“Nasıl Olsa Hep Var Dedikleriniz, Hep Olmayacak…” Bir gün durup düşünüyorsunuz. Eskisi gibi çalmıyor telefonlar.Eskisi kadar kalabalık değil sofralar.Bazı sandalyeler boş…Bazı sesler artık sadece hatıra. Ve insan o zaman anlıyor: “Nasıl olsa hep var” dediklerimiz, meğer en geçici şeylermiş. Anne…Baba…Eş…Dost…Evlat…Sağlık…Gençlik…Hatta sıradan sandığımız bir sabah kahvesi bile… Hepsi emanetten ibaretmiş. Biz çoğu zaman ölüme hazırlıklı değiliz.Çünkü […]

TOPLUMSAL SABIR EKSERSİZİ !… “Gerizekâlı diyemediğim herkese ‘o biraz farklı biri’ diyorum ya…Aslında bu bir nezaket değil, toplumsal sabır egzersizi. Embesil embesildir.Ama biz medeni takılıyoruz diye üstüne ‘farklı’ etiketi yapıştırıyoruz. Eskiden aptallık utanılacak şeydi.Şimdi özgüvenle sergileniyor.Bilgisizlik susardı, şimdi mikrofon istiyor.Akıl kenarda bekliyor, cehalet sahnede solo atıyor. En acısı ne biliyor musun?Artık akıllı olan kendini açıklamak […]

EMEKLİ GÜNLÜKLERİ Bugün kendi kendime bir oyun oynadım.Bir hayal kurdum. Televizyon yok dedim.Dizi yok, haber yok, maç yok. Telefon yok.WhatsApp yok, uygulamalar yok.İnternet zaten hiç yok. Sosyal medya yok…Kim ne yapmış, kim ne demiş, kim kimi beğenmiş, bunların hiçbirine bakamıyorsun. Yetmedi.Yanında kimse de yok.Yalnızsın. İlk anda insanın eli cebine gidiyor.Refleks bu.Cebinde bir şey yok.Sonra elin […]

İSLÂMİYET ÜZERİNE.. Bazıları zanneder ki İslâm hayattan uzaklaştırır.Bu yüzden de “şimdilik yaşayalım(!), yaşlanınca dine döneriz” diye ertelerler.Oysa bu büyük bir yanılgıdır. Çünkü İslâm hayattan kopuş değil, hayatın ta kendisidir. İslâm; aydınlıktır, berekettir, ölçüdür.İnsan İslâm’dan uzaklaştıkça hayattan da uzaklaşır; nefes alıp veren ama ruhu yorgun, istikameti kayıp bir gölgeye dönüşür. Peygamber Efendimiz’in, içinde namaz kılınmayan evi […]

KOLEKSİYONLARIM Koleksiyon dediğin, insanın kendini oyalama biçimidir biraz da.Zamana çentik atma hevesi… “Buradaydım” deme ihtiyacı. Benimkiler mütevazıdır: Pul biriktiririm.Dünyanın dört bir yanından geçmiş mektupların suskun tanıkları…Bir zamanlar ulaşmanın kıymeti varken, şimdi nostaljiye düşmüş küçük kâğıt parçaları. İlk gün ve özel gün zarfları vardır.Heyecanın, beklentinin, “bugün başka bir gün” hissinin mühürlenmiş hâli.Takvim yaprağı kopar ama zarf […]

Cehennemin Kapıları Açıldı Artık gücü gücü yetene.Kuvvetli olan, zayıf olanı parçalayıp yiyecek. Bu bir masal değil.Bu bir kehanet de değil.Bu, göz göre göre normalleştirilen bir düzenin çıplak tarifidir. Artık hak, hukuk, merhamet; güçlülerin dilinde süs kelimesi, zayıfların hayatında lüks oldu. Kurallar, yalnızca itiraz edemeyenler için var. Terazi, güçlünün elinde eğri; adalet, sesi en çok çıkanın […]

Dans Edenlerin Unuttuğu Tarih Kolombiya sokaklarında dans ederek, şarkılar söyleyerek ABD’nin Venezuela’ya yönelik askeri müdahalesini alkışlayanlara bir çift sözümüz var.Bugün sevinç çığlıkları atanlar, dün başkalarının yıkımına alkış tutanlarla aynı safta durduklarını fark etmiyorlar. “Nicolas Maduro gitti, karısı Cilia Flores alıkonuldu” diye bayram yapanlar…Bu film size hiç tanıdık gelmiyor mu? Kaddafi Gitti, Libya Bitti Bir zamanlar […]

SERBEST KÜRSÜ SUSTURULURSA, HAKİKAT BOĞULUR Bir ülkenin gerçek aynası, sadece resmî açıklamalar, süslü demeçler ya da tek merkezden servis edilen haberler değildir. Bir ülkenin gerçek sesi; sokağın, emeklinin, öğrencinin, işçinin, aydının ve itiraz eden vicdanın konuşabildiği serbest kürsülerdir. Bugün bu kürsülerin en yaygın olanı Facebook gibi küresel platformlardır. Ancak sorun tam da burada başlıyor. Çünkü […]

AHLÂKSIZLIĞI MEŞRULAŞTIRAN SÖZLER Ahlâk, bir günde yıkılmaz. Ahlâk, küçük cümlelerle aşındırılır. “İşini yap da nasıl yaparsan yap” denir önce. Sonra “Bu devirde böyle” diye üstü örtülür. Doğruyu söyleyene parmak sallanır: “Doğruyu söylemek sana mı kaldı?” Yanlış, parçalara bölünür ki suç görünmesin: “O iş ayrı, bu iş ayrı.” Gerçek, çarpıtılır: “O iş bildiğin gibi değil.” Vicdan, […]

ESKİ TÜRKİYE EFSANESİ VE HAFIZA KAYBI “Eski Türkiye” denildiğinde kimi gözleri dolu dolu bakar, kimi de nostalji diye önüne koyulan tabağı sorgusuz yutar. Oysa hafıza, hatırladığını parlatır; unuttuğunu karartır. Hatırlamak zor, yüzleşmek daha zordur. “Vatan borcu” diye askere alınan on binlerce er ve erbaş, içsin içmesin, günlük yarım paket filtresiz sigarayı mecburen aldı. Ne devri […]

Araç çubuğuna atla