En Son Yorumlar
    Takvim
    Ocak 2012
    P S Ç P C C P
     1
    2345678
    9101112131415
    16171819202122
    23242526272829
    3031  

    GÜNDEM ÇORBASI…(9. OCAK. 2012)

    TARİH ÜZERİNE …
    Resmi tarih dışında bir şey yazmak, söylemek ülkemizde yasaktır..
    Kazım Karabekir’in anlattıkları ile Mustafa Kemal’in anlattıkları örtüşmüyor..
    Rıza Nur hatıratında tamamen başka şeyler söylüyor.
    Şeyhülislam Mustafa Sabri efendinin anlattıkları da farklı.
    Ali İhsan Sabis paşanın anlattıkları da.
    Yıllardır bir “Gizli Lozan” tartışmasıdır gider, ama kimse bu konuda ağzını açıp bir şey söylemez.
    “Lozan zafer mi, hezimet mi” tartışır dururuz.
    “Çanakkale geçilmez” diye nutuklar atarız da, Mondros mütarekesi nasıl imzalandı kimse sormaz..
    Hem de 3 yıl 2 ay gibi bir zamanda. Bu kadar zamanda biz Etibank’ı bile tasfiye edememişken, nasıl oldu da koca bir imparatorluk tasfiye edildi?
    Çoğu kişi, Çanakkale savaşının İngiltere’nin saldırısı ile başladığını düşünür ama mesela İttihat Terakkicilerin Braslav ve Goben’i alıp Rusya’yı topa tuttuğundan bahsetmez.
    Çanakkale ile birlikte Kafkas cephesinde, Filistin cephesinde eş zamanlı yaşanan olayları birlikte ele almaz..

    ***
    TARİH UNUTMAZ !…
    Türkiye Kurtuluş Savaşı’nı dine dayanarak kazandı.
    Milli Mücadelenin fikir zemininin ne kadar dini olduğunu bize unutturdular.
    Fakat tarih unutmaz.
    Zaferden sonra emperyalist sistemle “barış” masasına oturuldu.
    Dünyanın patronları, “siz bizi değil şu küçücük Yunanistan’ı yendiniz” dediler.
    Türkiye Lozan’da galip sıfatıyla bulunmadı.
    Lozan’da Türkiye’nin sınırları şöyle böyle belirlendi.
    Asıl Türkiye’nin gelecekteki yapısı belirlendi.
    Osmanlının borcunu ödeyen ve fakat mirasını reddeden bir Türkiye planlandı.
    Osmanlının siyasi mirasını reddeden Türkiye’nin dünyada bir ağırlığı olamazdı.
    Nitekim olamadı da.
    Türkiye 1950’lere kadar İngiliz siyasetinden hiza tuttu, 1950’den sonra Amerikan.

    ***
    DÜELLOYA DAVET !…
    Sözcü gazetesi dünkü nüshasında Ertuğrul Akbay’ın Kılıçdaroğlu’yla yaptığı röportajı şöyle manşete taşıdı: “Başbakan’ı Düelloya Davet Etti”
    İyi de, baydı be kardeşim.
    Bu kaçıncı yahu!
    En son geçen sene Mayıs ayında “düelloya” davet etmişti.
    Hem Erdoğan’dan, hem seçmenden bi güzel cevabını almış, darmaduman olmuştu.
    O kadar ki, seçimin akabinde genel başkanlık koltuğunu kurtarmak için akla karayı seçti.
    Daha fazla ısrar etmenin, zorlamanın alemi var mı?!

    ***
    HANGİSİ VAHİM ACABA ?…
    Bazı gazeteler ne kadar “vatansever bir paşa” olduğunu anlatıyor. PKK ile amansızca mücadele etmiş.
    Armutlarla elmaları karıştırmaya bayılıyoruz: PKK ile mücadele etmek demokrasiye müdahale etme hakkı verir mi?
    Paşa PKK ile mücadele ettiği için değil, siyasete müdahale ettiği, meşru hükümete komplo kurduğu suçlamasıyla tutuklandı.
    Silivri’de çok sayıda general var…
    Propaganda bunun üzerinden yürütülüyor: “Efendim, bu kadar general suçlu olabilir mi?” diyerek haklılık kazanmaya çalışıyorlar.
    Hangisi daha vahim acaba?
    Bu kadar generalin suç isnadıyla tutuklanması mı, yoksa bu kadar generalin bir “komplo” içinde bulunması mı?

    ***
    9 OCAK’DA DÜNYA’DA VE TÜRKİYE’DE YAŞANAN OLAYLAR…HAZIRLAYAN: HALUK CANGÖKÇE

    BUGÜN (9 Ocak 2012)
    9 Ocak Gregorian takvimine göre yılın 9. günüdür. Sonraki sene için 356 gün var (Artık yıllarda 357).

    9 OCAK’DA DÜNYA’DA VE TÜRKİYE’DE NELER OLDU ?…

    1517 – Yavuz Sultan Selim Mısır’a doğru ilerlerken 9 Ocak 1517’de Sina çölüne girdi. (Sina çölünü on üç günde geçti. Asker günde ortalama on sekiz kilometre yürüyebilmiştir. Tarihte Sina çölünü büyük bir ordu ile geçebilen çok az kişi bulunmaktadır)..
    1690 – Belgrad yeniden Osmanlı egemenliğine girdi.
    1792 – Osmanlı- Rusya arasında,’Yaş Antlaşması’ imzalandı. Kırım Tamamen Kaybedildi. (Osmanlı Devleti Küçük Kaynarca ile bağımsızlık verdiği Kırım’ın Rusya tarafından işgalini kabullenmemiş çıkan savaşı ise kaybetmişti. Savaş sonunda 9 ocak 1792’de imzalanan Yaş Antlaşması ile Osmanlı devleti Kırım’ın Rus toprağı olduğunu kabul etti. Fatih Sultan Mehmet zamanında Osmanlı Devletine bağlanmış olan Kırım Hanlığı kaybedildi.
    1853 – Osmanlı İmparatorluğu için “hasta adam” tabiri ilk kez Rus Çarı I. Nikolay tarafından kullanıldı…
    1910 – Tarihî Çırağan Sarayı yandı…
    1914 – I. Dünya Savaşı: Antwerp (Belçika) Alman güçlerinin eline geçti.
    1916 – İngilizlerin Gelibolu yarımadasından çekilip gitmeleri üzerine, sabah 8.45’de Alçıtepe’den Başkomutanlık Vekaleti’ne telgraf çeken 5. Ordu Komutanı Mareşal Liman von Sanders, ‘Tanrı’ya şükür Gelibolu yarımadası tamamen düşmandan temizlenmiştir. Diğer ayrıntılar ayrıca sunulacaktır.’ dedi…
    1920 – Kuvay-i Milliye’ci Yahya Kaptan Gebze’de, İstanbul Hükümetinin adamlarınca öldürüldü…
    1921 – I. İnönü Savaşı başladı.
    1926 – Türkiye’de piyango düzenleme hakkını Tayyare Cemiyeti’ne veren kanun kabul edildi.
    1937 – Nazilli basma fabrikası, Atatürk’ün de katıldığı törenle açıldı.
    1944 – Başbakan Şükrü Saracoğlu, Anıtkabir’in temelini attı.
    1953 – ABD’li kadın yüzücü Florance Chadwick, Çanakkale Boğazı’nın Nara Burnu ile Eceabat arasını 1 saat 50 dakikada yüzdü.
    1957 – Tibet, Çin Halk Cumhuriyeti’ne bağlandı.
    1960 – Yassıada’daki sanıklarla ilgili fotoğraflar basına gösterildi.
    1961 – Amerika ile Türkiye arasında, Ereğli Demir Çelik Tesisleri için 130 milyon dolarlık kredi anlaşması imzalandı.
    1964 – Yazar Halide Edip Adıvar vefat etti.
    1966 – 800 kişilik ilk işçi kafilesi Almanya’ya hareket etti.
    1967 – Che Guevara, yakalandıktan bir gün sonra, Bolivya’da devrim yapmaya teşebbüs etmek suçundan infaz edildi.
    1968 – Surveyor 7 adlı uzay aracı ay yüzeyine yumuşak iniş yaptı. Bu yolculuk Amerikalıların insansız ay yüzeyi araştırmalarının sonuncusu oldu.
    1968 – Ankara Yüksek İhtisas Hastanesi’nde bir köpeğin kalbi değiştirildi. Ameliyattan kırk dakika sonra bakım güçlüğü nedeniyle köpek “uyutuldu”.
    1969 – Ses hızını aşan ilk yolcu uçağı Concorde deneme uçuşunu başarıyla gerçekleştirdi.
    1969 – Ortadoğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) bir ay süreyle tatil edildi. 6 Ocak günü üniversitede Amerikan Büyükelçisi Robert Komer’in makam otomobili öğrenciler tarafından yakılmıştı.
    1978 – Akaryakıt sıkıntısı had safhada; akaryakıtı biten hastaneler hasta kabul etmemeye ve yatan hastaları taburcu etmeye başladılar.
    1978 – Bir günde 14 yer bombalandı. İstanbul’da beş, Ankara’da yedi, Trabzon ve Afşin’de de birer yere atılan bombalar hasara yol açtı.
    1978 – Bahçelievler Ankara da 7 TİP’li öğrenci öldürüldü.
    1978 – İstanbul’da Çapa Tıp Fakültesi şiddetli soğuk nedeniyle tatil edildi.
    1979 – Ankara Behiçbey yakınlarında arızalanarak bekleyen trene sinyalizasyon hatası nedeniyle başka bir tren arkadan çarptı. Bu kazada toplam 33 yolcu yanarak feci şekilde hayatlarını kaybettiler. Yaklaşık 80 kişide çeşitli yerlerinden yaralandılar.
    1979 – Yeşilköy Havalimanı’nda kanlı baskını gerçekleştirdikten sonra müebbet hapse mahkum olan Muhammed Reşit ve Mehdi Muhammed adlı iki Filistinli gerilla Sağmalcılar Cezaevi’nden kaçtılar.
    1971 – Deniz Gezmiş ve 17 arkadaşı idama mahkûm edildi.
    1984 – Yargıtay bir karar verdi; emekli işçiye verilen altın madalyanın bedeli, kıdem tazminatından düşülecek.
    1987 – Yargıtay, Milliyetçi Hareket Partisi’nin Alparslan Türkeş’in üzerinde bulunan mal varlığının hazineye devrine karar verdi.
    1991 – Toplu taşıma araçlarında sigara içilmesi ve tütün mamullerinin reklamının yapılması yasaklandı.
    1991 – Kamu konutlarının kiralarına 1991 yılı için yüzde 81’e varan oranda zam yapıldı.
    1996 – Sabancı Holding Yönetim Kurulu Üyesi Özdemir Sabancı, Toyotasa Genel Müdürü Haluk Görgün ve sekreter Nilgün Hasefe, Sabancı Center’da vurularak öldürüldüler. Olayı, DHKP-C örgütü üstlendi.
    2000 – Eski Şişli Belediye Başkanı Gülay Aslıtürk’ün eşi Orhan Aslıtürk’ün adı cumhuriyet tarihinin, en büyük fatura sahtekarlıklarından birine karıştı. Aslıtürk’ün, ortağı olduğu Barbaros Holding’in, 4 yılda 1.5 milyar dolarlık naylon fatura kestiği belirlendi.
    2002 – Türkiye, Afganistan’a asker gönderme kararı aldı.
    2002 – Anayasa Mahkemesi, AK Parti Genel Başkanı ve kurucu üyesi Recep Tayyip Erdoğan’ın kurucu üyelikten çıkarılması için bu partiye ihtar verilmesini kararlaştırdı.
    2003 – Malatya’da Erhaç üssü yakınlarında, eğitim uçuşu yapan R-F4 tipi iki keşif uçağı düştü, 4 pilot şehit oldu.
    2005 – Çin Halk Cumhuriyeti, Everest tepesinin yüksekliğinin 8848.43 m olduğunu resmî olarak açıkladı.
    2006 – Google,YouTube’u 1.65 milyar dolara aldığını açıkladı.
    2007 Adana’dan Irak’a giden, içinde Türk işçilerinin bulunduğu, Moldova’lı bir şirkete ait Antonov tipi bir uçak Bağdat’ın Beled havaalanı pistine 200 metre kala düştü: 34 kişi öldü.
    2009 – Ergenekonda gözaltına alınan eski özel harekatçının evinde ele geçirilen kroki kaynaklı aramalarda çok sayıda patlayıcı, silah ve mühimmat bulundu.
    ***
    BUNLARI BİLİYORMUSUNUZ ?…
    * Dönemin Anayasa Mahkemesi Başkan Vekili Osman Paksüt’ün, 4 Mart 2008 tarihinde, “özel davetli” olarak, 06 LLU 81 plakalı Mercedes marka araçla, Kara Kuvvetleri Komutanlığı’na gittiğini.. Paksüt’ün kapıdan girdiği andan itibaren, dönemin Kara Kuvvetleri Komutanı Başbuğ’un talimatıyla güvenlik kameralarında karartma uygulandığını. 1 saat 15 dakika süren görüşmede, Paksüt’ün, Kara Kuvvetleri Komutanı ile, Kuzey Irak’a yapılan sınırdışı harekatı (!) görüştüklerine bizi inandırmaya çalıştıklarını !..

    * DöneminYargıtay Başsavcısı Abdurrahman Yalçınkaya’nın, AK Parti’nin kapatılması talebiyle Anayasa Mahkemesi’ne başvurduğunu. İddianameyi tanzim ederken çeşitli gazetelerde yer alan haberlerin internet çıktılarını  da dosyaya monte ettiğini !…
    (Osman Paksüt ile Sayın K., Karargah’ta bir araya geliyorlar, Sayın Başsavcı davayı açıyor, Sayın K.’nın yönetimindeki sitelerden alıntılar yaparak iddianame hazırlıyor. Biz de hâlâ diyoruz ki, “olur mu canım öyle şey?”)….

    * Erlerin şehit olmasına sebep olan ve Silahlı Kuvvetlerince döşenip unutulan mayınlardan dolayı mahkemeye çıkarılan iki generale bir şehit babasının“ biz çocuklarımızı PKK ile savaşması için göndermiştik, sizin ihmallerinizden dolayı ölmesi için değil. Allah size de aynı acıyı yaşatsın, size söylüyorum vatan haini generaller!” diyerek elindeki su şişesini fırlattığını ; Bir şehit annesinin de generallere “ hiç mi yüzünüz kızarmadı” diye bağırdığını…
    BİLİYORMUYDUNUZ ?…

    ***

    Hayat susarak güzel olsaydı, ağzımı bağlar ölünceye kadar susardım.
    Hayatta konuşarak mutlu olsaydık mutluluktan bıkana kadar konuşurdum ama hayat öyle bişey ki;
    Sustuğunda konuşmadın diye pişman eder, konuştuğunda ise susmadın diye kahreder…(Haluk Cangökçe)

    Eğer söylenecek sözünüz varsa ekleyin..
    Eğer söylenecek sözünüz yoksa sözleri okuyun..
    Okumaya da zamanım yok diyorsanız..
    O zaman PAYLAŞ ın birileri mutlaka okur…
    Çeşitli Makale ve Yazılarım için:
    http://www.turklider.org/TR/DesktopDefault.aspx?tabid=1583 da ” Haluk Cangökçe Gözüyle”

    Yanıt Yazın