Takvim
Nisan 2012
P S Ç P C C P
« Mar   May »
 1
2345678
9101112131415
16171819202122
23242526272829
30  

Nisan, 2012

TARİHTEN KAÇMAK !…

TARİHTEN KAÇMAK SEVDASINA, 28 MAYIS 1927 TARİH VE 1057 SAYI İLE ÇIKARTILAN KANUN…

(“Tarihimizi çöp tenekesine atma” kanunu. O kadar şedit, o kadar garabet, o kadar hunharca!)

Osman Öndeş’in “Vahdeddin’in sırdaşı Avni Paşa Anlatıyor” kitabının 16’ncı sayfasında yine çıktı karşıma.

Hazır yeri gelmişken söyleyeyim; bu kitabı mutlaka okuyun.

Milli Mücadele’yi başlatması için Mustafa Kemal Paşa’yı Anadolu’ya gönderenin kim olduğunu esas kaynağından öğrenin. Ve görün kimmiş vatan haini, kimmiş sahte kahraman?

Lafın dümenini biraz daha bu tarafa kırarsak hiç çıkamayız; iyisi mi biz mahut kanuna dönelim.

TBMM tarafından 1927’de kabul edilen, “Türkiye Cumhuriyeti Dahilinde Bulunan Meban-i Resmiye-i Milliye Üzerinde Tuğra ve Methiyelerin Kaldırılması Hakkındaki 1057 nolu kanun”dur bu. Binaların üzerinde bulunan Osmanlı tuğraları ve kitabeleri sökülecek yahut gizlenecekti.

Yazının Devamını Oku »

DİN KAVRAMI!…

DİN KAVRAMI!…

Cehalet sadece matematik, biyoloji coğrafya bilgisi eksikliği ile olmuyor, dini bilmemek de büyük bir cehalet.

Keşke sadece cehalet deyip geçebilsek ama dini bilmeyenlere yutturulan hurafeler bugün dünyada milyonlarca insanın hayatını karartmakta, binlerce cana malolmakta. Bu nedenle inanıp inanmamaktan geçtim ama doğru haliyle bilinmesi çok önemli.

Siz inanmayın ama ne anlatılıyor, ne söyleniyor bilin.

Kur’an bir kitaptır. Müthiş bir kitaptır. Evrende eşi benzeri yoktur. Sırları vardır.

Yazının Devamını Oku »

“HAYAT” GÜZELLİKLERİ FARK ETME SANATIDIR…

GÜZELLİKLERİ KEŞFEDİN…

Hayat tümüyle “Güzellikleri fark etme sanatı”dır!

Bu insanı şükre götürür.

Zikre götürür… Duaya götürür…

Fark edip etmemek tamamıyla bizim elimizdedir…

“Ortam kötü ne yapalım” bahanesine sığınıp yan gelmek de mümkün, “kötü ortam” içindeki “iyiler”i bulmak için çabalamak da…

Mutsuzluk tablolarına bakıp mutsuz, umutsuzluk pompalayan gelişmelere kapılıp umutsuz olmak ve hem mutsuz, hem umutsuz olarak kenara çekilmek de mümkün, mutsuz ve umutsuz tablolardan mutlulukla umut çıkarmak için çalışmak da…

Yazının Devamını Oku »

KOCA YUSUF’UN HAZİN SONU…

KOCA YUSUF…Ülkemizde, güreş denildimi akla: “Koca Yusuf” gelir.
Güçlü ve kuvvetli insanları tanımlamak için de, Koca Yusuf’un adı kullanılır.
Türk insanının şuuraltına kadar işleyen bu insan; 1857 yılında, Şunnu’da dünyaya gelir.
İyi ustaların elinde, küçük yaşta pehlivan olur. Ülkede; yenemediği pehlivan kalmaz. Devrin modasına uyarak; Avrupa ve Amerika turnesine çıkar.
Önce; Fransa ve İngiltere. Buralarda yaptığı güreşlerde; Fransızların ve İngilizlerin, ihtirasla karşısına çıkardıkları tüm rakiplerini ezerek yener.
Sonra; Amerika’ya geçilir. Burada da; yeni dünyanın, insan azmanı rakiplerini; birer ve bazende ikişer ikişer yener. Sırtı yere gelmez.
Günümüzde; güreş sporunu yapan ve sırtı yerden kalkmayan sporcularımız, umarım güreş sporunun bu şanlı geçmişindeki kahramanı tanıyorlardır.
Yazının Devamını Oku »

“SEVGİ” VE SEVMEK” ÜZERİNE ÇEŞİTLEMELER….

 SEVGİ…
Geçenlerde okuduğum bir makalede yazar;
“Sevgi” dedikleri bu mu?
Bakınca, hayata tutunamayan ve bundan umudunu kesen insanların birbirlerine tutunmaya çalışmaları mı?…
Toplumca kabul görmüş şehvet ve şefkat alışverişi mi?..
“Sevgi”dedikleri bu mu?
Umutsuz fakat pişkin bir mızmızlık sanki!
Hayır! “Sevgi” bu olamaz! diyordu..

Oysa Şeyh Sadi ne güzel söylemiş.
“Sevgi ve paylaşmak en yakınınızdan başlar.
Sonra yayılarak devam eder.
Kin, cimrilik, nefret kimsenin hoşlanacağı davranışlar değildir.
Sevdiği göğsünde olanla, kapıya göz dikip bekleyen kimse arasında fark vardır…

Yazının Devamını Oku »

GÜNDEM ÇORBASI… (1. NİSAN. 2012)

4+4+4…
 Hani adamın, şaraplardan hangisinin daha güzel olduğunu, henüz tatmadığı şişeyi seçerken, “çünkü hiçbir şey, bu içtiğimden daha kötü olamaz” demesindeki gibi; ben de şimdi diyorum ki, hiçbir şey bu uyguladığımız modelden daha kötü olamaz.
Devletin dayatmacı ve seçeneksiz eğitim sistemi, içine giren herkesi kör cahil yapıyor burada.
En değerli yazarların olmazsa olmaz kitapları, 75 milyonluk bir ülkede, birkaç bin gibi çok az sayıda basılmalarına rağmen, meselâ on yıllık bir süreçte hâlâ kitapçı raflarında okuyucularını bekleyip duruyor.
Hiç bunun, savunulacak iler tutar bir yanı var mı, Allah aşkına!
***

KİME ZARAR GELİR Kİ ?…
Kur’an-ı Kerim, insanları doğru yola çağıran, güzel ahlâkı telkin eden ilahî kitaptır;
Yazının Devamını Oku »