Takvim
Kasım 2017
P S Ç P C C P
« Eki    
 12345
6789101112
13141516171819
20212223242526
27282930  

‘DİN & İNANÇ VE FELSEFE’ Kategorisi Arşivi

POKEMON DELİLİĞİ !..

pokemon
NAMAZA GEL DESEN CAMİYE GELMEZLER AMA POKEMON AVINA CAMİYE GİDİYORLAR !..
Akılla, zekayla, mantıkla, bağlarımızı kopardık..Telefonlarımız akıllı oldu, bizler aptallaştık!..
Bu toplum yavaş yavaş ortak bir deliliğin içine akıyor.
Adeta delirdik. Bu “delirme” hali katman katman dağılıyor toplumun içine.
POKEMON ÇILGINI OLDUK !..
Türkiye’de son günlerde çok sayıda genç sadece Pokemon karakterlerini yakalamak için sokağa çıkıyor..
Artık cami bahçelerinden AVM’lere ve deniz kenarlarına kadar her yer Pokemon avlamak için elinde cep telefonlarıyla yürüyen gençlerle dolmaya başladı.
Akıllı telefonlarla oynanan bu oyun çıkmadan önce, dakikada 3 tweet atılırken, oyun çıktıktan sonra ise dakikada yaklaşık olarak bin 400 tweet paylaşılmış..
***

Yazının Devamını Oku »

BUGÜN “CUMA” BİLİYORSUN!…

bayram-egepehlivanBUGÜN “CUMA” BİLİYORSUN!…
Yolda karşılaştığımızda ezan okunuyordu.
Gel seni camiye götüreyim, dedim.
Bugün Cuma biliyorsun.
Sen de benim camiye gitmediğimi biliyorsun, dedi.
Müslüman olduğun halde seni namaz kılmaktan alıkoyan sebep nedir..?
Ne bileyim olmuyor işte, dedi.
Hem pantolonumun ütüsü bozulup, dizleri çıkar diye endişe ediyorum.
Gayri ihtiyari gülmeye başladım.
Herhalde şaka yapıyorsun, dedim.
Bunun için cami terk edilir mi..?
Ciddi söylüyorum, dedi.
Giyimime ve özellikle yeşile düşkün olduğumu bilirsin.

Yazının Devamını Oku »

“AYET”/ “SURE” / “CÜZ” NEYE DENİR?..

cumagun15_d“AYET”NEYE DENİR? ..

Ayet Kelimesinin Sözlük Anlamı: Apaçık alamet, işaret ve nişandır.

Ayet’in ıstılah mânâsı; Kur’an sureleri içinde yer almış olan, başı ve sonu belli cümlelerdir

KUR’AN’DA TOPLAM KAÇ AYET VARDIR?

Kur’an’da toplam kaç ayet var; 6.666 mı, 6.236 mı?

Kur’anı bize hep 6.666 ayettir diye öğrettiler. Halk arasında da  en çok bu görüşe rağbet edilmiştir.

Kur’an ayetlerinin sayısı hakkında ulema arasında da farklı görüşler ortaya çıkmıştır.

Bu farklılığın bazı sebepleri vardır.

Bunlar; bazı âlimlerin Kur’an’da ayet sonu olarak kabul ettiği yerleri diğerlerinin kabul etmemesi, sure başlarında yer alan besmelelerin ve hurûf-u mukattaa’nın ( ayrılmış münferit harflerin) müstakil birer ayet sayılıp sayılmaması vs. dir…

Basra, Kufe, Mekke ve Medine ekolüne mensup âlimler, ayet sayısı konusunda farklı görüşler ileri sürmüşlerdir. Yazının Devamını Oku »

ALLAH’IN 99 İSMİ VE ANLAMLARI…

ALLAH’IN 99 İSMİ VE ANLAMLARI……

Allah(cc) Yaradanın öz adıdır.
Diğer bütün isimlerin anlamı, Allah isminde mevcuttur.

ALLAH’IN ESMA’ÜL HÜSNA’SININ ŞİİRSEL TANIMI…

O’nun birinci ismi, isimler sultânıdır,
Her ânın, her mekânın, her cânın cânânıdır,
Kur’ân’da ilk âyetin başlangıç kelâmıdır,
Her zerre ”ALLAH” diye, O’nu söyler durmadan…(Allah(cc) Yaradanın öz adıdır)

Vârettiği herşeyi, ayırdetmeden gören,
Herşeye adâletle, hayır ve rahmet veren,
Her mahlûkâ acıyan ve çâreler gönderen,
Sonsuz merhametiyle, âleme RAHMÂN dır O….(Er-Rahman (cc) Nimet verici)

Dünya nîmetlerini, hayra kullananlara,
Her lokmada haramı, helâli soranlara,
Âhiret mekânını, dünyada kuranlara,
Sonsuz bağışlarını, lûtfeden RAHÎM dir O….(Er-Rahim (cc) Acıyıcı)

Yazının Devamını Oku »

“HAYIRLI CUMALAR” SÖZÜNDEN RAHATSIZ OLMAK!…

“HAYIRLI CUMALAR” SÖZÜNDEN RAHATSIZ OLMAK!…

Epey zamandır sosyal iletişim ağı Facebook’ta hoşuma giden bir şey yapılıyor..

Anlamlı veya özel günlerde, tanıyan tanımayan herkes birbirine iyi dileklerde bulunuyor..

Özellikle Cuma günleri her bir profilden, “Hayırlı Cumalar” temennilerinin yükselmesi ve o temenni iletisinin altına iliştirilen yorumlar müthiş bir insani bağ oluşturuyor..

Böylesine masum, böylesine temiz bir paylaşımdan rahatsız olmak mümkün mü? “Normal olan bireyin” rahatsız olması mümkün görünmüyor tabi ki…

Ama gelin görün ki, birileri bu güzel temennilerden bile rahatsız oluyor…

“Bu ülkenin bayramı tatilleri yetmezmiş gibi, şimdi de “Hayırlı”- “Mübarek” gibi sıfatlarla Cuma günlerini kutlama modası çıktı.” diye saçmalıyorlar…

Okumayı romandan, veya tırışka hikayelerden ibaret sanan, varoluşun nedeni okumamış, araştırmamış veya araştırmaya tenezzül etmemiş bu insanlar, Cuma’ya neden “mübarek gün” denir, “Cuma üzerine kaç ayet indirilmiştir, diğer günlerin böyle bir ayetle taçlandırılma durumu var mıdır yok mudur?” diye öğrenme zahmetine girmiyorlar..

Yazının Devamını Oku »

YAZIK AMA ÇOK YAZIK….

MÜSLÜMANLIK NERDE… SİZDEN GEÇMİŞ İNSANLIK BİLE…

Lafa geldi mi,” Türk toplumunun %95 Müslüman” diyoruz ama dinin vecibelerini yerine getirenlere “gerici” yaftasını takıyoruz..

Anlamakta güçlük çekiyorum..Nedendir bu İslamiyet düşmanlığı ve İnançlı insanları karalama ve aşağılama?.

Nedir gençlerimizin bu din korkusu ve inanca ve inananlara düşmanlıkları.

İslam Dininin gereklerini yerine getiren inançlı insanları alaycı ifadelerle küçümseme?..

Bence, İslam’a ilişkin bu yanlış İmgenin yayılmasında baş rolü basın yayın organları ve malesef internet oynuyor..

Sokaktaki adam için İslam eşittir “fanatlzm” ya da “yobazlık”, veya “bağnazlık”…

Yazının Devamını Oku »

DİN KAVRAMI!…

DİN KAVRAMI!…

Cehalet sadece matematik, biyoloji coğrafya bilgisi eksikliği ile olmuyor, dini bilmemek de büyük bir cehalet.

Keşke sadece cehalet deyip geçebilsek ama dini bilmeyenlere yutturulan hurafeler bugün dünyada milyonlarca insanın hayatını karartmakta, binlerce cana malolmakta. Bu nedenle inanıp inanmamaktan geçtim ama doğru haliyle bilinmesi çok önemli.

Siz inanmayın ama ne anlatılıyor, ne söyleniyor bilin.

Kur’an bir kitaptır. Müthiş bir kitaptır. Evrende eşi benzeri yoktur. Sırları vardır.

Yazının Devamını Oku »

“DİNDARLIK”,”YOBAZLIK” ve KUR-AN AHLAKI…

SAMİMİ MÜMİN EN ÇAĞDAŞ, EN MODERN, EN BİLGİLİ İNSANDIR…

“Dindarlık” kavramı üzerinden yapılan tartışmalarda, “Dindar nesil” kavramına karşı duran kesimin çoğunluğunun dindar olarak tarif ettiği ve örnek verdiği kişilerin, “dindar” görünümü altında İslam’a ters düşen davranış ve görünüm içerisindeki insanlar olduğu anlaşılıyor.
Dinden uzak yaşayan kimseler görüşlerini açıklarken, dine karşı olumsuz eleştirilerde bulunur, saldırgan bir davranış sergilerler.
Dine saldırı malzemeleri de, Müslümanlık adı altında yaşanan, ancak içine hurafelerin, adet ve geleneklerin katıldığı, dinin özünden uzak olan anlayışlardır.
Gerçek Müslümanlık, hedef alınan bağnaz din anlayışına tamamen zıttır. Bu yüzden eleştirdikleri, gerçek İslam değil hurafe dinidir; Kur’an’da bildirilen gerçek din bundan çok farklıdır.

Burada, samimi dindar Müslüman ile gerçekte dindar değil müşrik olan bağnaz karakter arasında bir karşılaştırma yapmak isterim…

Yazının Devamını Oku »

UYUYUN AMA ÖLÜNCE UYANMAK VAR !…

YAZIK AMA ÇOK YAZIK…
Anlamakta güçlük çekiyorum…
Nedendir bu İslamiyet düşmanlığı ve İnançlı insanları karalama ve aşağılama?.
Nedir gençlerimizin bu din korkusu ve inanca ve inananlara düşmanlıkları?
Bence, İslam’a ilişkin bu yanlış İmgenin yayılmasında baş rolü, (bazı) cahil hocalarımız!; basın yayın organları ve malesef internet oynuyor..
Sokaktaki adam için İslam eşittir “fanatlzm” ya da “yobazlık”, veya “bağnazlık”…
Tüm basın fotoğraflarında, Müslümanlar çatık kaşlı, öfke saçan bakışlar ve sıkılı yumruklarla temsil ediliyor.
Yazının Devamını Oku »

DİN İNANÇ VE FELSEFE ÜZERİNE KARIŞIK DERLEMELER..

 SÖZDE HERKEZ MÜSLÜMAN. ACABA KURAN’A GÖRE VARMI….
Muhatabına güvenmek istiyorsan, önce sen güvenilir ol…
Yalandan uzak dur…
Eleştirinin keskin bir bıçak olduğunu unutma. Söyleyeceklerini iyi tart…
Kibirli olma, alçak gönüllü davran…
Kendini fazla abartma…
Vazgeçilmez olmadığını kabul et…
Tek başına mutlu olunamayacağını bil. Çevrenin mutluluğu için gayret göster…
Kibrine yenilip hep daha fazlasını isteyerek hayatını zehir etme…
Ön yargılarla hayatı kendine zehir etme…
Yazının Devamını Oku »

TÜRBELERDEN MEDET UMMAK!…

TÜRBELERDEN MEDET UMMAK!…
Din bilgini değilim, ama türbelerden şefaat dilemenin, ölüden yardım ummanın, bu ve benzeri amaçlar için mum yakmanın, çaput bağlamanın, sandukanın önünde yere kapanmanın, “yatır” mezarından toprak almanın, mezar taşını dişleyip dilek dilemenin, “yatır”ın mezarı başında şeker, sirke, simit vesaire dağıtmanın, kısacası ölülerden medet ummanın İslâmla ilgisinin olmadığını biliyorum…
Hatta bu yaklaşımlar İslâmda “günah” sayılıyor (şirk sayan yorumlar bile var)…
Dinimizde şifa makamı türbeler değil, sadece Allah’tır.
Kaderi yazan kalem Onun kalemi, hüküm Onun hükmüdür.
Allah’ın Kudret kalemiyle yazdığını hiçbir evliya, hiçbir yatır değiştiremedikten başka, peygamberler dahi değiştiremez.
Bu mümkün olabilseydi Hz. Nuh karısının ve oğlunun isyanını kırar (iman etmediler, Nuh’un gemisine binmediler, müşriklerle birlikte sulara kapılıp helak oldular), Hz. Âlişan Efendimiz çok yardımını gördüğü amcasını ölmeden önce Müslüman yapardı.
Yazının Devamını Oku »

ÖLÜM ÜZERİNE (2)…

ÖLÜM ÜZERİNE (2)…
Resulullah “Ağzınızın tadını kaçıran ölümü sıkça anınız” der..
Ölüm konuşunca insan susar.
Ölüm şeb-i arus, yani kavuşma/vuslat gecesidir aynı zamanda.
O zaman ne gam!
Dünya bir cam parçası ise, ahiret yurdu bizim için kocaman elmastan daha değerlidir.
Vefat eden her mü’min, Müslümanca yaşamışsa o makama yükselir. Ki bu hayal bizim dualarımızı süsler. Hayırlı bir ömür ve hayırlı bir ölüm dileriz.
Bizim malımız, canımız, sevdiklerimiz Allah yolunda feda olsun!
Aslında acınacak durumda olan sadece ölenler değil, biziz aynı zamanda..
Ölülerin arkasından Fatiha okunur mu?
Okunur okunmasına da, ölü bedene değil, Allah rızası için, sevabı vefat edenlere bağışlanmak üzere, yaşayanların yüzüne okunur.
Yazının Devamını Oku »

ÖYLE ÖĞRENMİŞLER!…

ÖYLE ÖĞRENMİŞLER!…
Ülkenin eleştirel olması gereken, ne biliyim solcu ve özgürlükçü takılan tayfası bile türbanlı insanlara yapılan ayrımcılığı görmeyi reddediyor.
Bu kadar mı boş olabilir bir insanın fikirsel hazinesi ya!..
Hani çok bir şey yapmaları gerekmiyor. Etrafa şöyle bir baksalar yeter.
Sanıyolar ki ülkede cami olması, devletin imamların maaşını falan ödemesi, milletin dinini yaşabildiği anlamına geliyor.
Gözleri önünde yaşanan 21. yüzyılın yüzkarası ayrımcılığı göremiyolar!
Seçici liberallik diye bir şey olmaz kardeşim! Seçici özgürlükçülük de yoktur. Seçici demokrat olmanın aksine.
Dini beğenmeyebilirsin.
Allah’a inanmayabilirsin.
Ama sırf senin gibi düşünmüyor diye başkalarını ezemezsin! Yazının Devamını Oku »

ÖLÜM!…

ÖLÜM ASUDE BİR BAHAR ÜLKESİDİR…
Yaşamaktan yorulmadınız mı?
Ölüm olmasaydı, hayatın ne anlamı olurdu?
Ölüm bir yok oluş ya da yolun sonu değil ki!
“Ölüm asude bir bahar ülkesidir birinde.”
Öte yandan “Ölüm güzel olmasaydı, ölür müydü peygamber?”
Hem “Gideninler memnun olmalı ki, dönen yok seferinden.”
Herkes memnun olmasa da bu seferden, bu zorunlu bir süreçtir.
Ölüler sessizdir.. Aslında ölülerin ardından değil, o ölüme sebep olanların ardından ağlamak gerek asıl..
Ölülerin değil, yaşayanların haline ağlamak gerek belki de.
Hep ölenlere rahmet diliyoruz. Allah dirilerimize de rahmet etsin.
Ölüm en büyük ibret dersidir..
Ölümün sıcaklığı her insanı etkiler..
Ölünün bedeni soğuktur, ruhu ise her zaman capcanlı ve sıcacık..
Bedenin elbisesi o bildiğiniz konfeksiyon ürünleri. Ruhun elbisesi ile bedenimizdir.
O anlamda bedenimiz topraktan geldi ve toprağa dönecek..
Ruhumuz ise ölümlüler dünyasından ölümsüzlüğe hicret edecek..
Geldiği yere gidecek. Onun için eve dönüş vaktidir. Dünya gurbeti, dünya sürgünü sona ermiş demektir.
Yazının Devamını Oku »

İNSAN OLMAK!…

İNSAN OLMAK!…
Dinimiz “sevgi dini”, Peygamberimiz “Rahmet Peygamberi”…
Peki biz “sevgi dini”ne mensup Müslümanlar olaraktan “sevgi insanı” mıyız?
İnsanları gerçekten seviyor muyuz?
Dindaşlarımızı “kardeş”, diğerlerini “türdeş” olarak görüyor muyuz?
Biz de tıpkı Peygamber-i Âlişân Efendimiz gibi, merhametli miyiz, hamiyetli miyiz, şefkatli miyiz?
Böyle isek, şu bencilleşmiş, paylaşımsız, acımasız dünya kimin dünyası?
Bu dünyada şefkat yok, merhamet yok, insan yok, izan yok, hakperestlik yok, tevazu yok, yardımlaşma yok… Yazının Devamını Oku »

İSLAMİYET VE LAİKLİK !…

“İSLAMİYET” ÜZERİNE …
Zannediyorlar ki İslâm hayattan uzaklaştırır. O’nun için de, ancak yaşlanıp elden ayaktan düşünce dine yönelmeyi planlayarak, şimdilik yaşamaya(!) devam ederler.
Halbuki İslâm hayattır, aydınlıktır, berekettir.
İnsan İslâm’dan uzaklaştıkça hayattan da uzaklaşır, nefes alıp vermekte olan bir ölü haline gelir. 
Peygamber Efendimiz, içinde namaz kılınmayan evi kabir’e benzetmiştir.
Çünkü İslâm, hayatın nûrudur.
Çünkü İslâm’dan kopan, zulmete yuvarlanır ve uyanılmaz uykulara dalar.
Bugün insanlığın içinde bulunduğu meselelerin çözümüne kafa yoranlar “din”leriyle ilgili problemlerini çözmeğe mecburdurlar.
Çünkü İnsan Meselesi’ni ancak İslâm çözer.” İslâm’a davet hayattan uzaklaşma değil, hayatı yaşanır hale getirme davetidir.
Yazının Devamını Oku »

OLDUĞUN GİBİ GÖRÜN….

OLDUĞUN GİBİ GÖRÜN….
Güneş gibi ol şefkatte,merhamette.
Gece gibi ol ayıpları örtmekte.
Akarsu gibi ol keremde, cömertlikte.
Ölü gibi ol öfkede, asabiyette.
Toprak gibi ol tevazuda, mahviyette.
Ya olduğun gibi görün, ya göründüğün gibi ol.

Hz. Mevlana’nın bilinen muhteşem bir sözüdür.” Ya olduğun gibi görün, ya göründüğün gibi ol.” .
İçinin dışının bir olması durumunu anlatır. İçinizdeki ‘siz’ ile, dışınızdaki ‘siz’in aynı-olmasını telkin eder..
Düşünce ile sözün birligi, düşünce ile davranışın birliği, davranış ile sözün birligi dürüstlüğün nihai noktasıdır Mevlana ya göre… Yazının Devamını Oku »

KARIŞIK ALINTILAR….

“AĞZI OLAN KONUŞUYOR” HELE KONU “DİN” OLUNCA..

Bugün toplumumuzda hani derler ya, “ağzı olan konuşuyor.” Hele konu din olunca herkes mezhep imamı (!) kesiliyor,  fetvalar, görüşler havada uçuşuyor.

İmam Gazali hazretleri diyor ki; Halktan birinin din hakkında konuşması, onun zina ve hırsızlık yapmasından daha tehlikelidir.

Çünkü bilmediği yerden küfre düşer,  farkında olmaz, öylece ölür, gider.

 

İMTİHANDAYIZ!…

Gerçek şu ki, hepimiz “bozulma” sürecinin çocuklarıyız. Dindar Müslümanlar olarak dünyevileştiğimiz de tartışma götürmez bir gerçek.

Eskiden yoklukla, fakirlikle, baskıyla, zindanla imtihan olunmuştuk, şimdi varlıkla, makamla, iktidarla imtihan ediliyoruz. Bu ilkinden daha zorlu bir imtihandır…

İmtihan her çağda var: Zaten hayatın tümü bir imtihanlar silsilesinden ibaret değil midir?

Ama galiba imtihanların en zorlusunu biz şimdilerde yaşıyoruz: Servetle, şöhretle, güçle, iktidarla imtihandayız! Yazının Devamını Oku »

BUNCA KİTAP İÇİNDE KORKUNÇ CEHALET..

BUNCA KİTAP İÇİNDE KORKUNÇ CEHALET..

TÜRKİYE’DE son elli yılda 200’e yakın Kur’an tercümesi, meali, tefsiri yayınlanmış…

Dinî kitaplar sektörü bir endüstri haline geldi.

İrili ufaklı beş yüz kadar (belki de daha fazla) İslamî-dinî yayınevi var.

Her yıl on milyonlarca dinî kitap, kitapçık, risale yayınlanıyor.

Çeşit çeşit ilmihaller peynir etmek gibi satılıyor.

Mushaf ticareti ayrı bir branş.

Yayınlanan kitapların bir kısmı (yüzde kaçı?) bozuk ama yüzde 99’unda İslam’ın emirleri ve yasakları yazılı.

Milyonlarca kitap satın alınıyor.

Satın alanların bir kısmı bunları okumuyor.

Okuyanların bir kısmı okuduğunun manasını iyice anlamıyor. Yazının Devamını Oku »

BİLGİSAYAR VE İMAN…

BİLGİSAYAR VE İMAN…
“Bu bilgisayarların varlığı benim nazarımda Allah’ın varlığının en açık delillerinden biridir.”
“Bilgisayar kullananlar gayet iyi bilirler, böyle bir makine, ancak bir mühendis ve üstün bir teknoloji ile var olabilir.
Ateistin en önde gidenine sorsan, bu zımbırtının tesadüf eseri oluşmayacağını, mutlaka birisi tarafindan yapılmış olduğunu söyler .
Meselâ Darwin kalkıp dirilse, şu laptopu göstersen, desen ki:
“Bu Alet, şu hesap makinesinin tesadüfler zinciriyle evrimleşmiş hâlidir.”Darwin bile ‘çüş lan deve’ der.”
“Bilgisayarın kendiliğinden yapıldığını kabul etmeyen adam, onu yapan insanın yaratılmış olduğuna gelince kıvırıveriyor …
Bilgisayarları yapan mühendisler başka, bilgisayarlar başkadır.”
Birbirlerine benzemezler. Yazının Devamını Oku »