En Son Yorumlar
    Takvim
    Aralık 2011
    P S Ç P C C P
     1234
    567891011
    12131415161718
    19202122232425
    262728293031  

    ŞİKE ÜZERİNE DERLEMELER VE ŞİKE DE KAFA KARIŞTIRAN SORULAR… !..

    ALINDAKİ KARA LEKE …”ŞİKE!”…
    Meclis daha 8 ay önce verdiği karardan dönen bir tavırla, bu güne kadar olmayan bir işe imza atmıştır.
    AK Partili, CHP’li, MHP’li milletvekilleri..
    Bu ne kıvraklık Allah aşkına, bu ne yüksek manevra kabiliyeti?
    Neden caydınız birkaç ay önce sahip çıktığınız yasadan şimdi?
    Kim korkuttu, ne değiştirdi sizi?
    Çekindiğiniz kimlerdi ya da neydi?
    Hangi şeydi, şike noktasında bir araya getiren hepinizi?
    Yoksa şike yasası, sizin için yalnızca bir fantezi miydi?
    Operasyonlar başlayınca çiçeği burnunda yasayı, vicdanınızla aynı klozete fırlatıp sifonu çektirtecek kadar hayati olan şey neydi?
    Siz değil miydiniz daha nisan ayında bu yasayı onaylayanlar, ne değişti?
    Hani futbol kirli ellerden temizlenecekti?
    Oy kaygısı mı? Bu kadar ucuz mu yani demokrasinin, hukukun, vicdanın, siyasi ahlakın bedeli?
    Utanç manevrasıyla yarattığınız bu düş kırıklığına değecek mi?
    Her şeyin bir sonu var! Çekip gideceksiniz bir gün! Ancak alnınıza sürdüğünüz bu kara leke hep hatırlanacak!
    Şike Yasası konusundaki bu kıvırtmalarınız asla unutulmayacak!
    İşte bu yüzden size olan güvenimi kaybettim, hükümsüzdür diye ha şuraya yazıyorum!
    Şike yasasında çark eden herkesi de ruhumda oluşturduğunuz düş kuyusuna gömüyorum!
    Necip Fazıl’ın “Bir kişiye tam dokuz, dokuz kişiye bir pul / Bu taksimi kurt yapmaz, kuzulara şah olsa” mısralarını mezar taşı gibi başınızın üstüne dikiyor, üstüne de vicdanını üç-beş oya satan şike manevracılarının ruhuna el-Fatiha diye yazıyorum!
    Çünkü hukukun üstünlüğüne değil, popülariteye oynadığınızı düşünüyorum.
    Üç partinin milletvekilleri olarak, ardınızdaki futbol yıkıntısının önünde yanak yanağa poz verip, tribünlerdeki fanatiklere şirinlik yapabilirsiniz artık!…

    AĞLAMAK İSTİYORUM!…
    Bir zamanlar TFF çevresinde sürekli Süper Lig’in marka değerinin yükseltilmesinden söz edilirdi.
    Şimdi ise konuştuğumuz marka değil mafya değeri.
    Haksız mıyım?
    İşte mafya değerini oluşturan unsurlar: Şike, dolandırıcılık, tehdit, silah, hapis, örgüt, Sedat Peker…
    Bence TBMM acilen yasayı çıkarsın, acilen cumhurbaşkanı onaylasın, acilen sanıklar kurtulsun, hatta herkes kulübünün başına geçsin, takımlar küme düşmesin ve Süper Lig değerlendikçe değerlensin.
    Hatta Süper Lig’in isim sponsorluğunu da “Mafya Süper Lig” olarak değiştirelim.
    Sloganı da “Mafya Süper Lig hiç bitmesin” olsun, ligimizin değeri yüz kat artsın.
    Ağlamak istiyorum! …

    “ŞİKE” DE KAFA KARIŞTIRAN SORULAR…                                                                              
    Sıkı bir Fenerbahçeli olduğu bilinen Futbol Federasyonu Başkanı Mehmet Ali Aydınlar’a yaptıkları oyalamanın nasıl bir keşmekeşe sebep olduğunu daha iyi görebilmesi için buradan birkaç sorum var;
    *Küme düşmesi gereken takımlardan herhangi biri bu yıl şampiyon olursa ne yapacaksınız, elinden mi alacaksınız yoksa aslında var olmaması gerektiği ligin şampiyonu mu ilan edeceksiniz? Diyelim Fenerbahçe bileğinin hakkıyla bu sezonu şampiyon bitirdi, iki şampiyonluğunu da mı elinden alacaksınız?
    *Son olarak, dünyaya ne diyeceksiniz? “Bu yıl şampiyon olan ama geçtiğimiz yılkı şike nedeniyle ligden düşürdüğümüz takım, bir alt ligden Şampiyonlar Ligi’ne katılacaktır” mı diyeceksiniz? Ya da (lig bu sıralama ile biterse) “İlk dörtteki 3 takımımızı şike cezaları nedeniyle Avrupa’ya gönderemiyoruz” mu diyeceksiniz?
    *Peki hem şikeli maçlar hem de cezanın gecikmesi nedeniyle kazanılan haksız kazançlar, diğer kulüplerin kasalarına gitmesi gereken paralar ne olacak? Mesela yayıncı kuruluştan gelen milyonlar yani “performans primi” sizin oyalama taktiğiniz nedeniyle haksız dağıtılmış olmuyor mu?
    *Doğru adımı atmakta gecikmeniz, Fenerbahçe ve ceza alması muhtemel diğer birinci lig takımlarına en az iki yıl fazladan zaman kaybettireceğine göre, bu kulüplere daha fazla zarar vermiyor musunuz? Bu yıl Süper Lig’de oynaması gereken ya da gelecek yıl Bank Asya’da mücadele edecek takımlara haksızlık yaptığınızı düşünmüyor musunuz?

    ŞİKE YAPAN VE DARBEYE SOYUNAN!…
    Şike yapanla darbeye soyunan arasında büyük fark yok bence.
    Her ikisi de güç sahibi olmak için karanlık işlere dalıyor.
    Ama biz hala taraftarın, namusuyla mücadele eden kulüplerin haklarına el koyanları ciddiye almıyoruz, darbecilerin üzerine büyük bir cesaretle giderken.
    Ülkede darbe yapmakla milyonlarca kişinin tek tutkusu olan futbolda şike yapmak aynı kapıya çıkar, kimsenin kuşkusu olmasın!
    Sonuçta gasp edilen kamuoyunun haklarıdır!

    HAKİMLER İNSİYATİFİ ELE ALIRSA?!
    Hakimler, Eylemin şike değil, nitelikli dolandırıcılık olduğu kanaatine varırlarsa.. “Emirle yapılan gerekçesiz yasa değişikliklerinin, normal hayatta karşılığı olmayacağı” gerçeğini, yasama organına göstermiş olurlar..
    Çünkü mahkeme, iddianame ile bağlı değil.
    Şike olarak gösterilen eylemlerin, birilerinin lehine “trilyonluk parasal avantajlar” ve birilerinin aleyhine de “trilyonluk dezavantajlar” oluşturduğu gerçeğini dikkate alarak “nitelikli dolandırıcılık” kapsamında kabul edebilir.
    İşte o zaman, “emirle hareket edenler” derslerini almış olurlar!

    Çeşitli Makale ve Yazılarım için:
    http://www.turklider.org/TR/DesktopDefault.aspx?tabid=1583 da ” Haluk Cangökçe Gözüyle”

    Yanıt Yazın