En Son Yorumlar
    Takvim
    Kasım 2011
    P S Ç P C C P
     123456
    78910111213
    14151617181920
    21222324252627
    282930  

    Kasım 4th, 2011

    “AĞLAMAK” VE “GÜLMEK!”…

    “AĞLAMAK” VE “GÜLMEK!”…
    Ağlamak, uğradığımız felaketlere karşı vücudumuzda kalan son gücün çığlığıdır. Ağlayamadığımız zamanlar, bizde o gücün de yok olduğu zamanlardır ki, onun yerine geçen etkili sessizlik, en şiddetli acının yarattığı gözyaşlarından daha yakıcıdır. Fakat ağlamak bir şeyi değiştirmiyor dostlarım. Onun için bol bol gülünüz. Bakın Karacaoğlan ne güzel söylemiş,”Ağlayanlar bir gün güler, gamlanma gönül gamlanma”..Yüzünüzden tebessüm ve gülücük hiç eksik olmasın..Mutluluk gölgeniz olsun…

    “AĞLAMA VE AĞLAMAK” ÜZERİNE SÖYLENMİŞ GÜZEL SÖZLER..
    Ağlama! Ağlat ki; kıymetini bilsinler…
    Yazının Devamını Oku »

    KURUFASULYA!……

    KURUFASULYA!……
    Gençlik yıllarımızda iade gazetelerin Seka’nın yanında bir başka müşterisi daha var idi… Kesekağıdı sanayii…
    Bakkallar, manavlar ve pazarcılar gazete kağıdından mamul kesekağıtlarına koyar idiler, sattıkları nevaleleri…
    Biraz derli toplu satıcılar ise, el sürülmemiş Seka kağıdından yapılmış kesekağıtlarını kullanır idiler…
    Bizim gençlik ve çocukluk yıllarımızın insanları günümüzdeki soydaşlarına, ülküdaşlarına, vatandaşlarına ve dindaşlarına nisbet daha asil, daha saygılı, kibar ve tokgözlü idiler…. Çarşı pazardan satın aldıkları yiyecek ve içeceklerinin başkaları tarafından dışarıdan görülmesini, insanlıkla telif edemez idiler…
    Zenbillerine, pazar torbalarına ve filelerine koyar idiler, kağıtla örtülenmiş ıvır zıvırlarını…
    Yazının Devamını Oku »

    ZİYAN OLDUK…

    ZİYAN OLDUK…
    Bugün gerek ailevî, gerek kişisel, gerekse toplumsal problemlerimizin çoğunun temelinde medeniyet dâvâsı yatar…
    Çünkü biz kendi medeniyetinden koparılıp taklide yönlendirilmiş talihsiz bir milletiz.
    Her millet başka medeniyetlerden etkilenebilir. Bu son derece doğal bir etkileşimdir. Özünde kendi medeniyetini inkâr yoktur.
    Bizde maalesef böyle olmadı. Hem şekil hem de muhteva (içerik) olarak farklı bir medeniyet (Batı) dayatıldı.
    Özendirme olarak dayatma hâlâ devam ediyor.
    Yazının Devamını Oku »