En Son Yorumlar
    Takvim
    Aralık 2011
    P S Ç P C C P
     1234
    567891011
    12131415161718
    19202122232425
    262728293031  

    BOŞA GEÇEN ZAMANA, EMEKLERE, HARCANAN KUŞAKLARA YAZIK!.

    CAHİL YETİŞTİRME FABRİKASI!…
    Câhillik ikiye ayrılır: Basit cahil, okula gitmemiş, okuma yazma bilmeyen bir yıldızlı cahil…
    Mürekkep cahil: Bunlar okumuştur ama yine de cahil kalmıştır, üstelik cahillikleri katmerli olmuştur. İki yıldızlıdan beş yıldızlıya kadar…
    Vatandaş Türkiyeli, ana dili Türkçe ve 1928’den önce basılmış kitapları okuyamıyor.
    Mesela eline 1928’den önce yayınlanmış Çalıkuşu romanını veya Ömer Seyfeddin hikayelerini veriniz, aval aval bakıyor. Ha Çince ha Türkçe.
    Adam veya kadın üniversite bitirmiş, yüksek lisans çalışması, sonra doktora yapmış ama Yakup Kadri’nin 1915’te yayınlanmış yazılarını okuyamıyor.
    Bunlara siz aydın, bilgili, okur-yazar kimseler mi diyorsunuz?
    Vatandaş lise diploması almış, mantık bilmiyor.
    Ülkesinin, devletinin, halkının tarihini doğru dürüst bilmiyor. Tarih diye balığın tırmandığı kavak masalları ve mavalları okutulmuş ona.
    Adam Müslüman, lakin İslam dini ile ilgili en basit inanç maddelerini bilmiyor.
    Üniversite mezunu ama yeterli ahlak ve karakter eğitimi almamış, görgü öğrenmemiş.
    Lise bitirmiş, en basitinden estetik ve sanat kültürüne sahip değil.
    İlköğretim ve lise 12 sene, üniversite en az dört sene, bizim vatandaş ilim, irfan, bilgelik, sağduyu sahibi olamamış.
    Aksine, bir yığın ön yargı, bir sürü modern hurafe sahibi olmuş.
    Beyni yıkanmış.
    Zekası dumura uğramış, vicdanı körletilmiş.
    Neymiş, diplomaları varmış…
    Olmaz olsun böyle diplomalar!..
    Okumuş, aydınlanmış vatandaş 300 kelimelik basit, sade suya tirit, çarşı pazar sokak Türkçesiyle değil, en az on bin kelimelik ve terimlik edebî ve yazılı Türkçe ile düşünür.
    Bir eğitim sistemi genç nesillere zengin, yazılı ve edebî lisanlarını öğretemiyorsa o eğitim değil, aptallaştırma, beyin yıkama fabrikasıdır.
    Türkiye’nin bugünkü ideolojik vesayet eğitim sistemi bilgilendiriyor, aydınlatıyor mu, yoksa beyin mi yıkıyor?
    Var mısınız bir sınav yapalım: Yüz sözde okumuş vatandaşa 1928’den önce basılmış bir roman verip oku şunu bakalım diyelim. Yüzde kaçı gürül gürül okuyabilir acaba?
    Bu eğitime harcanan paralara yazık!
    Boşa giden zamana, emeklere, harcanan kuşaklara yazık!..

    Alıntı: M. Şevket Eygi

     

    Çeşitli Makale ve Yazılarım için:
    http://www.turklider.org/TR/DesktopDefault.aspx?tabid=1583 da ” Haluk Cangökçe Gözüyle”

    Yanıt Yazın