En Son Yorumlar
    Takvim
    Ağustos 2020
    P S Ç P C C P
     12
    3456789
    10111213141516
    17181920212223
    24252627282930
    31  

    ‘İslamiyet’ Kategorisi Arşivi

    ÖLÜM ÜZERİNE (2)…

    ÖLÜM ÜZERİNE (2)…
    Resulullah “Ağzınızın tadını kaçıran ölümü sıkça anınız” der..
    Ölüm konuşunca insan susar.
    Ölüm şeb-i arus, yani kavuşma/vuslat gecesidir aynı zamanda.
    O zaman ne gam!
    Dünya bir cam parçası ise, ahiret yurdu bizim için kocaman elmastan daha değerlidir.
    Vefat eden her mü’min, Müslümanca yaşamışsa o makama yükselir. Ki bu hayal bizim dualarımızı süsler. Hayırlı bir ömür ve hayırlı bir ölüm dileriz.
    Bizim malımız, canımız, sevdiklerimiz Allah yolunda feda olsun!
    Aslında acınacak durumda olan sadece ölenler değil, biziz aynı zamanda..
    Ölülerin arkasından Fatiha okunur mu?
    Okunur okunmasına da, ölü bedene değil, Allah rızası için, sevabı vefat edenlere bağışlanmak üzere, yaşayanların yüzüne okunur.
    Yazının Devamını Oku »

    ÖLÜM!…

    ÖLÜM ASUDE BİR BAHAR ÜLKESİDİR…
    Yaşamaktan yorulmadınız mı?
    Ölüm olmasaydı, hayatın ne anlamı olurdu?
    Ölüm bir yok oluş ya da yolun sonu değil ki!
    “Ölüm asude bir bahar ülkesidir birinde.”
    Öte yandan “Ölüm güzel olmasaydı, ölür müydü peygamber?”
    Hem “Gideninler memnun olmalı ki, dönen yok seferinden.”
    Herkes memnun olmasa da bu seferden, bu zorunlu bir süreçtir.
    Ölüler sessizdir.. Aslında ölülerin ardından değil, o ölüme sebep olanların ardından ağlamak gerek asıl..
    Ölülerin değil, yaşayanların haline ağlamak gerek belki de.
    Hep ölenlere rahmet diliyoruz. Allah dirilerimize de rahmet etsin.
    Ölüm en büyük ibret dersidir..
    Ölümün sıcaklığı her insanı etkiler..
    Ölünün bedeni soğuktur, ruhu ise her zaman capcanlı ve sıcacık..
    Bedenin elbisesi o bildiğiniz konfeksiyon ürünleri. Ruhun elbisesi ile bedenimizdir.
    O anlamda bedenimiz topraktan geldi ve toprağa dönecek..
    Ruhumuz ise ölümlüler dünyasından ölümsüzlüğe hicret edecek..
    Geldiği yere gidecek. Onun için eve dönüş vaktidir. Dünya gurbeti, dünya sürgünü sona ermiş demektir.
    Yazının Devamını Oku »

    İSLAMİYET VE LAİKLİK !…

    “İSLAMİYET” ÜZERİNE …
    Zannediyorlar ki İslâm hayattan uzaklaştırır. O’nun için de, ancak yaşlanıp elden ayaktan düşünce dine yönelmeyi planlayarak, şimdilik yaşamaya(!) devam ederler.
    Halbuki İslâm hayattır, aydınlıktır, berekettir.
    İnsan İslâm’dan uzaklaştıkça hayattan da uzaklaşır, nefes alıp vermekte olan bir ölü haline gelir. 
    Peygamber Efendimiz, içinde namaz kılınmayan evi kabir’e benzetmiştir.
    Çünkü İslâm, hayatın nûrudur.
    Çünkü İslâm’dan kopan, zulmete yuvarlanır ve uyanılmaz uykulara dalar.
    Bugün insanlığın içinde bulunduğu meselelerin çözümüne kafa yoranlar “din”leriyle ilgili problemlerini çözmeğe mecburdurlar.
    Çünkü İnsan Meselesi’ni ancak İslâm çözer.” İslâm’a davet hayattan uzaklaşma değil, hayatı yaşanır hale getirme davetidir.
    Yazının Devamını Oku »

    KARIŞIK ALINTILAR….

    “AĞZI OLAN KONUŞUYOR” HELE KONU “DİN” OLUNCA..

    Bugün toplumumuzda hani derler ya, “ağzı olan konuşuyor.” Hele konu din olunca herkes mezhep imamı (!) kesiliyor,  fetvalar, görüşler havada uçuşuyor.

    İmam Gazali hazretleri diyor ki; Halktan birinin din hakkında konuşması, onun zina ve hırsızlık yapmasından daha tehlikelidir.

    Çünkü bilmediği yerden küfre düşer,  farkında olmaz, öylece ölür, gider.

     

    İMTİHANDAYIZ!…

    Gerçek şu ki, hepimiz “bozulma” sürecinin çocuklarıyız. Dindar Müslümanlar olarak dünyevileştiğimiz de tartışma götürmez bir gerçek.

    Eskiden yoklukla, fakirlikle, baskıyla, zindanla imtihan olunmuştuk, şimdi varlıkla, makamla, iktidarla imtihan ediliyoruz. Bu ilkinden daha zorlu bir imtihandır…

    İmtihan her çağda var: Zaten hayatın tümü bir imtihanlar silsilesinden ibaret değil midir?

    Ama galiba imtihanların en zorlusunu biz şimdilerde yaşıyoruz: Servetle, şöhretle, güçle, iktidarla imtihandayız! Yazının Devamını Oku »

    BUNCA KİTAP İÇİNDE KORKUNÇ CEHALET..

    BUNCA KİTAP İÇİNDE KORKUNÇ CEHALET..

    TÜRKİYE’DE son elli yılda 200’e yakın Kur’an tercümesi, meali, tefsiri yayınlanmış…

    Dinî kitaplar sektörü bir endüstri haline geldi.

    İrili ufaklı beş yüz kadar (belki de daha fazla) İslamî-dinî yayınevi var.

    Her yıl on milyonlarca dinî kitap, kitapçık, risale yayınlanıyor.

    Çeşit çeşit ilmihaller peynir etmek gibi satılıyor.

    Mushaf ticareti ayrı bir branş.

    Yayınlanan kitapların bir kısmı (yüzde kaçı?) bozuk ama yüzde 99’unda İslam’ın emirleri ve yasakları yazılı.

    Milyonlarca kitap satın alınıyor.

    Satın alanların bir kısmı bunları okumuyor.

    Okuyanların bir kısmı okuduğunun manasını iyice anlamıyor. Yazının Devamını Oku »

    BİLGİSAYAR VE İMAN…

    BİLGİSAYAR VE İMAN…
    “Bu bilgisayarların varlığı benim nazarımda Allah’ın varlığının en açık delillerinden biridir.”
    “Bilgisayar kullananlar gayet iyi bilirler, böyle bir makine, ancak bir mühendis ve üstün bir teknoloji ile var olabilir.
    Ateistin en önde gidenine sorsan, bu zımbırtının tesadüf eseri oluşmayacağını, mutlaka birisi tarafindan yapılmış olduğunu söyler .
    Meselâ Darwin kalkıp dirilse, şu laptopu göstersen, desen ki:
    “Bu Alet, şu hesap makinesinin tesadüfler zinciriyle evrimleşmiş hâlidir.”Darwin bile ‘çüş lan deve’ der.”
    “Bilgisayarın kendiliğinden yapıldığını kabul etmeyen adam, onu yapan insanın yaratılmış olduğuna gelince kıvırıveriyor …
    Bilgisayarları yapan mühendisler başka, bilgisayarlar başkadır.”
    Birbirlerine benzemezler. Yazının Devamını Oku »

    “İSLAM” ASLİ HAYATIN TA KENDİSİDİR…

    “İSLAM”  ASLİ HAYATIN TA KENDİSİDİR…
    İnsan, dağların taşların kabullenmediği emâneti üstlenme sorumluluğu taşıyor.
    İnsan, önemini ve değerini anlarsa uhdesindeki sorumluluk şuuru uyanır. Nefs muhasebesi yapar.
    Rızıklar da nimet, ama akıl daha büyük bir nimet. İman, sevgi, mutluluk, sıhhat de öyle.
    Çoluk çocuğumuz yanı başımızda, huzur ve güvenliğimiz yerinde, karnımız tok ve sırtımız pek ise kendimizi dünyanın en mutlu insanı olarak görmeyi alışkanlık haline getirmeye bakmalıyız. Yukarıda zikredilen hadis, kurtuluş ve mutluluğun ilk şartı olarak Müslümanlığı, sonra yetecek kadar helal rızka sahip bulunmayı ve daha sonra da kanaatkârlığı göstermektedir.

    Yazının Devamını Oku »

    “BİZ İNSANI TOPRAKTAN YARATTIK”…

    “BİZ İNSANI TOPRAKTAN YARATTIK”
    Her ayet çok mübarektir amma “Biz insanı topraktan yarattık” deniyor (Hacc, 5) ayetinde…
    Çünkü ilim ispat etti ki, insanın yapısında 16 element vardır…
    Bu 16 element aynen toprakta vardır…
    Böylece ölen insan hem bedenen hem ruhen geldiği yere gidiyor…
    Şüphesiz biz Allah’tan geldik ve şüphesiz dönüşümüz O’nadır.”İnnâ lillâhi ve innâ ileyhi râciûn” (Bakara, 156)…
    Bir başka âlem var ki, petekten çıkan arı, uçarak yüzlerce metre gidiyor…
    Çiçeği eliyle koymuş gibi buluyor ve alınması gereken kısımları alıp bal yapıyor…
    Bir başka âlem var ki, rüyalarda ayaksız gezip, elsiz işler yapıyoruz…
    Gözlerimizi açmadan görüyoruz, kısa bir zamanda uzun bir hayat yaşıyoruz…

    Yazının Devamını Oku »

    NAMAZIN FİZİKİ FAYDALARI…

    NAMAZIN FİZİKİ FAYDALARI…
    Mısır’ın başkenti Kahire’de bulunan Ulusal Işın Teknolojisi Merkezi’nde yapılan bir bilimsel araştırma, secde etmenin insanı kanserden koruduğunu ortaya çıkardı.
    Araştırmayla ayrıca secdenin hamile kadınlar için de oldukça yararlı olduğunu ve ceninin şekil bozukluğuna uğramasını engellediğini, bunun yanında yine birçok bedensel ve psikolojik hastalıklara iyi geldiği tespit edildi.
    Işın Teknolojisi Merkezi Bölümü Başkanı Biyoloji profesörü Muhammed Ziyaeddin Hamid, bu çağda insanların her yönden elektromanyetik dalgalara maruz kaldığını ve bu nedenle daha fazla ışın aldığını belirterek, vücutta biriken bu yükün mutlaka dışarı atılması gerektiğini bildirdi.

    Yazının Devamını Oku »

    NAMAZI ANLAYARAK KILMAK…

    NAMAZI ANLAYARAK KILMAK…

    Yüce Rabbimiz Kamer Sûresi 32. Ayetinde şöyle buyurmaktadır,”
    “Ve lekad yesserna’l-Kur’âne li’zzikri; fe hel min müddekkir”
    “Gerçekten biz Kur’an’ı anlaşılıp öğüt alınması için kolaylaştırdık; o halde yok mudur düşünüp öğüt alan?”
    ” Ayeti’nin içeriğine baktığımızda Kuran’ı Kerim’in sadece bir roman gibi okunmamasını onun manasından, içeriğinden  ibret ve öğütlerin alınması gerektiğini ve onu yaşantımıza yansıtmamız gerektiğini anlıyoruz.
    Namazı da sadece “iş yerine gelsin” anlayışıyla kılmamalı, onun derin manalarını anlayarak, yüce kıymetinin güzelliklerini tadarak kılmalıyız.
    “İnmedi hele Kur’an bunu hakkıyla bilin,  ne mezarlıkta okumak nede fal bakmak için…  
    Yazının Devamını Oku »

    EN SİNSİ TAKİYECİLER !…

    EN SİNSİ TAKİYECİLER !…
    Camideki Müslüman’a “müslim” yerine “mürteci” diyen,
    İslam’ı “fundamentalizm” ve “gericilik” şeklinde karalamak isteyen kimseler bu çağın en sinsi takiyyecileridir.
    “İslâmcı” ve “dinci” gibi ifadeler İslam terminolojisinde yoktur.
    Bu tabirler dine hasım kimseler tarafından kasıtlı olarak dilimize sokulmuştur.
    Bizde İslam, Müslüman, mü’min tabirleri vardır…

    USANDIM…
    Sözü dost, özü düşmandan usandım,
    Dili mümin, kalbi şeytandan usandım,
    Herkesin kahrı çekilir ama,
    Ben davasız Müslüman’dan usandım.

    Çeşitli Makale ve Yazılarım için:
    http://www.turklider.org/TR/DesktopDefault.aspx?tabid=1583 da ” Haluk Cangökçe Gözüyle”