Takvim
Temmuz 2017
P S Ç P C C P
« Haz    
 12
3456789
10111213141516
17181920212223
24252627282930
31  

‘Bana Göre’ Kategorisi Arşivi

HER SEÇİM SONUCU YAYINLADIĞIM DEĞİŞMEZ YAZIM..

SEÇİM SANDIKLARIHER SEÇİMDE NAL TOPLAYACAKSINIZ…

 

Çok partili düzene geçtiğimiz 1950 yılından bu yana CHP hemen her seçimden yenik çıkmayı başarabilmiş, böylece de “yenilen pehlivan güreşe doymaz” sözünün ne kadar doğru olduğunu kanıtlamış bir siyasi partidir?
Dünyada da sürgit ana muhalefet olarak kalmayı becerebilmiş tek siyasi kuruluştur!

Ve her yitirdiği seçim sonrası artık ezberlediğimiz mazeretleri birbiri ardına sıralar durur:

İŞTE O MAZERETLERDEN BAZILARI…

“Hatay’ı Suriye’lilerle doldurdular, AKP’ye ve Tayyip’e oy versinler diye!..”

“Dağdaki çoban da oy kullanacak!…”

“Araştırma yaptım Tayyip ancak %35 alır!..” Yazının Devamını Oku »

BAYRAMLAR!…

BAYRAMLAR!…

Zenginlerin tatili, fakirlerin bayramı.

Her bayram, yıllar önce insanlar ne çok can verirdi bayram trafiğinde, çok şükür bu bayramda tek bir kişinin burnu kanamadan bayramı bayram yaptık diye başlayan haberleri hasretle bekliyorum.

Henüz o kıvama gelemedik. Kalbimizin darlığı yollarımızın genişliği ile doğru orantılı değil maalesef.

Hiçbir yere sığamayan insanlar yüzünden her yer bize dar.

Evlerimiz büyüyor gönlümüz daralmaya devam ediyor.

Caddelerimiz genişliyor gönlümüz daralmaya devam ediyor.

Fakirin eli dar gönlü geniş. Zenginin parası bol gönlü dar.

Parası olanların ‘zenginleşemediği’ bir dünya hepimize zindan.

Yazının Devamını Oku »

FACEBOOK DÜNYASI !….

FACEBOOK DÜNYASINDA Kİ “BİZ” LER!…

Kimimiz kuzu postluna bürünmüş, tam bir kurt,

Kimimiz her şeye karşı, yorumlarıyla dünyayı kurtarır,

Kimimiz tam bir Atatürkçü, her daim vatan kurtarır..

Kimimiz s…r çeker, kimimizle restleşir,

Kimimiz bir küsüp, bir barışır…

Kimimiz kimimize kızıp!, arkadaş listesinden çıkarır..

Kimimiz sadece kes yapıştırıcı veya paylaşımcı,

Kimimiz, hiç bir güzelliği paylaşmaz, yazdıkları topu topu bir kaç kelime!..

Yazının Devamını Oku »

RUZNAMEMDEN SEÇMELER….(8. Ekim. 2012)

AH ŞU MÜSLÜMANLAR!…

“Müslümanlık henüz kendi rönesansını ve reformunu yaşamadı.”

“O yüzden Müslümanlar tahammülsüz, kolay cinayet işliyor, kızgınlığını hemen birilerini öldürerek gösterme, palayla kafa kesme, intikam alma gibi işler yapıyorlar…”

Oysa Hristiyanlar…

Onlar reformlarını, rönesanslarını yaptılar.

Tahammülsüz değiller, kolay cinayet işlemiyorlar, kızgınlıklarını hemen birilerini öldürerek göstermiyorlar, palayla kafa kesmiyor, intikam alma gibi işler yapmıyorlar…” diye buyurmuş hazret!..

O zaman sormak lazım bu kafaya!…

Mesela Hiroşima nedir acaba, ya Nagazaki? (ABD’nin Japonya’ya attığı atom bombalarıyla yüz binlerce insanı yakıp yok etmesi ne?)

1.5 milyon insanı Cezayir’de nasıl katlettiler?

“Haçlı Savaşları”ndan bu yana “İslâm toprakları”na saldıran,

 Müslümanları katleden ve hatta öldürdüğü

Yazının Devamını Oku »

BU KADAR PİSLİK YAŞANMIŞKEN SİZ HALA KALKIP TAYYİP ERDOĞAN’A VE AK PARTİYE SALDIRIYORSUNUZ…

NEYMİŞ, AK PARTİ İKTİDAR OLDUĞU DÖNEMDE ÇOK ŞEHİT VERMİŞİZ!…
NEYMİŞ, TAYYİP ERDOĞAN ŞEHİTLERİN KANINDA BOĞULACAKMIŞ!…
Bu tezi savunanlara ve AKP ve Tayyip Erdoğana insafsızca saldıranlara birkaç sorum olacak..

* Ekim 2007’de Hakkari-Yüksekova’daki Dağlıca karakolunda, PKK baskınının düzenleneceğine dair istihbaratı, günler önce ilgili tüm birimlerine bildirildiği halde, önlem almayarak, 13 askerini şehit veren, “Hangi Ülke Genel Kurmay Başkanlığı?” …
* 3 Ekim 2008’de Aktütün Karakolu bir grup PKK’lı tarafından basılıp da, 23 askerin yaralanıp, 15 askerin şehit düştüğü dakikalarda Antalya’da diğer paşa arkadaşı Bilgin Balanlı’yla golf oynadığı ortaya çıkan general; “Hangi ülkenin Generali?”
* Hakkâri’nin Çukurca İlçesi kırsalında askeri aracın geçişi sırasında patlayan ve kendi altı askerinin şehit olmasına sebep olan mayını koyanlar ” Hangi Ülkenin Askerleri”?…
* Elazığ Karakoçan’da, uyuduğu için bir teğmen tarafından eline bomba vererek, adeta ölüme mahkûm edilen gencecik 4 askerlerimizin, Kaza değil, ceza sonucu öldüğünü söyleyerek, gerçeği kamuoyundan saklamak isteyen, “Hangi Ülkenin Genel Genel Kurmay Başkanlığı?”…
* Onyedi şehit verildiği sırada tatilini bile kesmeyen, hatta bulunduğu yere getirilen şehidin cenazesine bile gitmeyen, Aktütün baskınında askerlerimizin şehit edilmesini duymayan, “Hangi ülkenin kuvvet komutanı?”
* 27 Mayıs 2010 da; Hakkari Çukurca’da yedi askerimizin şehit olmasına neden olan mayınınları, hangi ülkenin komutanları döşedi?…
Yazının Devamını Oku »

TOSUNLAR !….

“TOSUNLAR !”…

Bunlar bir avuç insandırlar aslında. 

Ama her şeyi onlar bilir. Vatanı yanlız onlar sever!.. Vatanı sevme tekelini ellerindedir!…

Onların aklına yatmayan bir şey doğru olamaz. Bunu kim savunursa savunsun, ona saldırırlar..

 Onların kabul etmediği bir şey gerçek olamaz. Çağdışıdır ve bu tür şeylerin konuşulması bile sözkonusu edilemez. Bu tür konular, onlara göre “hurafe”dir..

Bu Tosunlar;  Bir gün derin siyasetçisi olarak… Bir gün profesörü, bir gün aktristi.. Bir gün senaristi olarak!… Bir gün devletin derin bürokratı olarak karşımıza çıkar…

Hele iktidar ne derse desin, “vurun abalıya” mantığı ile hareket edenler bugünkü sorunların devamında en büyük sorumluluk sahipleridir. Kendileri dışında hiçbir politik tutuma veya dünya görüşüne saygı duymazlar. Kibirlerinden dolayı kendileri dışındakilere kör kütük sağırdırlar…

Yazının Devamını Oku »

ASKERİ VESAYETİN BİTTİĞİNİ KİMSE İDDİA EDEMEZ…

ASKERİ VESAYETİN BİTTİĞİNİ KİMSE İDDİA EDEMEZ…
Hâlâ askeri müdahale psikolojisinin ürettiği çarpıklıklar içindeyiz.
Antidemokratik protokol kuralları hâlâ işliyor.
İl ve ilçelerde garnizon komutanı seçilmiş belediye başkanlarının ve cumhuriyet başsavcılarının önünde.
TSK’da eşi başörtülü olanlar, AK Partili yakını olanlar, İslami cemaatlere muhabbeti olduğu düşünülenler, AK
Partili belediyelerde eşleri çalışanlar halen “sakıncalı personel” olarak takip ediliyorlar.
Çocukları FEM dershanelerine gidenler takip altında.
TSK’da rütbeli personel hâlâ Zaman, Yeni Akit, Taraf gibi gazeteleri okuyamıyor.
Ama Cumhuriyet, Sözcü veya Hürriyet okuyorsanız sorun yok.
Medyanın tüm renkleri, kışlada eşit fırsata sahip değilse, askeri vesayetin bittiğini kimse iddia edemez.
Yazının Devamını Oku »

AMUDA KALKARAK BAKMAK !…

KULAKLARI BETONLU TOSUNLAR!…
“Gerçek”ler bütün çıplaklığı ile ortaya çıkmasına rağmen, hâlâ “Odunum” demeye, hâlâ ilk dediklerinde ısrar etmeye devam ediyorlar!..
Görmüyorlar!.. Duymuyorlar!..
Ya “göz”lerinin üzerine “perde” çektirdiler, ya da “gözlük”lerine, “kurşun geçirmez bir zırh” kaplattılar!..
“Kulak”ları desen, tam sağır!..
Merak ediyorum;
Kulak deliklerine “kurşun” mu döktürdüler, yoksa “beton”mu?..
Bir insan, gelişmelere “açık” olur…
“İddia ettikleri” konularda bir gelişme olursa, ona göre tavır takınırlar!..
Ama; “gözlükleri zırhlı, kulakları betonlu” bu zevat; hâlâ bırakıldıkları yerde otlamaya devam ediyor!..
Ne görüyorlar, ne duyuyorlar!..
Söyleyin Allah aşkına;
Bu “beton veya kurşun heykel”lerin sözlerine, siz inanıyormusunuz?..
Şahsen ben inanmadım!..
Yazının Devamını Oku »

ŞİKE!….

MECLİS ŞİKE YAPTI!…
Adaletten, insaftan, merhametten, doğruluktan ayrılmayan bir meclise sahip olduğunuzu anladınız mı?
Şikeci siyaset, veto edilen yasada ısrar ederek şikeciliği dolandırıcılık kapsamından çıkarttı..
Bence artık siyasetin güvenilirliği bitti.
Kimse artık beni siyasetin doğruluğuna inandıramaz.
Demek ki her şeyin bir fiyatı varmış.
Şike’de Devlet başkanları’nın restini görmek, AKP’nin mezarını kazdı…
Teknoloji, insanı insanın kurdu haline getirirken hayvanlaştırıyor da…
Yazının Devamını Oku »

KOZMİK ADAM!…

DEMİREL..
1993’te Cumhurbaşkanı olana dek Demirel, Adnan Mendereslerle, Turgut Özallarla birlikte anılıyordu:
“Milli iradenin” büyük temsilcisi…
Sağ siyasetin has evladı…
Ancak Cumhurbaşkanı olduktan sonra Demirel milli iradeye ihanet etti.
Vesayetçi askerlerin safına geçti.
28 Şubat (1997) darbe sürecini bizzat yönetti…
Bunun bir siyasi sürçme olmadığını bugün artık net biçimde biliyoruz:
Döndürdüğü diğer dolaplar caba…
Yazının Devamını Oku »

ŞİKE!…

“ŞİKE” ÜZERİNDE İDEOLOJİK BİR GEZİNTİ!…
Meclis’teki partiler ortak bir karar almışlar.
Kanun yapacaklar ve şike cezasını düşürecekler.
Kolay gelsin deriz ve tanrıları tuttuklarını altın eylesin…
Futbol, meslek halini alışını müteakip spor olmaktan çıktı… Şimdi futbol, ustası ender bulunur bol kazançlı bir meslek…
Madrabazlığın pabucunu dama attıracak yoğunluktaki ahlâk krizinin bu sektöre sirayetini önlemek isteyen kanun koyucumuz, şike yapmayı yasaklamış.
Sekiz on yıllık kadar olsa gerek, bir mahpusluk cezasını uygun görmüş…
Şimdi halkın temsilcisi mebuslarımız, kendi aralarındaki geçimsizliklerini bir yana koymuşlar, şike cezasını hafifleterek kaldırmayı kararlaştırmışlar.
Niye, dersiniz bu bonkörlük…
Futbol kulüpleri, üzerlerindeki vergi, sigorta ve prim ağırlığından şikâyet ediyorlar.
Yazının Devamını Oku »

BİR “DENSİZ”..HAKKI DEVRİM…

BİR “DENSİZ”..HAKKI DEVRİM…
Peygamberimizi “Kabile şefi”, Kur’an’ı “Muhammed’in sözleri” diyen Hakkı Devrim, Türkiye’nin gözünün içine baka baka Peygamber Efendimiz’e kin kustu.
“Kabile şefi” ifadesi ancak peygamberimizi hiç mi hiç tanımayan bir cahilin,”Muhammed’in sözleri” ifadesi ise Kur’an’ın hiç yaprağını açmamış bir ukalanın sözleri olabilir.
Hakkı Devrim gibi adamlar! Darwin’in evrim teorisine inanırlar ama bu yaratık! kendi inandığı evrimi tamamlamayıp o eski haliyle kalmış.
Hani bir söz vardır “ilmi olmayan cahilin şeriinden Allah’a sığınırım” diyen demekki insanın okumuş yada aydın olması kafasındaki aydınlık kadardır…
Bazı kalın kafalı, geri zekalı, edep yoksulu, para karşılığı inanmadığı şeyleri zırvalayan yaratıklara şunu nasıl anlatmalı:

“Kutsallara dil uzatılmaz”.
Hz. Muhammed ve İslam da bu toplumda milyonlarca insanın kutsalıdır.
Ya inanırsın veya inanmazsın. Ama birinin kutsalına dil uzatamazsın…
Dini, gelişimini, toplum hayatındaki yerini tartışabilirsiniz ama insanların inançlarına saygı sınırını aşmamaya özen göstermek koşuluyla.

Kırmızı fes yeşil cepken insan olmaz celebi,
Tahsil cehli götürür eşeklik ebedi..

İlim adamıyım der, araştır mason çıkar
Dört makale yazmışsa dördü de fason çıkar
Hele bir araştır bak aslını-astarını
Büyük dedesi Yorgi, babası Mişon çıkar.

Sabahleyin manşetler okunur teker teker.
Kimisinden yağ akar, kimisinden bal-şeker…
Biri katran kaynatır, fitne-fücur birisi,
Cinsini sevdiğimin hepsi cinsine çeker..

Rabbım bizi ayrı tut görkemli ahmaklardan
Yolumuzu farklı kıl kafası çatlaklardan
Şu garib ülkemizi ve masum neslimizi
Koru çakma kahraman ve çaput bayraklardan.

 HALUK CANGÖKÇE  12 KASIM 2011

 

Çeşitli Makale ve Yazılarım için:
http://www.turklider.org/TR/DesktopDefault.aspx?tabid=1583 da ” Haluk Cangökçe Gözüyle”

ÇIKARIN GÖZÜNÜZDEN ŞU AT GÖZLÜKLERİNİZİ, BİRAZ GERÇEKLERİ GÖRÜN NE OLUR..

“VARSA YOKSA TAYYİP”…

BU KADAR PİSLİK YAŞANMIŞKEN SİZ HALA KALKIP TAYYİP ERDOĞAN’A SALDIRIYORSUNUZ…
NEYMİŞ, TAYYİP ERDOĞAN ŞEHİTLERİN KANINDA BOĞULACAKMIŞ!…
AYIPTIR GÜNAHTIR BE…

Eski Genelkurmay Başkanı Org. Koşaner’in ses kaydından dinlediklerimizi hatırlayın:
“Emir komuta birliğini sağlayamıyoruz. Çatışma anında tim komutanlarımız mevziye silahını bırakıp kaçıyor.
Eğitim zafiyeti nedeniyle terörist diye masum erimizi kendimiz vurduk. Sınır karakollarımız hatalı yapılmış, Hantepe de hatalı. Halimiz tam bir kepazelik. Elimizdeki teknik imkânları kullanamıyoruz, eğitim ve tatbikatımız zayıf…” demiyormuydu?
Bunlara sebep TAYYİP’miydi?…
* 3 Ekim 2008’de Hakkari-Şemdinli’deki Aktütün karakolunda PKK baskınının yapılacağına dair istihbaratı, saldırıdan bir ay önce alındığı halde, önlem almayarak, 23 askerin yaralanıp,17 askerini şehit verilmesine TAYYİP’mi sebep oldu?…
* Hakkâri’nin Çukurca İlçesi kırsalında askeri aracın geçişi sırasında patlayan ve kendi altı askerinin şehit olmasına sebep olan mayını koyan, TAYYİP’miydi?

Yazının Devamını Oku »

TERÖRLE MÜCADELEDE SON BİR AYDA ALINAN MESAFE, GEÇMİŞ TARİHTE ALINMADI…

TERÖRLE MÜCADELEDE SON BİR AYDA ALINAN MESAFE, GEÇMİŞ TARİHTE ALINMADI…
Bir dönem de, örgütün beli kırılmış gibi algılandı ancak kullanılan bazı yöntemler hukuk ve insanlık dışı olduğu için uzun vadede ters yönde sonuç verdi.
Çünkü istismara çok açıktı…
Nitekim karşı propagandanın etkisiyle bu dönem de “bir zulüm dönemi” olarak bölge halkının zihnine yer etti ve örgütü besleyen, halkı devletten soğutan onlarca neden üretti.
Şu an yapılan ise hukuk sınırları içerisinde, devletin kararlılığının gösterildiği, gerçek anlamda bir terörle mücadele.
Alınan mesafe bu yüzden tahminlerin ötesinde.
Bölgede ilk defa hava bu derece olumlu esiyor.

Yazının Devamını Oku »

FACEBOOK DÜNYASINDA Kİ “BİZ” LER!…

FACEBOOK DÜNYASINDA Kİ “BİZ” LER!…
Kimimiz kuzu postluna bürünmüş, tam bir kurt,
Kimimiz her şeye karşı, yorumlarıyla dünyayı kurtarır,
Kimimiz tam bir Atatürkçü, her daim vatan kurtarır..
Kimimiz s…r çeker, kimimizle restleşir,
Kimimiz bir küsüp, bir barışır…
Kimimiz kimimize kızıp!, arkadaş listesinden çıkarır..
Kimimiz sadece kes yapıştırıcı veya paylaşımcı,
Kimimiz, hiç bir güzelliği paylaşmaz, yazdıkları topu topu bir kaç kelime!..
Kimimiz yazışıyor günden güne, kimimizin merhem oluyor gönlüne..
Kimimizin hiç çıtı çıkmıyor, yorum yapmıyor, hep tribünde!..
Ne istersen var, herkesin zevkine göre,
Çok ama çok ciddi bir iş yapıyoruz! hep birlikte!…

Yazının Devamını Oku »

DEMOKRASİ DEDİKLERİ !…

“DEMOKRASİ” İLE ALDATMA !…
Demokrasi diye bir şey yoktur
Sözlüklerde tarifi yapılan demokrasi, aldatmaca bir iddiadır…
Ben 79 senedir imini/timini görmedim bu oltaya takılan nesnenin.
Türkiye’de olmadığı gibi, başka ülkelerde de yoktur…
Fransa’ya, İngiltere’ye, Almanya’ya, Amerika’ya, demokrasinin adını aldığı Yunanistan’a paraşütle demokrasi atsanız toprağa düşmeden yerler ya da bacaklarını ayırırlar…
Bizi aldatıyorlar maalesef…
Hani tuzu kurular var ya, işte onların uydurdukları bir hikâyedir…
Belki de masal!.. Yazının Devamını Oku »

“BAŞBAKANLIK YAN GELİP YATMA YERİ DEĞİLDİR”

“BAŞBAKANLIK YAN GELİP YATMA YERİ DEĞİLDİR”
KILIÇDAROĞLU’NDAN GÜNÜN İNCİSİ!….

24 Saat çalışan, Dünya’yı ve Türkiye’yi devamlı dolaşan, tüm Dünya liderleriyle sürekli görüşen Türkiye’nin gelmiş geçmiş en dinamik ve aktif başbakanına atılabilecek en büyük iftira budur..
O kadar samimiyetsiz bir açıklama olmuş ki, doğru yapıyor ya da yapmıyor, iyi yapıyor yada yapmıyor, hepsi bir yana ama başbakan yatmıyor bu kesin, bunu tüm millet görüyor..
Kılıçdaroğlu, Ülke kan gölüne dönmüşken, hiç bir öneride bulunmadan sadece başbakanı eleştirmeyi siyaset mi sanıyorsun…
Muhalefet sadece eleştiri yerimi, çözümün varmı çık açıkla, öyle yuvarlak laflarla halledilecek şey mi terör belası..
İnandırıcılığın olmadığını koca CHP’nin aldığı oyda görmüyormusun.
Bence başbakan değil de sen yatıyorsun..

SEN BENİ GÜLDÜRÜYORSUN ALLAH’TA SENİ GÜLDÜRSÜN EMİ… Yazının Devamını Oku »

BU MİLLET BAĞRINDAN ÇIKANLARI DA İYİ TANIR, BAĞRINA HANÇER SAPLAYANLARI DA…

BU MİLLET BAĞRINDAN ÇIKANLARI DA İYİ TANIR, BAĞRINA HANÇER SAPLAYANLARI DA…
Ergenekon ve Balyoz yaltakçıları, her zamanki gibi konuşmanın vahametine değil, nasıl sızdığına odaklandılar.
Sahiplerinin kepazelikleri bir bir ortaya dökülüyor ya.
İllegal ortam dinlemesi olsa da, konuşmadaki vahamet tüm millet, demokrasi ve istikbal için hayati bir önem taşıyor.
Her gerçek, hukuki delil değildir ama bu durum hakikat ağacının yapraklarını sarartmaz.
Tuhaf ki, Koşaner Balyoz darbesini değil, her zamanki Genelkurmay refleksi gibi Balyoz belgelerinin sızmasını “esas rezalet” olarak kabul ediyor.
“Namerdin eline malzeme verdik” diyor.
Malzemeler milletin, savcının ve hâkimin elinde.
Suç ve ihanet malzemeleri.
Namertlik ve alçaklık, darbe yapanlara ve bu ihanete tevessül edenlere mahsustur.
İhaneti soruşturanlara, haber yapanlara ve ayıplayanlara değil.
Bu millet bağrından çıkanları da iyi tanır, bağrına hançer saplayanları da…

 

Çeşitli Makale ve Yazılarım için:
http://www.turklider.org/TR/DesktopDefault.aspx?tabid=1583 da ” Haluk Cangökçe Gözüyle”

GENELKURMAY BAŞKANI VE KUVVET KOMUTANLARININ EMEKLİLİKLERİNİ İSTEMESİ ÇOK İYİ OLMUŞTUR…

Genelkurmay Başkanı ve kuvvet komutanlarının emekliliklerini istemesi çok iyi olmuştur…

Bu subaylar, hem darbe planlarını biliyorlardı hem de başarısızlardı. Türkiye’de Hantepe saldırısı gibi kaç saldırı oldu düşünün?

Kaç tane Mehmetçiğimiz şehit oldu düşünün. Binlerce çocuk şehit oluyor bunların kılları kıpırdamıyordu. Heron’lar var, gece görüş sistemleri vardı kullanılmıyordu..

“YAŞ zirvesi öncesi tutuklu generallerin terfi ettirilmesine çalıştılar. Ama bu konuda yapacak birşey yok. Kanun, yönetmelik açık. Tutuklu olan bir subay bir de terfi mi ettirilecek? Bu, kanunen imkansızdır.

Mahkemeler, savcıların öne sürdüğü savları önemli buldular ki bu generalleri tutukladılar. Tutuklu generallerin tutukluluk hallerine defalarca itiraz edildi, neden tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılmadılar? Demekki mahkemeler haklarındaki savları çok önemli görüyor.

Yazının Devamını Oku »

“SÖZ” ÜZERİNE DERLEMELER !…HALUK CANGÖKÇE

Sözler, tutmak için verilir…(Swift)

Söz vermek için yürek, sözü tutmak içinde insan gerek…

Söylenen sözlerin doğruluğu, yapılan işlerin yanlışlığını düzeltmez…

Söylenmediği müddetçe söze sen hakimsin, bir kere söylendi mi, o sana hakim olur…(Şeyh Şadi Şirazi)

Söylediklerinizi duyurmak için hiç kimseyi kolundan tutmayın, çünkü insanlar sizi dinlemeye istekli değillerse, onları tutağınıza çenenizi tutmanız daha iyi olur…(Lord Hesterfield)

Söylemesi en kısa olan iki kelime vardır ki en ziyade tetkike ihtiyaç gösterir: evet ve hayır…(Pythhagoras)

Söylenmesi gereken şeyi, söylenmesi gereken kişiye ve sadece gerektiği zaman söylemelidir…(Andre Maurois)

Söyleyecek yalan bulamayanlar için kalan son çare gerçektir…(Marcel Lenoir)

Yazının Devamını Oku »