Takvim
Şubat 2012
P S Ç P C C P
« Oca   Mar »
 12345
6789101112
13141516171819
20212223242526
272829  

Şubat, 2012

BUGÜN 28 ŞUBAT, DARBE VE DARBECİLERE “LANET GÜNÜ”…

28 ŞUBAT 1997!

Aradan 15 yıl geçmiş…
O gün ilkokula başlayan çocuklar, bugün “Genç siviller” oldular. “Vicdani ret” bayrağı açıyorlar..
İçişleri Bakanlarını kazığa oturtmaktan söz edenler şimdi neredeler?..
Başbakan yardımcısının telefonunu dinleyip, hesap soracaklarını söyleyenler, bu sürecin 1000 yıl devam edeceğini dillendirenler, şimdi Encümeni Daniş toplantılarında eski günleri hatırlayıp dertleşiyor olsalar gerek…
Ya da bir gün kendi kapıları çalınacak olursa, nereden nasıl rapor alıp, hangi hastaneye kaldırılacaklarının hesabını yapıyor olabilirler..
Mesela Çevik Bir için herhalde, yaşadığı belirsizlik, sanık olmaktan daha az can sıkıcı olmasa gerek..
Kalabalıklar içinde yalnız bir adam.. Hani şu postmodern darbenin mucidi, andıçların babası..
Eski dostlarının başına gelenlere bakıp, kendi başına geleceklerin korkusu ile sessiz, kendi köşesinde eski günlerin hayâli ile kahroluyordur herhalde..
Gelecek günler, geçen günleri daha da aratacak..
Neydi o brifingli günler..
Harbiye Marşı, Onuncu Yıl Marşı..
Yazının Devamını Oku »

TARİHİ SORGULAMAK !…

Türkiye tarihini sorgulamıyor, Türkiye yakın tarihinde olup bitenlerin iç yüzünü bilmiyor.
Türkiye yasaklar, tabular, tehditler, cahillikler, karanlıklar içinde boğuluyor.
Mâzide yapılan yanlışları bilmeden, onları sorgulayıp telâfi etmeden, geleceğimizi güven altına almamız mümkün değildir.
***
HEM OSMANLI’YI HEM DE CUMHURİYETİ SOYAN ADAM!…
Ermeni Asıllı Osmanlı Devleti Vatandaşı bir işadamı Kalust Sarkis Gülbenkyan

Gülbenkyan doğma büyüme Üsküdarlı bir Osmanlı yurttaşıdır. Genç yaşta, Kerkük’te petrol arar.
Çalışmaları Abdülhamid Han’ın dikkatini çeker ve hemen Kerkük ve Musul yöresiyle birlikte bütün Arap yarımadasını kapsayacak, petrol kaynaklarını gösteren bir dizi harita yaptırmaya başlar.
Ancak İttihatçılar başa gelince bu çalışmalar durur. Gülbenkyan, İttihatçıların petrolle falan ilgilenmediğini, Abdülhamid’den de kurtulduğunu anlayınca 1912 yılında Türk Petrol Şirketi’nin (Turkish Petroleum Company-TPC) kuruluşuna öncülük eder. Şirketin adı Türk’tür ama Osmanlı’nın bir kuruşluk hissesi yoktur.
Hisselerin  yüzde 50’si, 1914 yılında, donanmasını kömürden petrolle çalışan gemilere dönüştüren İngilizlerin elindedir; Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra Amerikalılar da hisse alır şirketten. Ortalıkta Osmanlı İmparatorluğu kalmamıştır ama, şirket İstanbul Hükümetinden aldığı petrol arama imtiyazlarını öne sürerek, Kerkük ve Musul’un üstünde bayrağı dalgalanan Iraklılara da hisse vermez. Şirketin yüzde beş hissesiyse Yazının Devamını Oku »

“ÖFKE” ÜZERİNE DERLEMELER…

ÖFKE NEDİR ?…
Öfke, doyurulmamış isteklere, istenmeyen sonuçlara ve karşılanmayan beklentilere verilen, son derece doğal, evrensel ve insani bir duygusal tepkidir.

Öfke Nedir ve Ne İşe Yarar?

· Öfke, son derece normal ve yaşamın sürdürülmesi için gerekli bir duygudur.
· Öfke duygusal bir tepkidir.
· Öfke uyarıcı bir işarettir.
· Öfke kişiyi tehditlere karşı uyarır ve kendisini korumasına olanak sağlar.
· Öfke, yeni öğrenmeler için motivasyon kaynağıdır.
· Öfke sınırlandırılabildiği sürece sağlıklıdır ve işe yarar.
Yazının Devamını Oku »

BİZİM ZAMANIMIZDA…

MASALLARIMIZ ÇALINDI ÖNCE…
Maviye çıkardı çocukluğumuz.
Ne yana dönsek umut, kime tutunsak vefa…
Çaldılar ceplerimizden çocukluk ruhumuzu.
Öksüz kaldı saksıda çiçek, bedende ruh, şiirde kelime…
Attila İlhan’ın “o eski heyecan ölür” dediği dizeye sarılıyorum sımsıkı.
Ölmemeliydi heyecan. Profesyonelleşmemeliydi insan.
Amatör kalmalıydı sevgi.
Düzene alışmaktı çünkü profesyonellik, eyvallah çekmekti her şeye.
Oysa amatörlük sıkı işçilik demekti.
Yazının Devamını Oku »

GÜNDEM ÇORBASI (21. ŞUBAT. 2012)…

SÜPRİZLERİMİZİ BOZDULAR….
Biliyorsunuz hayat sürprizlerle daha güzeldir…
Teknoloji sürprizlerimizin de canına okudu, uzun zamandır doğal sürprizlerden mahrum yaşıyoruz…
“Doğal sürpriz” ne midir?..
Meselâ, eskiden havanın durumu bir “doğal sürpriz”di…
Uyandığımızda sabırsızlıkla perdeleri açar, havaya bakardık…
Güneş ayrı bir keyifti, yağmur ve kar apayrı bir keyif…
Eskinin lüks eşyalarından sayılan barometrenin üstünü tıklar, tahminini barometre ile doğrulardık..
“Barometre yükseldi, güneşli günler geliyor.”
Güneşli günlerin müjdelenmesi bile insanlarda tebessüm oluştururdu. Ama hava üstüne tartışmalar da başlardı…
Kişisel deneyimler seslendirilir, emareler (belirti) değerlendirilir, itirazlar edilir, muhabbet koyulaştıkça koyulaşırdı…
Yazının Devamını Oku »

ARKADAŞLIK VE DOSTLUK ÜZERİNE DERLEMELER…

ARKADAŞLIK ÜZERİNE SÖYLENMİŞ GÜZEL SÖZLER..

Arkadaşının altındaki sineği öldürmek için tabanca kullanma…  

Arkadaş uğrunda ölmek kolay, fakat uğrunda ölünecek arkadaşı bulmak zordur…(Cervantes)

Arkadaş, insanınkendisine verdiği hediyedir…(Stevanson)

Arkadaş, insanınyapacak hiçbir şeyi olmadan, konuşacak hiçbir laf bulamadan, sessizce birlikte
olabildiği kişidir…(Sheryl Condie)

Arkadaş, senin hakkında her şeyi bilen ve seni olduğun gibi seven kişidir…(Elbert Hubbart)

Arkadaş, yağmurluhavada bulunamayan faytona benzer…(Voltaire)

Arkadaş, yanında yükseksesle düşünebildiğin kişidir…(Waldo Emerson)

Arkadaş; uçmayı unuttuğumuzda bize kanatlarını açan melektir…

Arkadaşını (çevreni) kendini sevdiğin gibi sev…

Yazının Devamını Oku »

GÜNDEM ÇORBASI (12. ŞUBAT. 2012)…

ÖRTME, KAPATMA, UZLAŞMA, ÇÖZ !…
Gördüklerimi, duyduklarımı, okuduklarımı, fotoğrafın parçalarını bir araya getirir, bir sonuca varabilirim. Bu da benim analizim olur.
O halde son günlerin en çok sorulan “Neler oluyor” sorusunu da bu çerçeveden bakınca şöyle cevaplayabilirim:
Sadece olması gereken oluyor!
Yapması gerekenler yapmadıkları zaman başka bir kurum devreye girip yapılması gerekeni yapıyor!
Siz, eşiniz, dostunuz, aileniz hakkında, şahsınız hakkında, partiniz hakkında bir kötü söz, bir tenkit, bir nadanlık olduğunda aslan kesiliyorsunuz, ne gerekiyorsa hemen yapıyorsunuz. Bütün yetkilerinizi kullanıyorsunuz. Mutlaka intikamınızı alıyorsunuz.
Ama… Ülkeye ve millete kastetmiş oluşumlarla ilgili gelişmelerde olayların üstünü örtüp, uzlaşmacı bir profil çiziyorsunuz.
Oysa asıl yapılması gereken, nefsani davranmaktan ziyade bütün ülkenin hukukunu korumak, bu ülkeye, bu millete kasteden nadanların üzerine gitmektir.
Yazının Devamını Oku »

EFLATUN’A SURMUŞLAR…

EFLATUNA SORMUŞLAR…

“Dünya nasıl düzelir?

” Cevap: “Filozoflar (başkanlar, cumhurbaşkanları, başbakanlar) kral ya da krallar filozof olunca…”

Tekrar sormuşlar:

“İnsanların sizi en çok şaşırtan davranışları nelerdir?”

Eflatun tek tek sıralamış:

1. “Çocukluktan sıkılırlar ve büyümek için acele ederler. Ama büyüyünce çocukluklarını özler, geri dönmek isterler…

2. “Para kazanmak için durup dinlenmeden çalışır, bu uğurda sağlıklarını yitirirler. Sonra, yitirdikleri sağlıklarına tekrar kavuşmak için, eskiden sağlıklarını kaybetme pahasına kazandıkları tüm paralarını doktora, ilâca, kaplıcalara, yatırırlar…

3. “Yarınlarından öyle derin endişeler duyarlar ki, bugünü yaşamayı unuturlar. Dolayısıyla hem bugünü, hem de yarını kaçırırlar…

Yazının Devamını Oku »

GÜNDEM ÇORBASI (8. ŞUBAT. 2012)…

BUGÜN (8 Şubat 2012)
8 Şubat Gregorian Takvimine göre yılın 39. günüdür. Sonraki sene için 328 gün var ( Artık yıllarda 327).

8 ŞUBAT’DA DÜNYA’DA VE TÜRKİYE’DE NELER OLDU ?…HAZIRLAYAN : HALUK CANGÖKÇE

1640 – Bağdat Fatihi IV.Murat Vefat Etti. (Oldukça sıkıntılı bir dönemde on bir yaşında padişah oldu. saltanatının ilk yılları validesi Kösem Sultan’ın ve yeniçerilerin oluşturduğu kaos ortamıyla geçti. Yirmi yaşları civarında otoriteyi ele almayı başardı. Devleti karışıklık içerisinde bırakan tüm zorbaları ortadan kaldırdı. İçki ve tütün yasağı getirdi. Geceleri lambasız sokağa çıkma yasağı getirdi. İstanbul’da güvenliği yeniden tesis etti. Maliye konusunda tedbirler aldı.
İran seferine çıktı. Bu seferlerinde Revan ve Bağdat’ı tekrar geri aldı. Safeviler ile Kasr-ı Şirin Antlaşması yapılarak uzun süredir süren çatışmalara son verildi. Aldığı tedbirler ile devleti içeride ve dışarıda tekrar güçlü duruma getiren IV.Murat  8 Şubat 1640 yılında 28 yaşları civarında vefat etti. IV.Murat fiziki gücü ve mahir silah kullanımı ile de  tanınıyordu)…
1664 – Yeni Cami 66 Yılda Tamamlanarak İbadete Açıldı. (İstanbul’da 1597 yılında Sultan III. Murat’ın eşi Safiye Sultan’ın emriyle temeli atılan Yeni Cami ya da Valide Sultan Camii,  tam 66 yıl sonra tamamlandı. IV. Mehmet’in annesi Hatice Turhan Sultan’ın büyük çabaları ve bağışlarıyla tamamlandı ve 8 Şubat 1664’te ibadete açıldı.)
1916 – Müttefik kuvvetleri Osmanlı ordusunun Çanakkale direnişini kıramadılar. Yenilgiye uğrayarak Gelibolu yarımadasından çekilmeye başladılar. Başarısızlığı nedeniyle İngiliz Deniz Kuvvetleri komutanı Amiral Winston Churchill görevinden istifa etti.
Yazının Devamını Oku »

4 ŞUBAT’DA DÜNYA’DA VE TÜRKİYE’DE NELER OLDU ?…

BUGÜN (4 Şubat 2012)
4 Şubat Gregorian Takvimine göre yılın 35. günüdür. Sonraki sene için 330 gün var (Artık yıllarda 331).

4 ŞUBAT’DA DÜNYA’DA VE TÜRKİYE’DE NELER OLDU ?…

1783 – Amerikan İç Savaşı: İngiltere ABD ile olan düşmanlığına son verdiğini resmen ilan etti.
1789 – George Washington ABD’nin ilk başkanı seçildi.
1792 – George Washington ikinci dönemde yeniden ABD başkanlığına seçildi.
1899 – Filipinler – ABD savaşı başladı.
1923 – Lozan Konferansı, tarafların uzlaşamamaları nedeniyle kesildi.
1926 – İskilipli Atıf Hoca’nın idamı “Frenk Mukallitliği ve Şapka” adlı risalenin yazarı İskilipli Atıf Hoca’nın idamı Ankara İstiklal Mahkemesi kararına göre gerçekleştirildi. (Şapka inkılabından bir yıl önce yazdığı Frenk Mukallitliği Ve Şapka adlı eserinden dolayı İstiklal Mahkemesinde yargılanan ve karar günü savunma yapmayan İskilipli Atıf Hoca’ya İstiklal Mahkemesi Başkanı Kel Ali idam hükmü verdi. Oysa davanın savcısı üç yıl hapis istemişti. İskilipli Atıf Hoca 4 Şubat 1926 günü Ankara Samanpazarı’n da asılarak idam edildi. Cenazesi yıllar sonra İskilip ilçesine getirilerek yeniden defnedildi)..
1927 – İngiliz Malcolm Campbell “Bluebird” adlı otomobili ile saatte 281,4 km hız yaparak dünya rekoru kırdı.
1947 – Hatay ilinde yer adlarının Türkçeleştirilmesine karar verildi.
Yazının Devamını Oku »

“RUZNAMEM”DEN SEÇMELER…(5)

”İNSAN İNANDIĞI ŞEYLER UĞRUNA MUHTEŞEM HATALAR YAPABİLİR” …
Bazen öyle bir ilişkiye tutulursunuz ki, ne sevebilir, ne terk edebilirsiniz.
Kör kütük bağlanmışsınızdır aslında…
En güzel yıllarınızın, acı tatlı hatıralarınızın ortağıdır; iç çekişmelerinizin müsebbibi, yazılarınızın ilhamı, sohbetlerinizin konusudur.
Gözyaşlarınızda, bilinçaltınızda, kahkahanızdadır. Korkunca saklandığınız bir sığınak, coşunca öptüğünüz bir bayrak…
Sevdanız riyasız, çıkarsız, karşılıksızdır.
Sınırsız ve nihayetsiz;”Ölmek var, dönmek yok”tur.
Lakin gün gelir anlarsınız; içten içe bir şeylerin kanadığını…
Tutkulu sevdaların gizli hançerleri başlar parıldamaya…
Şurasından, burasından eleştirmeye koyulursunuz:
“Şöyle görünse, öyle demese, değişse biraz ya da eskisi gibi olsa…”
Başkalarını örnek göstermeye, “Bak onlar nasıl yaşıyor” demeye başlarsınız.
Hem birlikte yaşayıp, hem özgür olmanın yollarını ararsınız.
Yazının Devamını Oku »

GÜNDEM ÇORBASI (1. ŞUBAT. 2012)…

BUGÜN (1 Şubat 2012)
1 Şubat Gregorian Takvimine göre yılın 32. günüdür. Sonraki sene için 333 gün var ( Artık yıllarda 334).

1 ŞUBAT’DA DÜNYA’DA VE TÜRKİYE’DE NELER OLDU ?…
1454 – Papa Kiliselere Türk Vergisi Koydu. (İstanbul’un fethi üzerine Papa 1 Şubat 1453’teAvrupa’da yeni bir Haçlı Seferi çağrısı yaptı ve hazırlık için bir dizi isteklerde bulundu. Haçlı Seferine katılacak her kesin kesinlikle cennete gideceğine dair fermanlar dağıttı. Bu seferin gideri için kiliselere Türk vergisi kondu. Ayrıca bütün Hıristiyan aleminden ‘’Kutsal Savaş Vergisi’’ toplamalarını istedi. Ancak böyle bir sefer hiçbir zaman gerçekleşmedi. Çünkü daha önce ki Haçlı Seferleri tecrübesi böyle bir seferi engellemişti.)
1793 – Fransa, İngiltere ve Hollanda’ya savaş ilan etti.
1814 – Filipinler’deki Mayon yanardağı lav püskürdü: yaklaşık 1200 kişi yaşamını yitirdi.
1895 – Lumieres kardeşler, sinema makinasını icat ettiler.
1918 – Rusya Gregoryen takvim’e geçti.
1920 – Fransızlar, işgal ettikleri Maraş’ta çarşıları yakmaya başladılar; bunun üzerine çok şiddetli sokak savaşları başladı.
1924 – İngiltere, SSCB’yi resmen tanıdı.
Yazının Devamını Oku »