En Son Yorumlar
    Takvim
    Temmuz 2011
    P S Ç P C C P
     123
    45678910
    11121314151617
    18192021222324
    25262728293031

    HANİ AKP KENDİ İSTİKBALİ İÇİN KIBRIS’I SATACAKTI ! HANİ KIBRIS’TAKİ TÜM HAKLARIMIZDAN VAZGEÇİYORDUK ! …

    K. KIBRIS’I SATACAKLARDI !, ELEKTRİĞİ SATTILAR !…
    K. Kıbrıs’ı satacaklardı elektriği sattılar! Ulusalcıların, üç-beş yıl önce söylediklerini hatırlıyor musunuz?
    Ulusalcıların yanı sıra, kendilerini ulusalcı takımdan saymayan MHP’li yöneticilerin de söylemi aynı idi..
    “Kıbrıs satıldı..”
    “Kıbrıs’ta Türk kalmayacak…”
    “Kıbrıs’tan çıkarılmamız an meselesi..”
    “Dinci iktidar, Kıbrıs’taki Türk varlığını, Batı’ya peşkeş çekti..”
    Yıllar geçti..
    Kıbrıs’ta satılan hiçbir şey yok.
    Kuzey Kıbrıs’ta eksilen hiçbir şey yok.
    Ne bir toprak parçası.
    Ne bir çakıl taşı..
    Tam aksine, artılar var..
    Kendi kendine yeten (anavatandan gideni de, kendisinden sayın artık) bir Türk kesimi var.
    “Kuzey Kıbrıs’ta satılan bir şey yok” dedik ama.
    Galiba yanlış söyledik.
    Kuzey Kıbrıs’ın satılan bir şeyi var..
    Elektriği..
    Güney Kıbrıs’ta, üretimde yaşanan bir sıkıntı sebebi ile ihtiyaç duyulan elektrik, Kuzey Kıbrıs’tan sağlanıyor..
    Oysa Ergenekon davasının baş sanıkları ne diyorlardı: “AB’ye girme uğruna, Kıbrıs’taki tüm iddialarımızdan vazgeçiyoruz. Hükümet, kendi istikbali için, Kıbrıs’taki tüm taleplerimizden vazgeçiyor.”

    Şimdi Hurşit Tolon Paşa çıkıp, üç-beş yıl önce sarfettiği bu sözler sebebi ile bir özür dileyecek mi?
    Şener Eruygur Paşa, hatasını görüp, “Yanlış yorum yapmışız. Kıbrıs’ta Türklerin durumu, dünden daha iyi konumda. Yanılmışız” diyecek mi acaba?
    Ya, şimdi CHP’ye kapağı atan, o zamanın ATOBaşkanı Sinan Aygün?
    “Kuzey Kıbrıs’ın sınırları değişiyor” diye, az mı kitaplar yayınlattı..
    “Şurdan vazgeçiyoruz, burdan vazgeçiyoruz” diyerek, az mı konferanslar düzenlettirdi..
    Şimdi dönüp; baksa ya, geriye..
    Neler söylemiş.
    Fiiliyatta neler gerçekleşmiş?
    Nelerin gerçekleştiğini onların görmeye niyetleri yoksa, biz kısa hatırlatmalar yapalım.
    Başbakan Tayyip Erdoğan, dün Kuzey Kıbrıs’ta idi. Ajansların flaş olarak geçtiği cümlesi ise şöyle idi: “Şehit kanlarıyla, gazilerimizin kanlarıyla yoğrulmuş bu topraklar üzerinde kimseye operasyon müsaadesi veremeyiz. Her zaman şunu söyledik; Adil, kapsamlı ve kurucu iki devlet anlayışı kabul edilmediği sürece burada bir adım atılması mümkün değildir..”
    Yuvarlak cümlelerin aksine, şimdiye kadar hiçbir başbakanın ağzından çıkmayan net cümleler de kurdu Başbakan Erdoğan: “Şu anda Kıbrıs diye bir devlet yoktur. Güney Kıbrıs Rum Yönetimi vardır, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti vardır”
    “Kıbrıs konusunda en tavizsiz başbakan” olarak tanımladıkları Ecevit’ten de duymamıştık, bu kadar net bir tavrı..
    Kem-küm edip duruyorlardı.
    “Barış yolları ile, Kıbrıs kardeşliği ile..” falan filan.
    “Kıbrıs diye bir tek devlet yoktur” cümlesi, çıkmıyordu bir türlü ağızlarından.
    Çünkü ağababaları, azarlayabilirdi, “Benim tanıdığım devleti, sen nasıl tanımazsın? Tanımama anlamına gelen cümleler nasıl sarfedersin?” diyebilirdi..
    Ecevit’i de, MesutYılmaz’ı da, SüleymanDemirel’i de..
    Net bir açıklamaları yoktu, hiçbirisinin.
    Başbakan Erdoğan, hukuki yapının net olarak tanımlanmasına yönelik sözlerden sonra, son yıllardaki gelişmeleri de dünkü konuşmasında özetlemiş. Ulusalcıları utandıracak şu açıklamalar da Başbakan’ın: “Duble yollarla inşallah Kuzey Kıbrıs’ımızın her yanını, tamamıyla ulaşımda farklı bir konuma ulaştıracağız. Temelini biliyorsunuz Mart ayında attık. Artık Türkiye’den, burada da oluşturacağımız barajlara suyumuz geliyor. 3 yıl içinde bu projeyi tamamlayacağız. Artık Kuzey Kıbrıs’ın tamamıyla su sorunu diye bir şeyi olmayacak. Elektrik enerjisi sorunumuz zaten yok. Ama Güney’in halini görüyorsunuz değil mi?”
    Önceki hükümetler, K.Kıbrıs’ı unutup, İsrail’e su satmanın hayali peşinde koşarken, bu hükümet döneminde KuzeyKıbrıs’ın su sorunu çözüme kavuşturuluyor.
    Türkiye’de birilerinin, “operasyon amaçlı” diyerek kötü göstermeye çalıştığı “duble yol”lar, KuzeyKıbrıs’ta da bugün gündem konusu..
    Şimdi benim merakım, K. Kıbrıs için de, Türkiye’deki gibi, benzer iddialarda bulunur mu acaba, o malum bayan?..
    Olur ya, Kuzey Kıbrıs’ta da, istenmeyen kimlikten insanlar vardır, belki onlar için operasyon düşünüyordur, sivil faşizm kurmakla suçladığınız siyasi iktidar!
    Öyle mi çok bilmiş, hanım yazar?!
    Öyle mi, o bayana ekranlarını açan, bu siyasi iktidar döneminde ihya olan işadamları?!.
     
    ALINTI: Ali Karahasanoğlu – Yeni Akit

    Yanıt Yazın