En Son Yorumlar
    Takvim
    Kasım 2014
    P S Ç P C C P
    « Ağu   Şub »
     12
    3456789
    10111213141516
    17181920212223
    24252627282930

     “AKYAR BARAJINDA BİR BALIK AVI”

     _DSC0014“AKYAR BARAJINDA BİR BALIK AVI”

     

    Senelerce denizlerde zıpkınla av yapmış, oltayla balık tutmuştum ancak tatlı su avcılığı hakkında pek malumatım ve tecrübem yoktu.

    Bu nedenle dostum Macit Kurtuluş’un hafta sonu yapacakları balık avı davetini büyük bir heyecanla kabul ettim..

    Gideceğimiz yer, Ankara’ya 101 km, Kızılcahamam ilçesine 23 km uzaklıkta bulunan Akyar Barajı’ydı.

     

    Bir saatlik bir yolculuktan sonra baraj gölündeydik..Barajın suları bir hayli çekilmişti. Dik bir yamaçtan aşağıya yürüyerek inip kampımızı kurduk.

    Suların çekilmesiyle, daha önce baraj suları altında kalıp sadece temelleri kalan evlerin temel taşları masamız oldu.

    Odun ateşinde demlenen çayımızla yaptığımız kahvaltıdan sonra, dostlar oltalarını, ben ise fotoğraf makinemi alıp çevreye dağıldık..

    İlk dikkatimi çeken şey, baraj sularının altında kalmayan evleri ile yamaçta bulunan köy oldu..

    karaağaç köyüDaha sonra yaptığım araştırmada bu köyün Karaağaç köyü olduğunu öğrendim.

    Köyün geçmişi yaklaşık 750 yıl öncesine 1500″lü yıllara dayanıyor..

     Osmanlı zamanındaki çeteleşmelerin ve eşkıyaların saldırılarından kaçan mazlum insanların, ulaşılabilmesi daha zor olan dağlar ve ormanlık alanlar arasındaki yerlere göç etmesiyle oluşmuş bir köymüş..

    Baraj suları bu köyün büyük bir bölümünü sular altında bırakmış. Sular altında kalan yerler arasında, köyün mezarlığı da var. Mezarlık bizim kamp kurduğumuz  yerin hemen yanında…

    Yıllarca sular altında kalmanın etkisiyle mezarların sadece taşları kalmış..

    Baraj suları yağışın az olduğu dönemlerde çekildiğinde, mezar sahipleri mezarların üzerine beton dökmüş veya taşlar koyarak mezarlığı korumaya çalışmış…

    Mezarlığın fotoğraflarını çektikten sonra, mezarlık duvarının üzerine oturup, paslanmış demirlere yaslandım…

    Çok etkilenmiştim buradan. Bir saatten fazla oturdum bu mezarlık duvarında

     

    _DSC0057Bu mezarlıktaki insanlar bir canlansa hepsinin diyeceği o kadar şey var ki.

    Bizim gibilerdi onlar da acılar çekti, güldü, eğlendi, aşık oldular…

    Nice hikayeler var anlatacakları onlar vazgeçilmez değiller miydi?

    Ama neye yarar işte ölüm tam eşitlik hali insanlar arasındaki, ne olursan ol ne yaşarsan yaşa bir gün hepimiz öleceğiz.

    .

    Düşüncelere dalmışken aklıma, “Mezarlıklar vazgeçilmez insanlarla doludur” diyen veciz söz geldi .

    İnsanın ilk duyulduğunda ürpertici gelebilen bir söz bu.

    Bana öyle olmuştu. Ama düşününce, ilk anda yarattığı acımasız, katı gerçeklik hissinden sıyrılıp normal kabul edebiliyor, olabilirliğini anlıyorsun. 

    Hangimiz ne kadar yeri doldurulmaz, ne kadar vazgeçilmez olabiliriz ki?

    Biz öyle sansak, hatta başka birileri gerçekten öyle hissetse, bizsiz yapamayacağını düşünse bile, biz gittikten sonra bu hissiyat ne kadar zaman sürebilir?

    _DSC0114Ne kadar zaman sonra aslında bir alternatifimizin olabileceğine karar verilir? 

    Eğer işlere bu yönden bakarsan, gerçekleştirmek için uğraşıp didindiğin şeylerin, dostlukların, büyük aşkların, planların, işin-gücün ve daha birçok şeyin ne gibi bir önemi var?

    Sen gidersin başkası çalışır o işte.

    Sen yok olursun, senin aşkın başkasının olur ve bunlar hiç beklemediğin bir anda, sen kendini kaptırmış giderken bir anda, bir salisede olabilir…Yalan mı?

    Belki her şey birebir aynı olmaz ama yeni bir düzen kurulur. Belki arada bir hatırlanırsın. belki iyi, belki kötü anılırsın ama olur işte. Çünkü insan denilen varlık her şeye, her duruma alışır. 

     

    İşte bu yüzden hayatta sadece kendisine özel-kendisiyle ilgili-kendisiyle paylaşılan bir şeyler olduğunu zannetmek insanoğlunun en büyük yanılsamasıdır. Belki de en büyük acısı.

     “Bu dünya ne sana ne bana kalacak”

    Onun için mutluluklarımızı ertelemeyelim. Zira yarın da uyanacağın ne malum?

    “Kimse vazgeçilmez değil” sözünü aklımızdan hiç çıkarmamak bizim yararımıza…

     

    _DSC0113

     

     

     

     

     

     

    _DSC0101

     

     

     

     

     

     

    _DSC0110

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

    Buraya gelmeden önce birisi bana “Haluk, bir gün sen bir baraj gölünün sularının 40 metre altında bulunan bir mezarlığın duvarına oturarak saatler geçireceksin” deseydi, onun bir rüya aleminde olduğunu söyler ve akıl sağlığının yerinde olup olmadığını sorgulardım.

     

    Evet çok değişik bir pazar günü geçirdim avcı dostlarımla…

     

     

    Haluk Cangökçe.

    ——

    TÜRKLİDER ORG YAZILARIM İÇİN..
    http://www.turklider.org/TR/DesktopDefault.aspx?tabid=1583 da ” Haluk Cangökçe Gözüyle”
    YORUMSAL ALAN YAZILARIM İÇİN:
    http://www.yorumsalalan.com/kategori/yazarlar/haluk-cangokce/
    NÜVE FORM KÖŞE YAZILARIM İÇİN:
    http://www.nuveforum.net/2031-haluk-cangokce/

     

    Yanıt Yazın