyda değil, soyda; İncelik; belde değil dilde; Doğruluk; sözde değil özde; Güzellik; yüzde değil yürekte olur…
* Aslında hiç bir şey iyi veya kötü değildir. Her şey bizim onlar hakkında düşündüğümüze bağlıdır…
* Maddî hayata tapanlar, deniz suyu içenlere benzerler, içtikçe susuzlukları artar…
* Az ye, az söyle, az incit…
* Aşk bir kez ayaklar altında çiğnendikten sonra bir daha doğrulamayacak kadar nazik bir çiçektir…
* Geçmiş bizim için övgü ya da sövgü kitabı değil, ibret dersi ve tecrübeler birikimidir sadece. Söz dinleyen, akıl yürüten bir topluluk için onda ibretler vardır..
* Edindiğin bilgiler, giysilerine benzememeli, sen yıkanırken akıp gitmemeli…
* Eğer insanlar yalnızca anladıkları konular hakkında konuşacak olsalardı, çevredeki sessizlik dayanılmaz bir hal alırdı…
* En kötü insanlar, birine muhtaç olduklarında, dünyanın en iyi insanı kesilirler…
* Nasıl davranırsan tıpkı ayna gibi sana öyle geri yansır…
* Ne olursan ol göründüğün kadarsın. Nasıl görünürsen görün, sana baktığım kadarsın….
* Nokta kadar menfaat için virgül gibi eğrilme…
* Eskimiş fikirler paslanmış çivilere benzer, söküp atmak çok güçtür…
Yazının Devamını Oku »

DEPREM?…

KAFA KAĞIDI RESMİNİN DIŞINDAKİ İLK GÖRÜNTÜSÜYMÜŞ YUNUS’UN BU FOTOĞRAFI!.

Yaşam insanla başlar insanla biter, tıpkı Van’da, Erciş’te olduğu gibi… 
Azra bebeğin kurtulması bir mucizedir; gözlerimizden sicim sizim yaşlar inerken dua ederiz, dudaklarımızdan “Allah’ın verdiği canı Allah’tan başkası alamaz” cümlesi dökülür usulca. 
Ardından Yunus düşer aklımıza. Enkaz altında saatlerce bekleyen Erdal Yunus. İnternet başında yakalar Azrail Yunus’u. Gözlerimizin önünden o inanamayan bakışları; 12 yaşın masumiyetini haykıran kapkara gözleri, kimbilir ne zaman kaybolacak? Enkazdaki o fotoğraf, kafa kağıdındaki resminin dışında ilk görüntüsüymüş.

Yazının Devamını Oku »

LEŞ KARGALARI!…

LEŞ KARGALARI!…
Bu, felaketten çıkar bekleyenler Van’da da ortaya çıktı!
Hani şu 2.5 liraya ekmek 2 liraya su satan leş kargaları .
Hiç sıkılmadınız mı bir somun ekmek uzatıp “iki buçuk lira” derken!
Bunların adlarını açıklayacaksın, resimlerini basıp “insanlığın yüz karaları” diye çıkaracaksın milletin huzuruna.
Çıkaracaksın ki herkes yüzlerine tükürsün!…

GÜZEL BİR SÖZ…
Hayvan olmak istiyorsan olabilirsin elbette. Bunun için insanlığın acılarına sırt çevirmen ve yalnızca kendi postuna özen göstermen yeterli!…

DENİZ FENERİ!…

DENİZ FENERİ!…
Bize böyle dar günlerde bir ve beraber olmayı hatırlatan kurumların başında geliyordu Deniz Feneri.
Önce Alman istihbaratının bir operasyonu sonucu Almanya’da bir yolsuzluk davası açıldı.
Sonra o yapıların Türkiye’deki uzantılarının katkısıyla iş buraya uzadı.
Tek suçu milyonlarca kilometrekarelik alanda yoksul bırakmamak olan Deniz Feneri, adeta linç edildi..
Sadece Deniz Feneri değil, bu tip kurumlara olan güven ve inanç da linç edildi bu kampanyalar sırasında..
Yazının Devamını Oku »

BİR RİCA!…

BİR RİCA!…
Çoğunlukla “nick name”in arkasına gizlenen “fikir sahibi” (!) Tosunlardan ricamdır!
Yazılarımdaki fikirleri beğenmeyenler ve zahmet buyurup e-mail gönderenler!.
Lütfen “nick name”in arkasına gizlenmeyin.
Açık isim, soyadı, şehir ve tel. no.su verin..
Eğer özgürlüklerden bahsediyorsanız, özgür bir toplumda özgür bir birey olmanın cinsel tabuları yıkmanın hayallerini kuruyorsanız, maskeler nickler arkasına saklanmayacaksınız o zaman.
Bendeniz ismimle yazıyorum, siz de tenkitlerinizi açık yapın.
Aksi takdirde size cevap verilmeyecektir…

KOMUTANLAR, SONUÇ ALMADAN DÖNMÜYOR…

İLKER BAŞBUĞ; GÖRDÜN MÜ BAK ASKERLİK NASIL YAPILIYORMUŞ?…
Özel Paşa, Hakkâri’deki karargahta operasyonu bizzat yönetiyor.
Genelkurmay Başkanımız ve komutanlarımız, bu işi bitirmeden Ankara’ya dönmemeye, evlerine gelmemeye adeta söz verdi
Kendilerini siper ediyorlar…
TSK, Genelkurmay Başkanı ve kuvvet komutanlarının yönettiği operasyonda 49 teröristin öldürüldüğünü açıkladı.
Yerel kaynaklar ise 65’i Kazan Vadisi’nde olmak üzere 85 teröristin ölü ele geçirildiğini bildirdi.
Sıcak temas devam ettiği ve bu sayının artabileceği de ifade edildi. Yazının Devamını Oku »

ÇIKARIN GÖZÜNÜZDEN ŞU AT GÖZLÜKLERİNİZİ, BİRAZ GERÇEKLERİ GÖRÜN NE OLUR..

“VARSA YOKSA TAYYİP”…

BU KADAR PİSLİK YAŞANMIŞKEN SİZ HALA KALKIP TAYYİP ERDOĞAN’A SALDIRIYORSUNUZ…
NEYMİŞ, TAYYİP ERDOĞAN ŞEHİTLERİN KANINDA BOĞULACAKMIŞ!…
AYIPTIR GÜNAHTIR BE…

Eski Genelkurmay Başkanı Org. Koşaner’in ses kaydından dinlediklerimizi hatırlayın:
“Emir komuta birliğini sağlayamıyoruz. Çatışma anında tim komutanlarımız mevziye silahını bırakıp kaçıyor.
Eğitim zafiyeti nedeniyle terörist diye masum erimizi kendimiz vurduk. Sınır karakollarımız hatalı yapılmış, Hantepe de hatalı. Halimiz tam bir kepazelik. Elimizdeki teknik imkânları kullanamıyoruz, eğitim ve tatbikatımız zayıf…” demiyormuydu?
Bunlara sebep TAYYİP’miydi?…
* 3 Ekim 2008’de Hakkari-Şemdinli’deki Aktütün karakolunda PKK baskınının yapılacağına dair istihbaratı, saldırıdan bir ay önce alındığı halde, önlem almayarak, 23 askerin yaralanıp,17 askerini şehit verilmesine TAYYİP’mi sebep oldu?…
* Hakkâri’nin Çukurca İlçesi kırsalında askeri aracın geçişi sırasında patlayan ve kendi altı askerinin şehit olmasına sebep olan mayını koyan, TAYYİP’miydi?

Yazının Devamını Oku »

NİYE TÜKÜRDÜN Kİ?..

NİYE TÜKÜRDÜN Kİ?..
Ben gerçekten anlayamıyorum ve bu yalayıcılara soruyorum. Yemin etmediğiniz süre içerisinde vatana, millete ya da kendinize ne gibi fayda, çıkar, menfaat sağladınız? .
Koskoca vekilmişsin (öyle diyorlar) bu işin nasıl olduğunu bilmiyor musun? Boykotsa sonuna kadardı hani?
Yoksa sen koltuk sevdalısı showmen misin?
Yoksa paran mı bitti?.
Mangırlar gitmesin diye mi tükürdüğünü yalayacaksın?..
Gözü yemedi değil mi ballı vekilliğin gitmesine..
Hangisi Haa…
Pardon sen tükürük yalayıcısın.
CHP ve BDP parti amblemlerinin altına “İyi Tükürük Yalanır” diye yazsınlar…
Yazının Devamını Oku »

İYİ Mİ, KÖTÜ MÜ?…

İYİ Mİ, KÖTÜ MÜ?…
*BİR ülkenin, bir devletin, bir halkın ne halde olduğunu, iyi mi kötü mü olduğunu, notunun 10 üzerinden kaç olduğunu anlamak için:
*Okullarına, eğitim sistemine,
*Adliye binaların büyüklüğüne, hapishanelerin çokluğuna, mahpus sayısının fazlalığına,
*Trafik kazalarının az veya çok oluşuna,
*Medyanın kalitesine,
*Yaz aylarında piknik yerlerinde akşamleyin çöp ve pislik yığınları olup olmamasına,
*Ormanların, bitki örtüsünün korunmasına veya tahrip edilip durmasına,
*Uluslar arası temizlik ve şeffaflık rapor ve anketlerinde o ülkeye verilen nota,
*Rüşvetin yaygın, yoğun ve genel olup olmamasına,
*Orada terör olup olmamasına,
*Politikacıların yalan söyleyip söylemediğine, sözlerini tutup tutmadığına,

Yazının Devamını Oku »

CEVAP BEKLEYEN SORULAR!…

CEVAP BEKLEYEN SORULAR!…
Neden o sınır karakolları, o güvenlik zihniyetiniz hâlâ eskiden kalma?
PKK haftalarca hazırlık yaparken, ağır silahlarını katırlarla taşırken, yaklaşık 300 militanına ikmal sağlarken ne yapıyordunuz?
Hani BBG evi gibi izliyordunuz PKK kamplarını?
Hani biricik müttefikiniz ABD anında istihbarat veriyordu?
Hani sineğin uçuşunu bile tespit eden Heronlarınız, Predatörleriniz vardı?

Ordumuz güçlüydü…
Komutanlarımız deneyimli,  Askerimiz, polisimiz eğitimli idi…
Paramız vardı, silâhımız vardı, her türlü teknik donanımımız vardı…

Eksiğimiz ne öyleyse?
Hâlâ neden ölüyoruz?

BAKIYORUM ŞEHİTLERİMİZE BİRER BİRER!…

BAKIYORUM ŞEHİTLERİMİZE BİRER BİRER!…
Bakıyorum şehitlerimize birer birer.
Birinin evi kerpiçten, birinin duvarları biriketli, birinin evi sanki dersin depremden kalma, birinin başını sokacak bir evi var mı yok mu belli değil.
Bakıyorum şehitlerimize birer birer.
Şehirleri yöreleri farklı; kimisi Türk, kimisi Kürt ama hepsi yoksul, ama hepsi fakir.
Birinin ailesi yeşil kartlı, birinin ailesi oğullarının asker dönüşü iş bulup eve ekmek getireceğine umut bağlamış.
Bakıyorum şehitlerimize birer birer.
Hanları hamamları, köşkleri villaları, ağaları paşaları, tepe yerlerde hatırlı yakınları yok.
Hiçbirinin Teşvikiye’den kalkmıyor / kalkmayacak cenazesi.
Bakıyorum şehitlerimize birer birer.
Neden o sınır karakollarımızın bu denli çürük, bu denli güvenliksiz, bu denli teçhizatsız olduğunu anlıyorum.

 

KIYMETİ HARBİYESİ YOK Kİ!…

KIYMETİ HARBİYESİ YOK Kİ!…
Bölgede büyük bir operasyon başlatıldı..
‘Sınır ötesi harekât’…
‘Uçaklarımız bombalıyor’…
Baskını yiyip, askerlerimizi göz göre göre öldürttükten sonra sınır ötesi harekâtın, kamp bombalamanın, geniş operasyonu başlatmanın hiçbir kıymeti harbiyesi yok ki…
Esas yapılması gereken, tugaya kimsenin saldırmayı göze alamayacağı bir zindelik ve caydırıcılık refleksi kazandırmak…
Otuz yılda buna sahip olamadığımız için şablon nutuk ve hamasi askeri haberlerle bir sonraki baskın ve ölümleri bekliyor, adeta artarak büyüyen can kaybını sıradanlaştırıyoruz…

Yazının Devamını Oku »

KALDIRIN ŞU “İDAM YASAĞI” KEPAZELİĞİNİ…

YETMEZ Mİ DAHA?……
Avrupa, Asya, Amerika ne derse desin.
Dahili muhafızlar.. Yani Bencil parti başkanları ve cavalaciro sözcüleri diledikleri kadar kendilerini yırtsınlar..
Türkiye bu minval yürüyüşle hiçbir yere varamaz..
Candan can kopararak sabır ölçülmez..
On asker, 5 polis, 8 vatandaş… Hepsi öbür tarafa gidiyor ve Türkiye kan kaybediyor..
Ne zamana kadar?
Beklenilen bir kurtarıcı mı var?
Yoksa nedir bu sağırlık, körlük ve idraksizlik?
PKK-BDP-KCK üçgeninde şehid edilen mübarek canların ailelerinden mi izin aldınız?
Hiçbir bildiğiniz yoksa, getirin şu samimiyetsiz ortakların kaldırdığı İDAM YASAĞI kepazeliğini..
Bilhassa Doğu ve Güneydoğu illerimizde, ilçelerimizde kesintisiz saldırılar sürmektedir.. Dün Hakkari ilimizde 29 şehit verdik..
Faillerini yakalasanız ne yazar?
Yazının Devamını Oku »

BUNLARI BİLİYORMUSUNUZ?…

BUNLARI BİLİYORMUSUNUZ?…

*En üst rütbeden emekli generallere hayat boyu kullanmak üzere lojman tahsisinin 12 Eylül sonrasında başladığını; Emekli paşalar için orduevi arazilerine kanun ve yönetmelikler esnetilerek inşa edilen dairelerin her birinin devlete maliyetinin (arazi bedeli hariç) 2.2 milyon dolar olduğunu!….

*13 askerin ölümüyle sonuçlanan Dağlıca baskınında; Tabur Komutanı Onur Dirik’in, PKK baskınını haber aldıklarını, karşı operasyona hazırlanırken komuta kademesinden gelen emirle durmak zorunda kaldıklarını!;

*Rütbeleri sökülüp Silahlı Kuvvetler’den ihraç edilen Dirik’e baskının ardından şimdi tutuklu bulunan emekli Orgeneral Hasan Iğsız başarı madalyası verfiğini…

*BDP’li belediyelerin PKK’ya ‘devrim vergisi’ adıyla yılda 28 milyon lira aktardığını belirledi. Başkanların makbuz karşılığı yarı maaşlarını da örgüte verdiğini!…

*Bir Tv programına katılan İlahiyat Profesörü Yaşar Nuri Öztürk, bir izleyicinin kadının çok eşliliği konusunda yönelttiği soruya “Kadının çok eşliliğinde bütün insanlık piç olur, Hepimiz piçin çocukları oluruz” dediğini!…

BİLİYORMUSUNUZ?…

SONUN BAŞLANGICI…

SONUN BAŞLANGICI!…
Batı demokrasi insanlara umut vermiyor artık..
Başkalarının kanları ve gözyaşları üzerine kurulu bir zenginlik ve iktididarları vardı.
Batı demokrasisinin arka pahçesinde darbeci generaller, diktatörlerlerle sömürü temelli sıcak bir işbirliği vardı.
Finansal tetikçiler, silah tüccarları hepsi kol kola idi.
Uluslararası finans kapital dedikleri, dünya derin devletinin örtülü KİT’i idi aslında!
Terör, soğuk savaş döneminde ustalıkla kullanılan, hedef ülkeleri dize getirmek için bir enstrümandı.
Adına “kontrollü bunalım stratejisi” diyorlardı..
Dünyaya kalkınma, insan hakları notu verenler, çevre standartları oluşturanlar, kendileri havayı, suyu, toprağı acımasızca kirletmeye devam ettiler..

Yazının Devamını Oku »

ANAYASALAR, ANCAK DARBELERİN GETİRDİĞİ MECLİSLERDE Mİ YAPILIR?…

İLLE DE “KURUCU MECLİS”!…
Milletçe ilk kez yeni bir anayasa yapmaya niyetlendik ya, ille burnumuzdan getirecekler.
Bir sürü çatlak sesin bir ekibini de, “Kurucu Meclis olmadan, anayasanın yapılamayacağını” seslendirenler oluşturuyor, dikkat ederseniz.
Siz dilediğiniz kadar “egemenliğin kayıtsız şartsız millette olduğunu”, parlamentonun alnına kazıya durun; 27 Mayıs komitacılarının, 12 Mart faşist generallerinin, 12 Eylül cuntacılarının ve daha düne kadar her daim hacir altında olmaya layık gördükleri bir Halk’a kendilerini vasi tayin edenlerin hükümran oldukları bu ülkede, o hukuk profesörleri –ki, sadakatle hizmet ederek–, bu rezilliğin mimarisini oluşturmuşlardır.

Yazının Devamını Oku »

MUTLULUĞU KAF DAĞININ ARKASINDA ARAMAK!…

MUTLULUK ARAYIŞI…
Huzuru ve mutluluğu çoğumuz Kaf Dağı’nın (masallardaki dağın adı) ardında ararız…
Gözümüzü ve gönlümüzü çok uzaklara diktiğimiz için de mutluluğu çoğunlukla ıskalarız.
En büyük hatamız ise, mutluluğu büyük işlerde, önemli şeylerde aramamız…
Onu lüks otomobillerde, görkemli villalarda, pahalı başarılarda aramak yerine, gözden kaçırdığınız küçücük ayrıntılarda arayın.
Bunu şöyle özetleyebilirim: Mutluluk, kazandıklarımızda, yahut kaybettiklerimizde değil, kendi içimizdedir.

Mesela, mutluluk, sıcak bir “merhaba” sesidir…

Yazının Devamını Oku »

OSMANLI DÜŞMANLIĞI!…

CİHAN PADİŞAHI KANUNİ SULTAN SÜLEYMANI, FANTEZİLERİNE KURBAN EDENLER!…
Kanuni Sultan Süleymanı, zevk ve eğlence düşkünü bir padişah biçiminde resmediliyor.
Osmanlı düşmanlığı yapsınlar ama gerekçeleri olsun…
Bizans ruhlu kişilerin Osmanlı düşmanlığını anlarız. Konstantiniye, İstanbul oldu çünkü.
Müslüman ruhlu ve mayalı insanlar; İstanbul’un fethini kutlarken, Bizans ruhlular da Kostantiniye’nin düşüşünü anıyorlar.
İçimizdeki Bizans ruhlular ise dışarıdakilerden aşağı kalmıyor ve her fırsatta, Osmanlı düşmanlığı üzerine ellerinden geleni yapıyorlar.
Tabii bu durum gayet normaldir. Biz nasıl İstanbul’un fethini coşkuyla kutluyorsak, elbet onlar da düşüşüne üzülecek ve düşmanlıklarını sergileyeceklerdir.
Yazının Devamını Oku »