Takvim
Eylül 2012
P S Ç P C C P
« Ağu   Eki »
 12
3456789
10111213141516
17181920212223
24252627282930

Eylül, 2012

BÜYÜKLERE MASALLAR…

DENİZ KIZLARI…(Oscar Wilde’ın hikayesi)….

Adamın biri, her mehtaplı gecede alır başını deniz kıyısına gidermiş. Dönüşünde sorarlarmış:

“Ne gördün?”

“Dünya güzeli deniz kızları gördüm, altın saçlarını gümüş taraklarla tarıyorlardı”, dermiş hep.

Bir gece yine tek başına deniz kıyısına vardığında, gerçekten dünya güzeli deniz kızları görmüş, altın saçlarını gümüş taraklarla tarıyorlarmış.

Döndüğünde yine sormuşlar:

“Ne gördün?”

“Hiç” demiş… “Hiç bir şey”…

Evet…”Bir hayalin gerçek olması kadar hayal kırıcı bir şey yokmuş”…

Oscar Wilde’in yukarıdaki harika öyküsünü ilk okuduğumda ortaokuldaydım ve ne demek istediğini anlamamıştım.

Yazının Devamını Oku »

BUNLARI BİLİYORMUSUNUZ ?…

BUNLARI BİLİYORMUSUNUZ ?…

*Sarıkamış’ta tek kurşun sıkmadan donarak ölenlerin sayısının 109 bin 274 kişi olduğunu…

* İsmet İnönü’nün 12 yıllık Cumhurbaşkanlığı döneminde “Nutuk” un bir tek defa bile basılmadığını…

*“Dağ Başını Duman Almış” marşının Cumhuriyet’le hele de 19 Mayıs’la hiçbir ilgisinin olmadığını; Bu marşın notalarının Selim Sırrı Tarcan ‘ın İsveç’ten  getirdiğini, asıl adı “Tre Trallande Jambör” olan, ormancıların ağaç keserken söylediği bir marş olduğunu; Tarcan’ın notaları Türkçe Öğretmeni Ali Ulvi Elöve’ye verip, onun da güftesini yazdığını, Marşın, beden eğitimi derslerinde çalındığını ve yıllar yılı 19 Mayıs Bayramı’nın simgesi olduğunu…

*TBMM tarafından 1927’de kabul edilen, “Türkiye Cumhuriyeti Dahilinde Bulunan Meban-i Resmiye-i Milliye Üzerinde Tuğra ve Methiyelerin Kaldırılması Hakkındaki 1057 nolu kanunla, Binaların üzerinde bulunan Osmanlı tuğraları ve kitabelerinin söküldüğünü. Neticede İstanbul ve Çanakkale boğazlarındaki tabyalara, günümüzdeki İstanbul Valiliği olan Babıâli’nin giriş kapılarının iki yanındaki saçakları altındaki tuğralara, sıbyan okullarına, her biri ecdad yadigarı ve kent yaşamının mimari süsü ve değeri olan çeşmelere, maksemlere değin ne kadar eser varsa birçoğunun tuğraları ve kitabeleri demir raspalarla kazınmak suretiyle yok edildiğini…

Yazının Devamını Oku »

“KORKU” ÜZERİNE BİR DERLEME…

“KORKU” ÜZERİNE SHAKESPEARE’DEN BİR HİKAYE…


Korkusundan devamlı endişe içinde yaşayan bir fare vardır.

Büyücünün biri fareye acır ve onu bir kediye dönüştürür.

Fare, kedi olmaktan son derece mutlu olacağı yerde bu kez de köpekten korkmaya başlar.

Büyücü bu kez onu bir kaplana dönüştürür. Kaplan olan fare, sevineceği yerde avcıdan korkmaya başlar.

Büyücü bakar ki, ne yaparsa yapsın farenin korkusunu yenmeye imkan yok. Onu eski haline döndürür.

Ve der ki,”Sen cesaretsiz ve korkak birisin. Sende sadece bir farenin yüreği var. O yüzden ben sana yardim edemem.”..

Ünlü yazar Shakespeare, bu konuda söyle diyor :

İnsanların çoğu…

Sevmekten korkuyor, kaybetmekten korktuğu için..

Düşünmekten korkuyor, sorumluluk getireceği için.

Konuşmaktan korkuyor, eleştirilmekten korktuğu için.

Yazının Devamını Oku »