En Son Yorumlar
    Takvim
    Ekim 2011
    P S Ç P C C P
     12
    3456789
    10111213141516
    17181920212223
    24252627282930
    31  

    EY GÜZEL ALLAH’IM !…

    KÖPEKCİ SAVCI
     Korkudan herkesi titreten bir savcıydı. O devir öyle bir devirdi.
    Tek parti CHP devri. Hukuk CHP ileri gelenlerinin söylediği şeylerdi. Onlar herşeyi bilir, her şeyi doğru yaparlardı.
    CHP il başkanları aynı zamanda o ilin valisi idiler.
    İşte böylesine hukukun yerlerde süründüğü günlerde Ankara’dan sırtı pek bir savcı İzmit’te kendi çapında hüküm sürüyordu.
    Astığı astık, kestiği kestik bir savcı olarak ün salmıştı yörede. İstediği kişiyi adliyeye çeker, eşşek sudan gelinceye kadar döverde yine de kimsenin gıkı çıkmazdı, çıkamazdı.
    Bir pazar günü, şehrin eşrafından üç-beş kişiyi etrafına topladı. Bir çay bahçesinde sohbete daldılar. Daha doğrusu o savcı sohbete daldı.
    Onun olduğu yerde konuşmak ne mümkün. Savcının ağzından bal(!) damlıyordu zaten.
    Sabah başlayan sohbet öğleye kadar sürdü. Savcımız tamı tamına üç saat köpeğinin bahçede yaptığı muziplikleri anlattı.
    Herkes huzur ve huşu içinde dinlemek zorundaydılar. Sonunda bir kurtuluş haberi geldi.
    Öğle ezanı okunuyordu.
    Bugün Allah’ın rahmetine kavuşmuş olan Abdürrahim Bezci Bey ayağa kalktı ve savcıya:
    – Sayın savcım beni çağırıyorlar, deyiverdi. Savcı şaşırdı ve sordu:
    – Kim çağırıyor?
    – Efendim ezan okunuyor, beni namaza çağırıyorlar.
    Savcının canı sıkılmıştı, ama bir şey demedi.
    Tam o sırada namazla ve ezanla pek de ilgisi olmayan biri de ayağa kalktı, o da ezanı bahane ederek savcının köpek muhabbetinden kurtulacaktı:
    – Efendim, beni de çağırıyorlar, namaza gideceğim.
    Zaten canı sıkılmış olan savcı patlayıverdi:
    – Ulan, daha ben size köpeğimin evin içindeki hünerlerini anlatacaktım. Namaz mı mühim, benim köpeğim mi? deyince Bezci birden coştu, iki ellerini göğe doğru açarak haykırdı:
    – Ey güzel Allah’ım, üç saattir düşünüyordum, bu kulunu neden köpeğine bu kadar kul etmişsin diye, şimdi anladım ki sen sana kul olmayanları köpeğine kul edermişsin.
    Abdürrahim Bezci hışımla camiye doğru yürüyüp gitti.
    O günden sonra ne mi oldu? İzmit’te o savcı, “köpekçi savcı” olarak anılmaya başladı.
    Bu namının yayılması savcıyı fazlasıyla rahatsız etti ve “Tebdil-i mekanda ferahlık vardır” diyen savcı, İzmit’e çok uzak bir ile tayinini istedi.

     

    Çeşitli Makale ve Yazılarım için:
    http://www.turklider.org/TR/DesktopDefault.aspx?tabid=1583 da ” Haluk Cangökçe Gözüyle”

     

    Yanıt Yazın