En Son Yorumlar
    Takvim
    Aralık 2011
    P S Ç P C C P
     1234
    567891011
    12131415161718
    19202122232425
    262728293031  

    AHMAKLIK VE APTALLIKLARA ÇANAK TUTMAK!….

    KİRLİ BİR DÜNYA…
    Magazin dünyası, “kirli” bir dünya…
    Bu dünyada; kimin elinin, kimin cebinde olduğu belli değil…
    Bu dünyada; “seviyeli beraberlik” adı altında, “bir gecelik ilişkiler” yaşanıyor.
    Rezillik, müptezellik diz boyu!..
    Ahlâk-mahlâk hak getire!..
    Öyle bir dünya ki;
    “Parlak neon ışıkları” ile ışıl ışıl aydınlatılıyor ama o ışıkların altında “karanlık işler” dönüyor!..
    “Fuhuş”un haddi hesabı yok!..
    “Uyuşturucu” desen gırla!..Gerek “magazin dünyası”nda yaşanan “müptezellik”ler, gerek ekranlarda yayınlanan “dizi film”ler, sadece “para ve şöhret” için yapılmıyor.

    Bu “yaşantı”lar ve “dizi”lerle “sinsi bir amaç” güdülüyor ve toplum “dönüştürülmeye” çalışılıyor.
    Bizler de, maalesef “kerizlik”lerimizle, “ahmaklık” ve “aptallık”larımızla bunlara “çanak” tutuyoruz!..
    Bir yandan “Ahlâksızlık, çirkeflik, kepazelik, müptezellik” diye bağırıyor ama bir yandan da bunları seyredip, “dizi manyağı”na dönüyoruz!..
    Daha ne diyeyim;
    Aptallığımıza doymayalım!..
    Çünkü onları “şöhret” yapan, “reyting rekorları” kırdıran bizim ahmaklıklarımızdır!..
    Onlar “tu kaka” ama, kusura bakmayın, bizler de “sütten çıkmış ak kaşıklar” değiliz!..
    Sözüm;
    Kendim dahil, “herkese”dir!..

    KANUNİ…
    “Kanuni Sultan Süleyman 26 yaşında tahta çıktı…
    46 yıl boyunca padişahlık yaptı. Ama öyle dizide sergilendiği gibi bir hayat sürmedi…
    Aksine ömrünün sadece 2.5 yılını sarayda geçirebildi.
    Kanuni Sultan Süleyman’ın, filmdeki gibi, öyle hareme girecek çok vakti de olmadı…
    2.5 yıllık saray hayatında hareme girmesi haftada iki defaydı. Tabii o dönem harem diye adlandırılan yer eşi, kardeşleri, çocuklarının yaşadığı eviydi.”
    İşte böyle; ömrünü “cihat”la geçirmiş, “at” sırtından inmeyen bir adam, bugün “avrat”ların üzerinden inmiyor gibi gösterilirse, ben, bunda “sinsî emeller” ararım!..
    Böyle bir “dizi”yi de, hiç kimse bana “yerli” diye yutturmaya kalkmasın!..

    HADİSE!…
    TNT adlı televizyonun “Etiket Magazin” adlı programında ekrana gelen görüntülere göre Hadise adlı şarkıcı; Belçika’da yeni yeni şöhret olduğu yıllarda bir dergiye verdiği röportajda şunları söylemiş:
    “Ben Türk değil, Belçikalıyım. Çocuğumu Belçika’da doğurup burada büyüteceğim. Belçika’da bir gelecek düşündüğüm için de vergimi buraya ödüyorum.
    Eğitim ve sağlık hizmetlerinin çok kötü olduğu Türkiye, yaşanacak bir yer değil. Belçika’nın nimetleri Allah’ın bir lütfu.
    Türkiye’de hayatta kalmak için savaşmak gerek. Türkiye’de para kazansam da Belçika’ya döneceğim.”
    Düşünebiliyor musunuz;
    Bunu söyleyen kadın, Eurovision Şarkı Yarşıması’nda; “Düm tek tek” diyerek “Türkiye”yi temsil” etti!..

    OFFFF, OFFFFF…
    Dünya nerelere gidiyor biz hâlâ Keşanlı Ali’nin peşindeyiz.
    Gecekondu mu kaldı, kabadayı mı kaldı?
    Hangi sosyal mesajı veriyor.
    Gecekondu semtleri şimdi Kadıköy’den daha modern.
    Başka anlatılacak kadın mı yok Yedi Kocalı Hürmüz’den başka.
    Hababam Sınıfı sıkmadı mı sizi?
    Hep Lüküs Hayat operetinin ne kadar başarılı müzikal(!) olduğunu konuşuyoruz.
    Tabii İngiltere’den bihaber isen…
    70 yıldır başka şey çıkmadı mı, 70 milyon insandan?
    Cilalı İbo, Turist Ömer, Abidik Gubidik’ten Recep İvedik’e geçmek sanat adına büyük aşama mı?
    Bu ülke hâlâ Sadri Alışık, Kemal Sunal ve Öztürk Serengil’e gülüyorsa, onların çizgisinde kalmışsa ben de ‘offf, offf’ derim.
    Hele hele, her büyük afişte, ‘ki’ ekini görünce inanın ağlayasım geliyor.
    “Bu şehri İstanbul ki” gibi…
    Bu kültürümüze sahip olmak mı yoksa günümüze ayak uyduramamak mı?
    Tanıtmak, anlatmak tamam da bunun bir ölçüsü olmalıdır.
    Grafik, resim, fotoğraf sanatlarında dünya nerelerde dolaşırken sen hâlâ hat, minyatür dersen ben de ‘Offf, offf’ derim.

    ***
    Hayat susarak güzel olsaydı, ağzımı bağlar ölünceye kadar susardım.
    Hayatta konuşarak mutlu olsaydık mutluluktan bıkana kadar konuşurdum ama hayat öyle bişey ki;
    Sustuğunda konuşmadın diye pişman eder, konuştuğunda ise susmadın diye kahreder…(Haluk Cangökçe)

    Eğer söylenecek sözünüz varsa ekleyin..
    Eğer söylenecek sözünüz yoksa sözleri okuyun..
    Okumaya da zamanım yok diyorsanız..
    O zaman PAYLAŞ ın birileri mutlaka okur…
    Çeşitli Makale ve Yazılarım için:
    http://www.turklider.org/TR/DesktopDefault.aspx?tabid=1583 da ” Haluk Cangökçe Gözüyle”

    Yanıt Yazın