En Son Yorumlar
    Takvim
    Mart 2012
    P S Ç P C C P
    « Şub   Nis »
     1234
    567891011
    12131415161718
    19202122232425
    262728293031  

    4+4+4…

    TAKKE DÜŞTÜ, KEL GÖRÜNDÜ !…
    4+4+4 ile, kafanın çıplaklığı net olarak göründü.
    Ne güzel konuşuyordu..
    “Canım biz de demokratız. Darbecilikle falan işimiz yok. Özgürlük istiyoruz. Herkese özgürlük. Türbanlıya da, başı açığa da..” deyince, herkesin yağı eriyordu..
    “Bu ülkede artık ‘özgürlük’ dışında bir talep olmaz. Herkesin rotası artık, özgürlük yönünde” görüşü hakim olmuştu ki…
    Birden çarkediverdi, çarkçıbaşı Kemal!
    Neymiş, “Milli eğitim sistemi ulusal davamız”mış. “Milli davamız”mış. “Benim çocuğumun, onun çocuğunun, bir başkasının çocuğunun davası değil, hepimizin, bu ülkedeki bütün yurttaşların ortak davası”ymış!
    Eeee?
    Eğitim sistemi, “bütün yurttaşların ortak davası” olunca, hepsine aynı şeyin dayatılması mı gerekiyormuş?
    Hani “Özgürlük” diyordunuz?
    Özgürlüklerin hakim olduğu bir sistemde, sizin tek tipi nasıl dayatabilirsiniz?
    4+4+4 ile, vatandaşa alternatifler sunuluyor.
    Sistemin temeli bu…
    Yani özgürlüklerin önü açılıyor.
    İsteyene kebap, isteyene çorba, isteyene lahmacun tercih etme özgürlüğü veriliyor.
    Niye herkese, “İlla lahmacun yiyeceksin” diye dayatıyorsunuz ki?
    Bırakın, 4 yıllık temel eğitimden sonra, isteyen eski temel eğitime devam etsin.. İsteyen de, daha farklı derslere yönelebilsin.
    Niye herkesin tek yönde ilerlemesini istiyorsunuz ki?
    Şunun altını çizelim.
    Yeni sistemde, kimsenin çocuğuna bir dayatma yok.
    İsteyen eski ders sistemini tercih edecek.
    İsteyen de, değişiklikle tercih etme imkanı tanınan ders sistemini..
    Dolayısı ile, biz Kemal Bey’in çocuklarına bir şey dayatmış olmuyoruz.
    Onlar, kendi çocuklarını, yine istedikleri yönde eğitecekler.
    Ama olur mu?
    Onların dertleri sadece kendi çocukları değil.
    Onlar, bizim çocuklarımıza da tahakküm etmek istiyorlar.
    Sadece kendi çocuklarının değil, bizlerin çocuklarımızın da hangi ders sistemiyle yetişeceğine, CHP kafasının karar vernesini istiyorlar.. Daha doğrusu dayatmak istiyorlar.

    Çocuklara, onların velilerine; “tercih edebilme hakkı” tanınmasına, niye böyle karşı çıkıyorsunuz ki?
    “Çocuklarımızın geleceği yok ediliyor”muş!
    Anne babaların, çocuklarının “Kur’an öğrenmesi, din derslerini daha fazla alması”nı istemeleri ile mi, gelecekleri yok edilmiş olacak?
    Senin çocuğuna zorla bu dersi veren olursa, itiraz et.
    Ama benim çocuğumdan, sen ne istiyorsun?
    Ne hakkın var, benim çocuğumun göreceği derse karışmaya..
    Sonra da diyor ki, “CHP din eğitimine karşı değildir..”
    Karşı değilsen, bu efelenmen niye?
    Üç tane çocuk, haftada üç saat Kur’an dersi görecek diye, bu kadar yırtınman niye?
    Her şey ayan beyan ortada değil mi?
    O beğenmediğin; hayatı sorgulatmadığını, hayatı kararttığını iddia ettiğin “din eğitimi”, senden daha genç birisine, 9 senedir Başbakanlık koltuğunda oturacak kadar kazanım vermiş.. Sen ise, “din eğitimi” almış Başbakan’ın yarı oyunu alınca bayram ediyorsun..
    Aradaki fark, ortada değil mi?
    Bırakın da; yeni neslin içinden, bir tane değil, onlarca Tayyip yetişsin.
    Piyasada Kemal’ler çok.. Kaldı ki, Kemal’lerin yetişmesine, yeni sistemde de engel yok.
    Siz de, Tayyip’lerin yetişmesine engel olmayın.

    Alıntı: Ali Karahasanoğlu
    ****

    “CHP”, TÜRKİYE’NİN EĞİTİM SİSTEMİNDEN BESLENEN BİR PARTİ…
    Bütün zamanlarda, kısa kesintiler hariç, mesela Tevfik İleri, mesela Vehbi Dinçerler dönemleri gibi, hangi parti iktidarda olursa olsun, eğitimin iktidarı CHP idi.
    Bu sistem, CHP’ye on yıllar boyunca yüzde 20 ile 30 rey sağladı.
    Eğer eğitim sistemi normalleşirse, CHP gençliği neredeyse sıfıra müncer olabilir; korku bu.
    O yüzden işi çok sıkı tutuyorlar.
    O yüzden canhıraş feryatlar koparıyorlar.
    ***

    EĞİTİM SİSTEMİNDEN ÖÇ ALMAK!…
    Geçen hafta sıkça muhabbeti yapılan konulardan biri, seçkin olduğu kabûl edilen bir yüksek öğretim kurumunda siyâsî bilimler okuyan ve öğreniminin sonuna yaklaşmış bir genç hanımın TBMM’yi “yüce dîvan” kavramının kısaltması sanmasıydı.
    Kendisine “Peki Kızım yüce dîvan ne demek?”diye sorulsaydı muhtemelen “Harbiye tarafında bir otel” yâhut “Profitrolleriyle meşhur bir pastahâne” cevâbını verirdi.
    Bu Tâze aynı zamanda siyâsetden nefret edermiş, gazete okumaya da ancak bu yıl başlamış.
    Acabâ gazeteyi soldan sağa mı, yukarıdan aşağıya mı yoksa arkadan öne doğru mu okuyor?
    Benim asıl merâk etdiğim böyle bir cehâlet âbidesini hangi lisenin mezun edip fakültede ise hangi değerli profesörlerin üçüncü sınıfa kadar geçirmiş oldukları.
    Hem kel hem fodul takımından olduğu için bu hâliyle övünmekden de geri kalmayıp bunu “inadına Atatürkçü” olmasına bağlayarak sâdece “yüce” dîvandan değil Yüce Önder’den de bir tür öç alıyor.
    Neyin öcünü diyecek olursanız, o evlere şenlik eğitim sistemimizin öcünü!
    ***

    BİR ALFABE OKUTTULAR, “ALİ YAT UYU” DEDİLER, UYUTTULAR !….
    “Yat yat uyu, uyu uyu yat” diye
    Sonunda döndük sünepe kediye

    Bizim kuşak Alfabesi Ali yat, yat uyu..
    Uyu, uyu yat uyu olduğu için uyumayı severiz.
    Ya da uyuyormuş gibi yapıp bizden istenilen veya beklenilen şeyleri yapmamak için uyur pozisyonu alırız…
    Böylece o işten veya her ne istenilecekse o istenilenden amiyane bir terimle yırtmış oluruz…
    Yırtmış olduğumuz bu basit şeyler ileride bizim önümüze artık yırtamayacağımız sorunlar olarak çıkar ve bu sorunlarla baş edemez duruma geliriz.
    İşte bu günler o günler.
    Mevcut eğitim sistemi, 12 Eylül darbe anayasasının ve 28 Şubat postmodern darbesinin oluşturduğu bir eğitim sistemidir.
    Uyananlara günaydın, uyuyanlarada iyi uykular.
    Artık uyuma zamanı değil, “UYAN MİLLET UYAN…”
    ***

    CANIM BABACIĞIM SENİ BİR KEZ DAHA RAHMETLE ANIYORUM…
    İyi ki beni düz liseye yazdırmayıp, (o zaman ki adıyla)” ERKEK SANAT ENSTİTÜSÜNE” KAYIT ETTİRMİŞSİN..
    BU SAYEDE 3 SANATI BİRDEN ÖĞRENİP, KISA YOLDAN HAYATA ATILDIM.
    Senin vefatından sonra yine darbeler oldu ve bu darbecilerden Çevik Bir isimli, postal parfümlü, omzu kalabalık, giydiği üniformadan başka hiçbir meziyeti olmayan bir darbeci, hükümete zorla dayatma yaparak sistemi değiştirdi..
    Ama artık halkın oyları ile iktidara gelen bir hükümet var…
    Bu ucube yasayı bütün engellemelere rağmen değiştirecek inşallah…
    Engelleyenler kim mi?..
    izin zamanınızda ezanı Türkçe okutan, camilerin birçoğunu ahır yapıp kapatan CE HA PE’den başkası değil..
    Yok yok yerinde rahat uyu…
    CE HA PE hiçbir zaman iktidar olamadı ve bu kafayla giderse hiçbir zaman da iktidar olamayacak inşallah…
    Mekanın Cennet olsun sevgili babacığım…
    Allah rahmet etsin…
    Toprağın bol olsun…
    ***
    Eğer söylenecek sözünüz varsa ekleyin..
    Eğer söylenecek sözünüz yoksa sözleri okuyun..
    Okumaya da zamanım yok diyorsanız..
    O zaman PAYLAŞ ın birileri mutlaka okur…HALUK CANGÖKÇE
    ***

    Çeşitli Makale ve Yazılarım için:
    http://www.turklider.org/TR/DesktopDefault.aspx?tabid=1583 da ” Haluk Cangökçe Gözüyle”

    Yanıt Yazın