Takvim
Eylül 2017
P S Ç P C C P
« Haz    
 123
45678910
11121314151617
18192021222324
252627282930  

‘TOPLUM VE İNSAN’ Kategorisi Arşivi

FACEBOOK’TA YAŞAYAN ACILARIN KADINLARI…

FACEBOOK’TA YAŞAYAN ACILARIN KADINLARI…

Kronik ergenlik hastalığına yakalanmış bayanlar topluluğudur.

Sürekli aşkta kaybedişleriyle ilgili özlü sözler yazarak ya da ordan burdan bulup buluşturup paylaşarak birilerine ayar verirler.

Mevlana’dan özlü sözler, altın üçgen uzaktan uyumlama eğitiminden inciler..

“Badenur’cuğum bu akşam yine süper paylaşımlar yapıyorsun”, “Öpüyorum canım”, “İzninle alıyorum bitanem”ci kadınlardır bunlar.

Emre Aydın şarkılarını ve sözde Can Yücel şiirlerini paylaşmaktan çekinmezler. Duvarlarında biri olmazsa diğeri mutlaka olur hergün.

Genelde Mevlana`nın sozlerini paylaşmaya dikkat eden insanlardır.

“Ben değil onlar kaybetti” fikrini benimsemişlerdir. “Mutsuz kız” olarak da nitelendirilebilirler aynı zamanda.

“Suskunluğum susturana armağan olsun” cular vardır bir de…

Çogu 28 yaş üstü, evlenmemiş, yalnız ve mutsuzdurlar. Erkekler en büyük düşmanıdır…

Yazının Devamını Oku »

SPORA ADANMIŞ BİR ÖMÜR ….

ÖMRÜMÜZ…

Tüketmek için bunca acele ettiğiniz ömrümüz takvim yapraklarına onca hızla çevirdiğiniz akreplere yelkovanlara, içine gönüllü daldığınız o insafsız rutin çarkına şöyle bir uzaktan baktığınızda ne hissediyorsunuz?

“Ne kadarı benim hayatım” diye soruyor musunuz? 

Ne Kadarını başkaları yaşamış benim yerime…. 

Ya da ben başkalarının?.. 

“Aynadakinin ne kadarı ben’im, ne kadarı oynadıklarım? 

 

Sevgiyi koydum kum saatinin dolu dizgin akıp giden kumlarının her bir zerresine…. 

Yazının Devamını Oku »

OĞLUM BARIŞ İÇİN YAZDIM….

Yeni evlenen oğlum için …

KAHVE TANELERİ…
Bir baba evlenmek üzere olan oğluna tavsiyelerde bulunuyormuş.
“Son tavsiyemi mutfakta anlatmak istiyorum” demiş.
Mutfağı ve yemek yapmayı bilmeyen delikanlı “Olur” demiş çekine çekine…
Baba, ocağa aynı büyüklükte üç kap koymuş, hepsini suyla doldurup üçünün de altını yakmış.
“Şimdi. İstediğim her şeyden iki tane vereceksin bana” demiş oğluna.
Sırasıyla havuç, yumurta ve kavrulmamış kahve çekirdeği istemiş…
Oğlu hepsinden ikişer tane vermiş babasına.
Adam iki havucu birinci kaba, iki yumurtayı ikinci kaba ve iki kavrulmamış kahve çekirdeğini üçüncü kaba koymuş.
Her üçünü de yirmi dakika süreyle kaynatmış.
Daha sonra kapları indirip yemek masasına buyur etmiş oğlunu.
Yemek masasında üç tabak duruyormuş.
Yazının Devamını Oku »

KEBAP YEYİN!…

ANTEPLİ BİR KEBAPÇININ REKLAM BROŞÜRÜ…(Reklam broşüründen harfi harfine aktarılmıştır)

KEBAP YEYİN!…CİĞER KAVURMA, NOHUTLU DÜRÜM, BEYRAN VE MİS GİBİ FISTIKLI BAKLAVA YEYİN…
Diyet, perhiz, rejim gibi faaliyetler hedefte Türk delikanlılarının ve genelde de Türk milletinin devamını engellemek için dış mihraklar tarafından gündeme getirilmiş şuurlu bir düzmecedir.
Gaye, eskiden bir koyunu, bir oturuşta götüren dev gibi babayiğit atalarımızı ve tarlada doğum yaptıktan sonra bebeğini kundaklayıp, elde orak tarlada çalışmaya devam eden Türk kadınlarını;  kalori hesaplayan,  hapşırınca yatağa giren,  fitness ve aerobik yapan çıtkırıldım tiplere dönüştürmek ve Türkleri Çinliler, Japonlar gibi sıska, zayıf ve sağlıksız bir ırk haline getirmektir. Yazının Devamını Oku »

KADIN VE ERKEKLERE, ÇİN BİLGİNLERİN MUTLULUK REÇETELERİ….

KADIN VE ERKEKLERE, ÇİN BİLGİNLERİN MUTLULUK REÇETELERİ….

 Çinli bilgelerin mutluluk icin KADINLARA 5 önerisi :
 1- Ev işlerinde ve zor işlerde sana yardım edecek olan, aynı zamanda da iyi bir işi olan ERKEK bulman önemlidir.
 2- Esprili, nuktedan ve seni güldürmesini bilen bir ERKEK bulman önemlidir.
 3- Kendisine güvenebileceğin ve sana hiç yalan söylemeyecek bir ERKEK bulman önemlidir.
 4- Yatakta iyi olan ve seninle aşk yapmayı seven bir ERKEK bulman önemlidir.
 5- Bu dört özelliği tek ERKEKTE bulamayacağın için varmış gibi davranman çok önemlidir.

Yazının Devamını Oku »

EVLENME VE EVLİLİK ÜZERİNE…

BİR BABANIN EVLENECEK OĞLUNA ÖĞÜTLERİ….
Baba evlenmek üzere olan oğluna önerilerde bulunuyormuş.
“Gel mutfağa gidelim. Sana anlatacaklarım var.”
Mutfağa girince baba, ocağa aynı büyüklükte üç tencere koymuş, hepsini suyla doldurup, üçünün de altını yakmış:
“Şimdi istediğim her şeyden iki tane vereceksin bana.”
Sırasıyla havuç, yumurta ve kavrulmamış kahve çekirdeği istemiş.
Adam iki havucu birinci tencereye, iki yumurtayı ikinci tencereye, iki kavrulmamış kahve çekirdeğini de üçüncü tencereye koymuş.
Her üçünü de yirmi dakika süreyle kaynatmış. Sonra da tencereleri indirip ateşten, oğlunu yemek sofrasına buyur etmiş.
Masada üç tabak duruyormuş. Havuçları, yumurtaları ve kahve çekirdeklerini büyük bir özenle tabaklara, ayrı ayrı koymuş.

Yazının Devamını Oku »

NESLİ TÜKENMEKTE OLAN İNSANLAR…

NESLİ TÜKENMEKTE OLAN İNSANLAR…
*Emniyet şeridini kullanmayan kamyon şoförü…
*Ayakta yolcu almayan dolmuş şoförü…
*Sigara içmeyen şehirler arası otobüs şoförü…
*Siz istemeden fiş veren küçük esnaf…
*Tartıda hile yapmayan esnaf
*Arabasının üzerine bavullarını saran Almancılar…
*Bu kıyafet size yakışmadı diyen tezgahtar…
*Emniyet kemeri takan taksi şöförü…
*Trafikte küfür etmeyen araç şoförleri…
*Kadınların dişilikten daha çok insan olduklarını düşünen erkekler…
*Şarkıları, müzikleri ile sözlerini bağdaştırarak söyleyen şarkıcılar (günümüzde bu olay” altı şişhane üstü kasımpaşa” niteliğinde)…
*Verdiği üç kuruşu vergi zannetmeyen esnaf-tacir…
*Yalan söylemeyen politikacı(böyle bir şey hiç oldumuydu ki)…
Yazının Devamını Oku »

BİZ TÜRKLER, NE İDİK NE OLDUK…

BİZ TÜRKLER, NE İDİK  NE OLDUK…

FAZİLETLİYDİK…
Kimsenin malına, mülküne göz dikmezdik. Kimsenin namusuna yan bakmazdık. Hırsızlık nedir bilmez, dilenciliği meslek edinmez, kimseyi de küçümsemezdik.
Avrupa’da Akıncı korkusu; 153 yılında Viyana’daki St. Stephen Katedrali’nde Osmanlı Akıncılarının yaklaştığını görüp çan çalarak haber vermekle vazifeli bir memuriyet ihdas edilmiştir. Bu memuriyet ancak 1956 yılında, Viyana Belediye Meclisince “Artık bir Osmanlı tehdidi kalmadığından bu vazifenin lüzumu yoktur.”diye bir karar alınarak iptal edilmiştir.
 
DÜRÜSTTÜK…
Bir zamanlar Londra Ticaret Odası’nın en görünür yerinde şu mealde bir tavsiye levhası asılıydı: TÜRKLERLE ALIŞVERİŞ ET YANILMAZSIN!
İnsanları yücelten iki büyük mezyet vardır: Erkeğin cesur, kadının iffetli olması. Bu iki meziyet yanında bir meziyet daha vardır. Vatana herşeyini feda edecek kadar bağlı olmak. Bunlar büyük kahramanlığı, elem ve kedere karşı koymayı doğurur. İşte Türkler bu çeşit kahramanlardır. (Napolyon Bonapart)

Yazının Devamını Oku »

BİR TÜRKÜ NASIL TANIYABİLİRSİNİZ…

BİR TÜRKÜ NASIL TANIYABİLİRSİNİZ…
* Tek abdestle beş vakit namaz kılmak için iki büklüm kıvranan kişi tabii ki Türk’tür.
* Desenlerini çok beğenerek aldığı yeni bir mobilyanın üstünü, başka bir örtü örterek kullanan kişi Türk’tür.
* Çayı, çay tabağına döküp içen bir Türk değil midir?
* Geçirdiği bir trafik kazasından sonra, kanlar içinde çıkıp, çarpılmış arabasına üzülen kişi Türk’tür.
* Tüp kaçırıyor mu, kaçırmıyor mu diye kibrit yakıp kontrol eden Türk’ten başkası olabilir mi…
Yazının Devamını Oku »

EVLENMEYİ DÜŞÜNENLERE YOL GÖSTERECEK BİR YAZI…….

EVLENMEYİ DÜŞÜNENLER BU YAZIYI MUTLAKA OKUYUN…
İnsanların, uymak zorunda kaldığı bazı davranış biçimleri vardır.
İster toplumsal miras deyin ister sorumluluk deyin; Evlenmek, aile olmak, çocuk sahibi olup, onları iyi yetiştirmek, onları hiçbir şeyden mahrum bırakmamak, topluma faydalı insanlar olarak yetiştirmek, gibi…..
Gençken, kendini yaşama öylesine kaptırıp gidiyorsun ki, ne zamanın ne de yaşamın nasıl hızla akıp gittiğinin anlayamıyorsun.
Fakat, mutsuz bir evlilik yapmışsan, hayat çekilmez oluyor…
Ve bir an geliyor, balatalar patlıyor. İşte o zaman,”Peki ben ne olacağım?” diye soruyorsun….
Yazının Devamını Oku »

TÜRKİYE HAKKINDA 25 GERÇEK…

Türkiye hakkında bizim bildiğimiz fakat yabancılara tuhaf gelen gerçekleri paylaşalım.

  1. Noel Baba Türkiye’de yaşamıştır ancak Türkler Noel’i kutlamaz.
  2. Kişi başına en çok cami düşen ülke Türkiye’dir.
  3. Türkler her öğünde ekmek yer.
  4. Amerikalılar’ın aksine çoğu Türk (evet çoğu demek zorundayız) makarnayla ekmek yemez.
  5. Türkler telefonu “Efendim?” diyerek açar. Bu ifade yabancılara özellikle tuhaf gelmektedir çünkü kelime kökeni “efendi” bir tür hiyerarşi belirtir.
  6. Türklerin yüzde 99’u Müslüman’dır ancak çok zengin bir Hristiyan mirasları vardır.
  7. Çoğu Türk günde 10 ya da belki daha fazla bardak çay içer.
  8. Türkiye’de salon diye bir kavram vardır ve bu salonda evin en güzel eşyaları olur. Yalnızca misafirler geldiğinde bu odaya girilir.
  9. Türkiye’de görücü usulü evlilik oldukça sık rastlanan bir şeydir.
10. Türkiye’nin yüzde üçü Avrupa’dadır. Geri kalan yüzde 97’siyse Asya’nın bir parçasıdır.

Yazının Devamını Oku »

TÜRK OLMAK !…

TÜRK OLMAK…
Amerika’dan bir vatandaşımızın  ‘Türk olmak nasıl bir duygudur ?’ konulu yazısı

Aslında çok şeydir, Türk olmak
TÜRK OLMAK;
Osmanlı’nın borcunu ödemektir. Hovarda babanın borçla yaşayan evladı gibi.
Kosova’da ve Bosna’da, Batı Trakya’da ve Makedonya’da bilmem kaç asır geçmişte kalan meselelerin hesabını vermektir.
TÜRK OLMAK; 
Kıbrıs’ta, Hocali’da, Anadolu’da ve Balkanlar’da  soykırıma uğrayıp, karşılığında yapmadığın  soykırımla suçlanmaktır.
TÜRK OLMAK; 
Faşist  olmaktır!, vatanına, milletine, tarihine sahip çıktığında…
Demokrat ve çağdaş olmaktır, Vatanına, milletine, tarihine sövüldüğünde…
TÜRK OLMAK;
Lisanının Avrupa’da yasaklanmasıdır ve yine Türk olmak kendini ve derdini anlatamamaktır.
Avrupa’da hor görülmek Türk olmaktır, 
Ataların bir çok asır önce  Viyana’yı kuşattığı için ve hoş görülmemektir. (Tabii ki – sadece kuşatıp; Napolyon gibi bütün Viyana’yı yakmadığın için.)
Yazının Devamını Oku »

KADIN GİBİ KADIN…

KADIN GİBİ KADIN…
Bir kadın, ne kadar güzel, kültürlü, zarif, dürüst ve hoş olursa olsun, hırçın, huzursuz ve asabiyse, son derece iticidir.
Hangi erkek, böyle bir kadınla birlikte olmak ister?
Yanınızda, lüzumsuz el kol hareketleriyle, asabi mimiklerle, dişlerini sıkarak konuşan, her an patlamaya hazır bir bomba ile ne kadar huzurlu ve mutlu olabilirsiniz?
Şık giyinmek de önemlidir ama, zerafet, daha önemlidir.

İnsan yaratılış itibarıyla hantal olabilir.
Öyle ölçülü, öyle güzel yürüyen toplu hanımlar vardır ki; onların yürüyüşlerini bile seyretmek, ruha huzur verir.
Hele onlarla yürüyüşe çıkmak, ne kadar mutlu eder insanı! Yere basışlarındaki yumuşaklık, adımlarındaki acelesiz huzurlu tempo ruhu rahatlatır.
Zerafet, kadını şiirleştirir.
Öne yıkılacakmış gibi, asker gibi, omuzları düşük, kambur, boynu, başını taşıyamıyormuşcasına bükülmüş, sallanarak veya sürüklenerek, ya da paldır küldür yürüyen bir kadın düşünün! ..
Ne kadınlar vardır; tesettürlü de olsalar, süzülür gibi, danseder gibi yürürler.
Bir bardak su verirken, bardağı değil, dünyaları uzatırlar, insana! ‘Hizmet’ önemli değildir.
‘Sunuş’ önemlidir. Yumuşak, hoş bir hareketle, gözlerinin içi gülerek, saygı ve sevgi dolu bir bakışla uzatılan bardağın içindeki, her ne ise, mutluluğa dönüşür.
Yazının Devamını Oku »

BİZ KADINLAR VE BİZ ERKEKLER…

BİZ KADINLAR VE BİZ ERKEKLER…

Bir kadın “kadınların erkeklerden üstün olan özelliklerini” yazmış bir “erkek” de ona yanıt vermiş çok hoş olmuş ama;

Kadın: Kişiliğimiz kullandığımız arabanın beygir gücü ile doğru orantılı olarak değişmiyor…
Erkek: Sizin kişiliğiniz beraber olduğunuz erkeğin cüzdan gücü ile değişiyor…

Kadın: Kırzmızı ışıkta yanımızdaki arabanın bizden önce çıkması yada bir aracın bizi sollaması hiçbirşey ifade etmez…
Erkek: Bizim için de çevremizde diğer hemcinsimizin sahip olduğu mücevherat veya üzerindeki pahalı giysi hiçbirşey ifade etmez…

Kadın: Kas olacak diye bir zorunluluğumuz yok…
Erkek: Selülitler olmayacak gibi bir zorunluluğunuz var ama…

Kadın: Aşık oluyoruz…. (korkmadan)
Erkek: Biz de oluyoruz…. (azıcık ödümüz patlıyor ama sebep olanlar utansın)

Kadın: Evde, banyoda, kıl-tüy dökmeyiz…
Erkek: Küvetteki, lavabodaki, yatakdaki ve yemekteki saçların çoğu size ait…

Kadın: Her sabah tıraş olmak zorunda değiliz…
Erkek: Valla ben tıraş olmayı ağda yaptırmaya tercih ederim şahsen…

Kadın: Biribirimizin ağzını yüzünü kırdığımız sporlar yapmıyoruz…
Erkek: Vahşi bakışlarla birbirinizin gözünü oyduğunuz kıskançlık , haset, çekememe sporlarıyla yeterin ce uğraşıyorsunuz…

Yazının Devamını Oku »

TÜRK USULÜ BAŞARININ FORMÜLÜ…

TÜRK USULÜ BAŞARININ FORMÜLÜ…

İşe Coşku ve Heyecanla Sarılınca…..ALLAH, ALLAH, ALLAH
Canımızı Sıkarlarsa……………………..FESUPHANALLAH
Daha da sıkarlarsa……………………….HASBİNALLAH
Taahhüt Edersek…………………………VALLAH BİLLAH
Şaşırırsak…………………………………. ALLAH ALLAH
Kendimize Güvenirsek…………………EVELALLAH
Azmedersek……………….. …………….ALİMALLAH
Eğer İşi Başaramazsak………………….HAY ALLAH
İşi Başarıyla Bitirince……………………MAŞALLAH
Tekrar Denemek istermisin?………….MAZALLAH
İşten Vazgeçersek………………………..EYVALLAH
İşe Başlarken………………………………BİSMİLLAH
İşe Başlamadan Önce……………………İNŞALLAH
Sonuna Kadar Gitmek İstersek……….YA ALLAH
Pes Edersek………………………………..İLLALLAH

TÜRKİYE HAKKINDA 25 GERÇEK…

 TÜRKİYE HAKKINDA 25 GERÇEK…
Her şey bizim için olacak değil ya! Türkiye hakkında bizim bildiğimiz fakat yabancılara tuhaf gelen gerçekleri paylaşalım.

 1. Noel Baba Türkiye’de yaşamıştır ancak Türkler Noel’i kutlamaz.
 2. Kişi başına en çok cami düşen ülke Türkiye’dir.
3. Türkler her öğünde ekmek yer.
4. Amerikalılar’ın aksine çoğu Türk (evet çoğu demek zorundayız) makarnayla ekmek yemez.
5. Türkler telefonu ‘Efendim?’ diyerek açar. Bu ifade yabancılara özellikle tuhaf gelmektedir çünkü kelime kökeni ‘efendi’ bir tür hiyerarşi belirtir. Yazının Devamını Oku »