En Son Yorumlar
    Takvim
    Haziran 2019
    P S Ç P C C P
    « May    
     12
    3456789
    10111213141516
    17181920212223
    24252627282930

    ‘Tarih Üzerine Çeşitlemeler’ Kategorisi Arşivi

    TARİHTEN BİR YAPRAK…

    BİR KIZARMAZ YÜZ, YAŞARMAZ GÖZ BÜTÜN SERMAYESİ!…

    Gençlik yıllarında hayli inançlı bir insan olan Tevfik Fikret büyük hayal kırıklıkları yaşadıktan sonra ‘tabiat dini’ de dediği farklı bir inanışı şiirlerine yansıtmaya başlar.
    İşi, ‘Tarih-i Kadim’ adlı uzun şiirinde şu mısraları yazmaya kadar vardırır:
    “Her şeref yapma, her saadet piç;
    Her şeyin ibtidası, âhiri hiç.
    Din şehid ister, âsüman kurban
    Her zaman, her tarafta kan, kan, kan…”

    Yazının Devamını Oku »

    OSMANLI DÜŞMANLIĞI!…

    CİHAN PADİŞAHI KANUNİ SULTAN SÜLEYMANI, FANTEZİLERİNE KURBAN EDENLER!…
    Kanuni Sultan Süleymanı, zevk ve eğlence düşkünü bir padişah biçiminde resmediliyor.
    Osmanlı düşmanlığı yapsınlar ama gerekçeleri olsun…
    Bizans ruhlu kişilerin Osmanlı düşmanlığını anlarız. Konstantiniye, İstanbul oldu çünkü.
    Müslüman ruhlu ve mayalı insanlar; İstanbul’un fethini kutlarken, Bizans ruhlular da Kostantiniye’nin düşüşünü anıyorlar.
    İçimizdeki Bizans ruhlular ise dışarıdakilerden aşağı kalmıyor ve her fırsatta, Osmanlı düşmanlığı üzerine ellerinden geleni yapıyorlar.
    Tabii bu durum gayet normaldir. Biz nasıl İstanbul’un fethini coşkuyla kutluyorsak, elbet onlar da düşüşüne üzülecek ve düşmanlıklarını sergileyeceklerdir.
    Yazının Devamını Oku »

    BULGARİSTANA, KURU OT VE PAÇAVRA FİYATINA SATILAN TARİHİ BELGELER!…

    TARİHİ BELGELER NEDEN SATILDI?…
    “Kuru Ot ve Paçavra Fiyatına, Okkası Üç Kuruş On Paraya”, Bulgaristan’a Satılan Osmanlı Arşivi ve Yok Olan belgeler..
    Bilebildiğim kadarıyla dünya arşivcilik tarihinde bu tek örnektir…
    Bu hadise İsmet İnönü’ye “Milli Şef” unvanının verildiği cumhurbaşkanlığı döneminde değil, başbakanlığı döneminde, 1931 yılı Mayıs ayında cereyan etmiştir…
    Verilen tarihte, çoğu maliyeye ait Osmanlı dönemi arşiv malzemesi, yani millî hafızamızın bir bölümüdür..
    Türkiye’nin paraya mı ihtiyacı vardı, yoksa başka bir sebepten mi tarihi belgeler satıldı? bilinmez!… Yazının Devamını Oku »

    MUHTEŞEM SÜLEYMAN VE TARİHİ GERÇEKLER….

    MUHTEŞEM SÜLEYMAN VE TARİHİ GERÇEKLER….
    Muhteşem Süleyman dizisin de Süleyman’ın “alkol bağımlısı ve kadın düşkünü olarak gösterilmesi” eleştiriliyor ve ceza verilmek isteniyor..
    “Dizi hem senaryo, hem oyunculuk açısından kötü” diye kimse ceza veremez. Verse bile böyle bir karar aylarca tartışılır; onun için bir kulp arar ceza vermek isteyen. 
    Diziye sadece alkol ve Osmanlı Sultanı’nın kadınlarla beraber olması nedeniyle ceza verilirse bu, saçmalığın daniskası olur.
    Kanuni’nin 15 oğlu vardı; bunların sadece dördü Hürrem’dendi.
    Eğer bir padişahla ilgili dizi çekeceksen, özel yaşam boyutunu da işleyeceksin elbet. Yazının Devamını Oku »

    30 AĞUSTOS VE LOZAN; İKİSİ DE ZAFER İSE, O ADALAR NİYE YUNAN’DA ?…

    BURNUMUZUN DİBİNDEKİ ADAYI YUNAN’A VERMEYİ Mİ KUTLUYORSUNUZ ?… 
    Lozan andlaşmasının yıldönümündeyiz.
    İçeriği hiç tartışılmayan, ne kazandığımız, ne kaybettiğimiz konuşulmayan bu andlaşma üzerinden, dindar insanlara saldırı kampanyasının yine içindeyiz.
    Etkinlikler düzenleniyor. Konferanslar veriliyor.
    Kutlama ilanları ile, insanların bilinçaltına “Lozan bir zaferdir” mesajı dikte ettirilmeye çalışılıyor.
    Bu arada da -ne ilgisi varsa- dindarları tahkir de, elden bırakılmıyor.
    Lozan çerçevesinde düzenlenen etkinliklerin hepsinin haber içeriklerine baktım.
    Hiçbirisinde, Lozan ile kaybettiklerimiz konusunda, hiçbir bilgi yok… Bir ipucu bile yok…
    O zaman buyrun, biz bir nebzecik, konuya eğilelim.. İlkokul tarih bilgisi kabilinden, Lozan’da neler kaybettik, başlıklar halinde birer birer sıralayalım..
    Ki, Lozan’ı zafer olarak tanıtan birisi ile karşılaşırsanız, kaybettiklerimizi yüzüne vurasınız.
    Önce bir tespit yapalım..
    Yazının Devamını Oku »

    BİZE TARİHİ VE MUSTAFA KEMAL’İ YALNIŞ ÖĞRETTİLER…

    BİZE TARİHİ VE MUSTAFA KEMAL’İ YALNIŞ ÖĞRETTİLER…

    Bize hep Yunan’ı denize döktüklerinden söz ederlerdi. Meğerse “geldikleri gibi gitmemişler.”
    30 Ağustos’ta Afyon’da Mustafa Kemal’in palto içinde yatarkenki resmine bakıp durduk hep.
    Kimse 30 Ağustos’ta hava bu kadar soğuk muymuş diye sormadı.
    Şimdi gençler herhalde, küresel ısınma öncesi ağustos ayında palto giyildiğini düşünüyorlardır..
    Mesela kimse Rusların İngilizlerin müttefiği olduğu halde, neden İngilizlerin desteğinde Anadolu’ya çıkan Yunan’a karşı niçin Rusların bize silah verdiğini sorgulamaz..
    Yazının Devamını Oku »

    23 NİSAN 1920…BÜYÜK MİLLET MECLİSİ TEKBİR VE DUALARLA AÇILDI…

     

    Birinci Dünya Savaşı’ndan yenik çıkan İttihatçılar hızla yeni bir örgütlenme yaratarak, Anadolu’da iktidar mücadelesine giriştiler.
    23 Nisan 1920’de Büyük Millet Meclisi toplandı. Meclisi oluşturan mebuslar seçimle gelmişlerdi, ancak “millî” harekete muhalif olanlarla gayrimüslimler seçimlere alınmamıştı.
    Tümüyle antidemokratik bir yapıya sahip olan meclis, dualar ve tekbirler eşliğinde açılmıştı. 
    Meclisin açılışının bir Cuma günü yapılmasına karar verilmişti.
    Cuma namazı kılınacak, aşrı şerifler okunacak, Sancak-ı Şerif önde olmak üzere, tekbir ve dualarla Meclis binasına gelinecekti. Ankara Ulus’taki bina, bu amaçla hazırlanmış ve salonunun duvarına da “Ve emruhum şûrâ beynehum” (Müslümanların işleri, aralarında istişareyle yürütülür) âyetinin yazıldığı levha asılmıştı.
    Yazının Devamını Oku »

    LOZAN BARIŞ ANTLAŞMASI…

    LOZAN HADİSESİ…

    Resmi tarih dışında bir şey yazmak, söylemek yasak..
    Kazım Karabekir’in anlattıkları ile Mustafa Kemal’in anlattıkları örtüşmüyor..
    Rıza Nur hatıratında tamamen başka şeyler söylüyor. Şeyhülislam Mustafa Sabri efendinin anlattıkları da farklı, Ali İhsan Sabis paşanın anlattıkları da.

    Yıllardır bir “Gizli Lozan” tartışmasıdır gider, ama kimse bu konuda ağzını açıp bir şey söylemez.
    “Lozan zafer mi, hezimet mi” tartışır dururuz.
    “Çanakkale geçilmez” diye nutuklar atarız da, Mondros mütarekesi nasıl imzalandı kimse sormaz..
    Hem de 3 yıl 2 ay gibi bir zamanda. Bu kadar zamanda biz Etibank’ı bile tasfiye edememişken, nasıl oldu da koca bir imparatorluk tasfiye edildi?
    Çoğu kişi, Çanakkale savaşının İngiltere’nin saldırısı ile başladığını düşünür ama mesela İttihat Terakkicilerin Braslav ve Goben’i alıp Rusya’yı topa tuttuğundan bahsetmez.
    Çanakkale ile birlikte Kafkas cephesinde, Filistin cephesinde eş zamanlı yaşanan olayları birlikte ele almaz..

    Yazının Devamını Oku »